escort malatya escort, konya escort eskişehir escort Siyami Özkan | Vergi Mevzuatı - Part 20

Ödenecek Kurumlar Vergisinin Hesaplanması

 ÖDENECEK KURUMLAR VERGİSİNİN

HESAPLANMASI

I- GİRİŞ

Kurumlar vergisi mali kar esas alınarak hesaplanır. Bazı giderlerin indirilmesinin vergi kanunlarınca kabul edilmemesi, bazı kurum kazançlarının vergiden istisna edilmiş olması, bazı indirimlerin sadece beyanname üzerinde yapılabilmesi gibi nedenler Tekdüzen Hesap Planına göre bulunan dönem ticari karının mali kardan farklı olmasına yol açar. Bu nedenle vergi matrahını oluşturan mali karın ayrıca hesaplanması ve dönem kazancı üzerinden ödenecek kurumlar vergisinin bulunması gerekir.

Kurumlar vergisi mükellefleri vergi matrahını oluşturan mali karı dönem sonunda bilanço çıkarılması aşamasında hesaplayıp, dönem karı üzerinden ödenecek vergi tutarını tespit etmek durumundadır. Bu hesaplama kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde de yapılır.

II- KURUMLAR VERGİSİ MATRAHI İLE ÖDENECEK VERGİNİN TESPİTİ

Ticari kardan hareketle kurumlar vergisi matrahı olan mali karın ve ödenecek kurumlar vergisi tutarının hesaplanması aşağıda tablo halinde özetlenmiştir

TİCARİ KAR (690 DÖNEM KARI VEYA ZARARI HESABININ ALACAK BAKİYESİ )

(+)  KANUNEN KABUL EDİLMEYEN GİDERLER

(+)  TİCARİ KARA YAPILACAK DİĞER İLAVELER

1- Emisyon primleri ,

2- Gider yazılan sponsorluk harcamaları,

3-Gider yazılan bağış ve yardımlar.

(-)  TİCARİ KARDAN YAPILACAK İNDİRİMLER

1- Senetsiz borçlar ve verilen vadeli çekler için hesaplanan reeskont faiz gelirleri,

2- Önceki dönemde alınan çekler, senetsiz alacaklar ve hatır senetleri için hesaplanan  reeskont faiz giderleri,

3- Karşılık ayrılmış kıdem tazminatlarından yıl içinde ödenen tutarlar,

4- Personele dağıtılan temettü tutarı.

5- VUK’da öngörülmeyen karşılık giderlerinden dönem içinde 644-Konusu Kalmayan

Karşılıklar Hesabına kaydedilen tutarlar.

(-)

ZARAR OLSA DAHİ İNDİRİLECEK İSTİSNA KAZANÇLAR Read more

Feshin Geçersizliği İşe İade Haklı Fesih

YARGITAY Hukuk Genel Kurulu

E.No : 2011/5013 K.No : 2012/122

Tarih : 17.01.2012

                            •  FESHİN GEÇERSİZLİĞİ

                            •  İŞE İADE

                            •  HAKLI FESİH

ÖZÜ: İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması işverene haklı fesih imkanı verir. Davalı iş yerinde 11 yıl özürlü işçi statüsünde çalışan davacı, işle ilgili olarak aynı iş yerinde çalışan başka bir işçi ile tartışmış, bu tartışma sırasında işçiye küfür ettiğini ikrar etmiştir. Epilepsi  hastası olan ve önemli derecede işitme kaybı bulunan davacının bu rahatsızlığından dolayı ilaç aldığı böylesine önemli bir rahatsızlığı bulunan ve bu nedenle ilaç alan bir kimsenin iradesini kontrol etmekte sıkıntı yaşayabileceği muhtemel olduğundan eylem davacının bu rahatsızlığından kaynaklanmışsa feshin haklı nedene dayandığı kabul edilemez.

          (4857 s. İş K m. 25/2)

Temettü İkramiyelerinin Kurum Kazancınan İndirilmesi

TEMETTÜ İKRAMİYESİNİN ÖZELLİK ARZ EDEN

HUSUSLARI VE KURUM KAZANCINDAN

İNDİRİLMESİ

1-           GİRİŞ:

Şirketler arasında rekabetin hızla arttığı günümüzde şirketler kurumsallaşmayı sağlamak,satışlarını ve karlarını artırmak, personellerini teşvik etmek,ödüllendirmek amacıyla  yıl sonlarında kurum kazancı üzerinden ücret dışında tazminat,teşvik,ikramiye vb. adlarla çeşitli ödemeler yapmaktadırlar.Genel olarak temettü ikramiyesi olarak adlandırabileceğimiz bu ödemeleri diğer ücret unsurlarından ayıran en önemli özelliği, ilgili olduğu yılın (kapanan yılın) vergi matrahını aşağıya çekmesi,buna karşılık nakden veya hesaben ödendiği yılda (cari dönemde) ise stopaja tabi tutulabilmesidir.Ayrıca bu ödemenin nakden veya hesaben ne zaman yapıldığının belirlenmesi, ilgili dönem kazancından indirim konusu yapılabilmesi için de özellik arz etmektedir.Bu yazımızda da temettü ikramiyesinin özellikleri ve kurum kazancından indirilebilmesi için yapılması gerekenler irdelenecektir.

2-  YASAL DÜZENLEME VE TEMETTÜ  İKRAMİYESİNİN ÖDENMESİ İÇİN GEREKLİ ŞARTLAR

  Temettü ikramiyesi kurumların başkan ve üyeleri ile çalışan personellerine yapmış oldukları bir ödemedir.1 Seri No’lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin(1) 11.11’inci bölümünde, Kurumların idare meclisi başkan ve üyelerine verilen kar paylarının Gelir Vergisi Kanunu’nun 75/3’üncü maddesi gereği menkul sermaye iradı sayıldığından bu ödemelerin kurum kazancının tespitinde gider olarak indirilmesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir.

Kurum personeline ödenen temettü ikramiyesi ise, Gelir Vergisi Kanunu’nun 61’inci maddesinde;” Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. Read more

2013 Yılı Gelir Vergisi Beyannamesi Üzerinden Yapılabilecek İndirimler

2012 YILI GELİR VERGİSİ BEYANNAMESİ

ÜZERİNDEN YAPILABİLECEK İNDİRİMLER

 

Gelir vergisi mükelleflerince yapılabilecek indirimler, “Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesinin”  “TABLO-2 GELİR BİLDİRİMİ” bölümünün ilgili satırlarında gösterilmek suretiyle indirim konusu edilebilir.

Bu indirimler, beyannamede yer alan sırasıyla aşağıda açıklanmaktadır:

1.  Bireysel Emeklilik Katkı Payları ile Şahıs               Sigorta Primleri

6327 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle Gelir Vergisi Kanununun 89 uncu maddesinde yapılan değişiklikler uyarınca, 1/1/2013 tarihinden itibaren, yıllık beyanname veren mükellefler için vergi matrahlarının tespitinde bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları indirim konusu yapılamayacaktır.

Söz konusu hükümler 1/1/2013 tarihinde yürürlüğe gireceğinden, yıllık beyanname veren mükellefler tarafından bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları 2012 takvim yılına ilişkin olarak verilen yıllık beyannamede gelir vergisi matrahının tespitinde indirim konusu yapılabilecektir.

 

Yıllık gelir vergisi beyannamesi veren mükellefler, vergi matrahlarının tespitinde bireysel emeklilik sistemine ödedikleri katkı payının beyan edilen gelirin %10’una kadar olan kısmını, şahıs sigortaları için ödenen primlerin ise beyan edilen gelirin %5’ine kadar olan kısmını gelir vergisi matrahlarının tespitinde indirim konusu yapabilirler. Read more

Yeni Türk Ticaret Kanunu Kapsamında Genel Kurul Kararlarının Butlanı

YENİ TÜRK TİCARET KANUNU KAPSAMINDA

GENEL KURUL KARARLARININ BUTLANI

Giriş

Bilindiği üzere butlan; bir hukuki olayın geçerli sayılabilmesi için gerekli olan temel unsurların yokluğunu ifade etmektedir. Batıl kararlar, alındığı tarihten itibaren hukuki sonuç doğurmadıkları gibi, bu nitelikteki kararın uygulanmış olması geçersizliğini de etkilememektedir. Eski Türk Ticaret Kanunu’nun 381.maddesinde, genel kurul kararlarının iptali istemiyle dava açılmasının şartları ve esasları düzenlenmekle birlikte, genel kurulun butlanı ile ilgili herhangi bir hüküm yer almamaktaydı. Yeni Türk Ticaret Kanunu’nda ise, genel kurulun aldığı bazı kararların batıl olduğuna ilişkin maddeler bulunmaktadır. Nitekim, Yeni TTK’nun 447. ve 622. maddeleri, genel kurulların butlanı ile ilgili hükümleri içermektedir. Bu nedenle, genel kurulun butlanı ile genel kurul kararlarının iptalinin farklı anlamlar taşıdığını ortaya koymak gerekmektedir.

Genel Kurul Kararlarının İptali

Eski Türk Ticaret Kanunu’nun 381.maddesinde; toplantıda hazır bulunup da karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmeyen veya toplantıya çağrının usulüne uygun yapılmadığını veya gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini veya genel kurul toplantısına katılmaya yetkili olmayan kişilerin karara katıldığını iddia eden pay sahiplerinin, bununla birlikte şirket yönetim kurulu üyelerinin veya genel kurulda alınan kararların yerine getirilmesi yönetim kurulu üyeleri ile denetçilerin şahsi sorumluluklarını gerektirdiği durumlarda bunların her birinin, kanun, anasözleşme hükümlerine veya iyi niyet esaslarına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, toplantı tarihinden itibaren üç ay içerisinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye müracaat ederek iptal davası açma hakları bulunduğu belirtilmektedir.

Eski TTK’nun 383.maddesi gereğince, genel kurul kararının iptaline ilişkin mahkeme kararı, kesinleştikten sonra tüm pay sahipleri hakkında hüküm ifade etmektedir. Dolayısıyla, belirtildiği şekilde açılan bir genel kurulun iptali davasının hukuki sonuç doğurması için, konuyla ilgili olarak verilen mahkeme kararının kesinleşmesi gerekmektedir.

Yeni TTK’nun 445.maddesinde; 446.maddede belirtilen kişilerin, kanun veya anasözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilecekleri belirtilmekte olup 446. maddede ise, Eski TTK’nun 381.maddesi içeriğine benzer hükümlere yer verilmektedir.

Buna göre, genel kurul kararlarının iptaline ilişkin düzenlemeler boyutuyla, eski ve yeni kanunda farklı, yeni bir yaklaşım göze çarpmamaktadır.

Genel Kurulun Butlanı  Read more


ikinci el eşya alan yerler
escort bayan escort bayan escort bayan fantazi iç giyim