Sahteliği Kanıtlanmadıkça Belgelerde Yazılı KDV İndirim Konusu Yapılır

İzmir 4. Vergi Mahkemesi

Esas No: 2011/2164 Karar No : 2013/120

ÖZÜ: Sahteliği kanıtlanmadıkça belgelerde yazılı KDV indirim konusu yapılır.

İstemin Özeti: Davacı şirketçe, sahte belge kullandığı gerekçesiyle adına yapılan vergi ziayı cezalı KDV tarhiyatlarının; haklarında düzenlenen vergi inceleme raporunda sahte belge düzenlendiği iddia edilen ltd.şti.den alınan faturalar içeriği akaryakıtın gerçekten satın alındığı ve bedelinin banka sistemi üzerinden ödendiği,cezalı tarhiyatın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Vergi mahkemesince, dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:

Vergi Usul Kanununun 134’üncü  maddesinde; vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu öngörülmüş, 3’üncü maddesinin (B) bölümünde de; vergilendirimede vergiyi doğuran olayın ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas  olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin, bunu iddia eden tarafa ait  olduğu bildirilmiştir.

Aynı Yasanın 30’uncu maddesinde ise, re’sen vergi tarhı, vergi matrahının amamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde, takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tarif edilmiş, inceleme raporunda bu maddeye göre belirlenen matrah veya matrah farkının re’sen takdir olunmuş sayılacağı belirtildikten sonra 2’nci fıkraının 4’üncü bendinde defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmaması, 6’ncı bendinde de tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması re’sen takdir nedeni olarak sayılmıştır.

Katma Değer Vergisi Kanununun 29/1’nci maddesinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine  ilişkin olarak a) Kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini, b) İthal olunan mal ve hizmetler dolayısıyla ödenen katma değer vergisini, c) Götürü veya telafi edici usulde vergiye tabi mükelleflerden gerçek usulde vergilendirmeye geçenlerin, çıkarılan envantere göre hesap dönemi başındaki mallara ait fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini, indirebileceği, 34’üncü maddesinde de; yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait katma değer vergisinin, alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinden ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedilmesi şartıyla indirilebileceği hüküm altına alınmıştır.

Dava dosyasının incelenmesinden; hesap ve işlemleri KDV yönünden incelenen davacı şirket hakkında düzenlenen Vergi İnceleme Raporu ile,; davacı şirketin dönemlerinde hakkında sahte belge düzenlediği yönünde vergi tekniği raporu bulunan ltd.şti.den temin ettiği faturları yasal defterlerine intikal ettirdiğinin tespiti üzerine, söz konusu faturaların sahte fatura olarak kabulü suretiyle bu faturalara isabet eden KDV indirimlerinin reddedildiği , buna göre yeniden düzenlenen KDVbeyan tablosuna göre ödenecek fark KDV doğan dönemlerine ilişkin olarak bir kat vergi ziyaı cezalı KDV tarhiyatının yapılmasının öngörüldüğü, davalı idarece söz konusu rapor doğrultusunda yapılan tarhiyat ve kesilen cezaların davacı şirkete tebliği sonucu iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Dava konusu olayda;davacı şirketin fatura temin ettiği ltd.şti.nin düzenlediği faturaların sahte  olduğu yönündeki davalı idare kanaatinin bu şirket hakkında tanzim edilen Vergi Tekniği Raporuna dayandırıldığı anlaşılmakta olup, adı geçen şirket tarafından, adına, söz konusu rapora istinaden  sahte belge düzenlemekten dolayı elde ettiği komisyon gelirini kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle adına yapılan cezalı tarhiyatlar aleyhine mahkememizin …. no.lu dosyasında açılan davada kararımız ile davanın kabulüne karar verilerek, sahte belge düzenlendiğinden bahisle yapılan cezalı tarhiyatların kaldırıldığı görülmektedir.

Bu durumda, anılan mahkeme kararına bağlı olunarak davacı şirketin  ltd.şti.den aldığı faturaların sahte  olduğunun kabulüne olanak bulunmadığından dava konusu vergi ziyaı cezalı KDV tarhiyatlarında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle; davanın kabulüne oy birliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir