Ödenecek Kurumlar Vergisinin Hesaplanması

 ÖDENECEK KURUMLAR VERGİSİNİN

HESAPLANMASI

I- GİRİŞ

Kurumlar vergisi mali kar esas alınarak hesaplanır. Bazı giderlerin indirilmesinin vergi kanunlarınca kabul edilmemesi, bazı kurum kazançlarının vergiden istisna edilmiş olması, bazı indirimlerin sadece beyanname üzerinde yapılabilmesi gibi nedenler Tekdüzen Hesap Planına göre bulunan dönem ticari karının mali kardan farklı olmasına yol açar. Bu nedenle vergi matrahını oluşturan mali karın ayrıca hesaplanması ve dönem kazancı üzerinden ödenecek kurumlar vergisinin bulunması gerekir.

Kurumlar vergisi mükellefleri vergi matrahını oluşturan mali karı dönem sonunda bilanço çıkarılması aşamasında hesaplayıp, dönem karı üzerinden ödenecek vergi tutarını tespit etmek durumundadır. Bu hesaplama kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde de yapılır.

II- KURUMLAR VERGİSİ MATRAHI İLE ÖDENECEK VERGİNİN TESPİTİ

Ticari kardan hareketle kurumlar vergisi matrahı olan mali karın ve ödenecek kurumlar vergisi tutarının hesaplanması aşağıda tablo halinde özetlenmiştir

TİCARİ KAR (690 DÖNEM KARI VEYA ZARARI HESABININ ALACAK BAKİYESİ )

(+)  KANUNEN KABUL EDİLMEYEN GİDERLER

(+)  TİCARİ KARA YAPILACAK DİĞER İLAVELER

1- Emisyon primleri ,

2- Gider yazılan sponsorluk harcamaları,

3-Gider yazılan bağış ve yardımlar.

(-)  TİCARİ KARDAN YAPILACAK İNDİRİMLER

1- Senetsiz borçlar ve verilen vadeli çekler için hesaplanan reeskont faiz gelirleri,

2- Önceki dönemde alınan çekler, senetsiz alacaklar ve hatır senetleri için hesaplanan  reeskont faiz giderleri,

3- Karşılık ayrılmış kıdem tazminatlarından yıl içinde ödenen tutarlar,

4- Personele dağıtılan temettü tutarı.

5- VUK’da öngörülmeyen karşılık giderlerinden dönem içinde 644-Konusu Kalmayan

Karşılıklar Hesabına kaydedilen tutarlar.

(-)

ZARAR OLSA DAHİ İNDİRİLECEK İSTİSNA KAZANÇLAR

1.    Tam mükellefiyete tabi başka bir kurumun sermayesine katılma nedeniyle elde edilen  kazançlar,

2.    Tam mükellefiyete tabi başka bir kurumun karına katılma imkanı veren kurucu senetleri ile diğer intifa senetlerinden elde edilen kar payları,

3.  Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan anonim ve limited şirket niteliğindeki şirketlerin sermayesine iştirak eden kurumların, bu iştiraklerinden elde ettikleri kazançlar,

4.    Tam mükellef anonim şirketlerin, en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan yurt dışı iştirak hisselerinin elden çıkarılmasından doğan kazançlar,

5.    Anonim şirketlerin kuruluşlarında veya sermayelerini artırdıkları sırada çıkardıkları payların bedelinin itibari değeri aşan kısmı ,

6.    Menkul kıymet yatırım fonları veya ortaklıklarının portföy işletmeciliğinden doğan kazançları ,

7.    Portföyü Türkiyede kurulu borsalarda işlem gören altın ve kıymetli madenlere dayalı yatırım fonları veya ortaklıklarının portföy işletmeciliğinden doğan kazançları ,

8.    Kurumların en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile aynı süreyle sahip oldukları kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının satışından doğan kazançların % 75’lik kısmı,

9.    Bankalara veya Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna borçlu durumda olan kurumların sahip oldukları taşınmazlar, iştirak hisseleri, kurucu senetleri ve intifa senetleri ile rüçhan haklarının satış kazancı,

10. Kurumların yurt dışında bulunan iş yerleri veya daimî temsilcileri aracılığıyla elde ettikleri kurum kazançları,

11. Yurt dışında yapılan inşaat, onarım, montaj işleri ile teknik hizmetlerden sağlanarak Türkiye’de genel sonuç hesaplarına intikal ettirilen kazançlar,

12. Okul öncesi eğitim, ilköğretim, özel eğitim ve orta öğretim özel okulları ile Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara veya kamu yararına çalışan derneklere bağlı rehabilitasyon merkezlerinin işletilmesinden elde edilen kazançlar,

13. Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde elde edilen kazançlar (4691 sayılı Kanun Geç.  md.2),

14. Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı gemilerin işletilmesinden ve devrinden elde edilen kazançlar (4490 sayılı Kanun md. 12),

15. Serbest bölgelerden elde edilen kazançlar (3218 sayılı Kanun md. 3/a),

16. 5300 sayılı Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu kapsamında düzenlenen ürün senetlerinin elden çıkarılmasından doğan kazançlar (GVK geçici md. 76).

=

 ( Bu aşamada ulaşılan sonuç negatif olursa, bu tutar gelecek yıla geçmiş yıl zararı olarak devreder.)

(-)

ZARAR MAHSUBU

1-Kurumun faaliyetinden doğan geçmiş yıl zararları,

 2-Devir veya tam bölünme yoluyla devralınan kurum zararları

3-Yurt dışı zararları.

(-)

KAZANCIN BULUNMASI HALİNDE İNDİRİLECEK  İSTİSNA KAZANÇLAR

1-Risturn İstisnası

(-)

KAZANCIN BULUNMASI HALİNDE UYGULANACAK DİĞER İNDİRİMLER

1-Ar-ge İndirimi,

2- Sponsorluk Harcamaları,

3-Bağış ve Yardımlar,   

4- Girişim Sermayesi Fonu,

5- Türkiye’den Yurtdışında Mukim Kişi ve Kurumlara Verilen Hizmet Kazançlarına İlişkin

İndirim.

(-)

YATIRIM İNDİRİMİ

=

KURUMLAR VERGİSİ MATRAHI (MALİ KAR)

GENEL ORANLA VERGİLENECEK KURUM KAZANÇLARI

İNDİRİMLİ ORANLA VERGİLENECEK KURUM KAZANÇLARI

1-KVK’nın 32/A  maddesi kapsamında yatırımlardan elde edilen kazançlar,

2-KVK’nın geçici 4. maddesi uyarınca 31.12.2010 tarihine kadar IV. bölgeye taşınan  konfeksiyon, hazır giyim, deri ve deri mamulleri üretim tesislerinden elde edilen kazançlar.

HESAPLANAN KURUMLAR VERGİSİ

(-)

MAHSUP EDİLECEK VERGİLER

1-Türkiye’de stopaj yoluyla ödenen vergiler,

2-Dönem içinde ödenen geçici vergi,

3-Yurt dışında ödenen vergiler.

(=)

ÖDENECEK KURUMLAR VERGİSİ

III-    KURUMLAR VERGİSİ MATRAHININ  HESAPLANMASINDA ÖZELLİK ARZ
EDEN HUSUSLAR

A- Ticari Kara Yapılacak Diğer İlaveler

Anonim şirketlerin kuruluşlarında veya sermayelerini artırdıkları sırada çıkardıkları hisse senetlerinin itibari değerlerinin üzerinde elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar, kurumlar vergisinden istisna bulunmakta ve bu kazançlar uygulamada emisyon primi olarak adlandırılmaktadır. Emisyon primleri 520- Hisse Senedi İhraç Primleri Hesabında izlenmekte ve gelir tablosuna aktarılmadan bilançoda yer almaktadır. Bu nedenle beyanname üzerinde ticari kara eklenmeli daha sonra istisna kazanç olarak indirim konusu yapılmalıdır.

KVK’nın 10. maddesi kurumlar vergisi matrahının tespitinde; kurum kazancından yapılacak bazı indirimlerin beyanname üzerinde ayrıca gösterileceğini hükme bağlamıştır. Bu nedenle söz konusu indirim kalemlerinden dönem içinde gider yazılmış olanların ticari kara eklenmesi ve beyanname üzerinde ayrıca indirim konusu yapılması gerekmektedir. KVK’nın 10. maddesi dikkate alındığında bu kapsamda ticari kara eklenecek kalemlerin sponsorluk harcamaları ile beyaname üzerinde indirim konusu yapılacak bağış ve yardımlar olduğu ortaya çıkmaktadır.

B-  Ticari Kardan Yapılacak İndirimler

Senetsiz borçlar ve verilen vadeli çekler için hesaplanan reeskont faiz gelirleri mali kara dahil edilmez. Bu nedenle söz konusu gelirlerin ticari kardan indirilmesi gerekir. Ayrıca önceki dönemde alınan çekler, senetsiz alacaklar ve hatır senetleri için hesaplanan reeskont faiz giderleri, takip eden dönem başında gelir kaydedilir. Bu tür faiz gelirlerinin de ticari kardan indirilmesi gerekir.

Tekdüzen Hesap Planına göre, karşılık giderleri iptal edildikçe “644-Konusu Kalmayan Karşılıklar Hesabı” aracılığıyla “690-Dönem Kar veya Zararı Hesabı”na alacak kaydedilir. Tekdüzen Hesap Planı uyarınca ayrılıp VUK’da öngörülmeyen karşılık giderleri ayrıldıkları dönemde ticari kara eklenerek vergilenir. Bu tür karşılıklar iptal edildikleri ve 644-Konusu Kalmayan Karşılıklar Hesabına kaydedildikleri dönemde ticari kara dahil olacaklarından mükerrer vergilemeyi önlemek için bu dönemde ticari kardan indirilmelidir.

Tekdüzen Hesap Planı ve SPK kıdem tazminatlarının karşılık ayrılarak giderleştirilmesini öngörmektedir. Ancak vergi kanunları kıdem tazminatlarında gider kaydını sadece ödeme halinde kabul etmektedir. Tekdüzen Hesap Planına göre kıdem tazminatları karşılık ayrılarak giderleştirilmişse, ödeme aşamasında tekrar gider kaydı muhasebe tekniği olarak mümkün olmamaktadır. Daha önceden ayrılan kıdem tazminatı karşılıkları kanunen kabul edilmeyen giderler olarak mali kara dahil olacağından, karşılık ayrılmış kıdem tazminatlarından yıl içinde ödenen tutarların ayrıca ticari kardan indirilmesi gerekir.

Kar dağıtımında personele verilen temettü ücret olarak değerlendirilmekte ve ilgili olduğu dönemin kazancından indirilebilmektedir. Ancak yapılan ödemelerin ilgili dönemin kayıtlarına intikali fiilen mümkün olmamaktadır. Bu nedenle personele dağıtılan temettü tutarının kurumlar vergisi beyannamesinde indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır.

C- Dönem Faaliyet Sonucu Zarar Olsa Dahi İndirilecek                         İstisna Kazançlar

İstisnalar, vergiye tabi olmakla birlikte, muhtelif gerekçelerle vergilemeye konu edilmeyen kazançlardır. Kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlar KVK’nın 5. maddesinde düzenlenmiş olup, KVK dışındaki bazı kanunlarda da bir kısım kazançların kurumlar vergisinden istisna edilmesine ilişkin hükümler bulunmaktadır. İstisna kazançlardan risturn istisnası sadece kurum kazancının mevcut olması halinde uygulanırken, diğerleri kurumun faaliyet sonucu zarar olsa dahi indirim konusu yapılır. Kurumun faaliyet sonucu zarar olsa veya istisna uygulaması sonucunda zarar oluşsa dahi uygulanacak olan istisnalar yukarıdaki tabloda yer almaktadır.

D– Zarar Mahsubu

Zarar mahsubu KVK’nın 9. maddesinde düzenlemiştir. Zarar mahsubu, zarar olsa dahi indirilecek istisna kazançlar düşüldükten sonra pozitif bir tutar kalırsa yapılabilir. Bu işlem sonucunda negatif bir tutara ulaşılmışsa, söz konusu tutar gelecek döneme devreden cari yıl mali zararını gösterir.

Kurum kazancından mahsup edilebilecek zararları aşağıdaki gibi gruplandırmak mümkündür:

1) Kurumların kendilerine ait  geçmiş dönem zararları,

2) Devir veya tam bölünme hallerinde devralınan veya bölünen kurumların zararları,

3)  Yurt dışı faaliyetlerden doğan zararlar.

KVK’nın 9. maddesinde kurumların, kurumlar vergisi beyannamesinde her yıla ilişkin tutarlar ayrı ayrı gösterilmek ve beş yıldan fazla nakledilmemek şartıyla geçmiş yılların beyannamelerinde yer alan  zararları indirim konusu yapacakları hükme bağlanmıştır. Mahsup edilecek zarar tutarları, ilgili yılların kurumlar vergisi beyannamelerinde oluşan mali zararlardır.

Yine 9. maddede devir halinde devralınan kurumların devir tarihi itibarıyla öz sermaye tutarını geçmeyen zararları ile tam bölünme işlemi sonucu bölünen kurumun öz sermaye tutarını geçmeyen zararlarının da devralan kurumlarca mahsup edilebileceği hüküm altına alınmıştır. Bu halde zarar mahsubu devralınan veya bölünen kurumun devir veya bölünme tarihindeki öz sermayesi ile sınırlı olup, devir işleminin KVK’nın 20. maddesinin birinci fıkrası çerçevesinde, tam bölünme işleminin de aynı maddenin ikinci fıkrası kapsamında gerçekleştirilmesine bağlanmıştır. Ayrıca son beş yıla ilişkin kurumlar vergisi beyannamelerinin kanuni süresinde verilmiş olması ve devralınan kurumun faaliyetine devir veya bölünmenin meydana geldiği hesap döneminden itibaren en az beş yıl süreyle devam edilmesi koşulları da aranmaktadır.

KVK’nın 9. maddesinde, beş yıldan fazla nakledilmemek şartıyla yurt dışı faaliyetlerden doğan zararların da Türkiye’deki kurum kazancından mahsup edilmesine imkan tanınmıştır. Ancak, kazançları Türkiye’de kurumlar vergisinden istisna edilen faaliyetlere ilişkin yurt dışı zararlar bu uygulamanın dışında tutulmuştur.

Yurt dışı faaliyetlerden doğan zararlar, faaliyette bulunulan ülkenin vergi kanunlarına göre beyan edilen vergi matrahlarının zarar dahil, her yıl o ülke mevzuatına göre denetim yetkisi verilen kuruluşlarca rapora bağlanması ve bu raporun aslı ile tercüme edilmiş bir örneğinin Türkiye’deki ilgili vergi dairesine ibraz edilmesi halinde  mahsup konusu yapılabilir.

Ayrıca, 6111 sayılı Kanunun 6, 7, 8 ve 9. maddeleriyle yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesi vermek mecburiyetinde olan gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri ile katma değer vergisi mükelleflerine 2006, 2007, 2008 ve 2009 takvim yılları için matrah ve vergi artırımından yararlanabilme imkanı tanınmıştır. Bu imkandan yararlanan mükellefler için matrah artırımında bulunulan yıllarda beyan edilen zararların mahsubuna bazı sınırlamalar getirilmiş ve 6111 sayılı Kanunun 6. maddesinin dokuzuncu fıkrasında, “Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin matrah artırımında bulundukları yıllara ait zararların %50’si, 2010 ve izleyen yıllar kârlarından mahsup edilmez.” hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme göre; matrah artırımında bulunulan yıllara ait olup indirim konusu yapılamamış geçmiş yıl zararlarının yarısının 2010 ve müteakip yıl karlarından mahsubu söz konusu değildir.

E- Kazancın Bulunması Halinde Uygulanacak Diğer İndirimler

KVK’nın 10. maddesinde kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla, kurum kazancından sırasıyla aşağıdaki indirimlerin yapılacağı hükmüne yer verilmiştir.

1- AR-GE İndirimi

KVK’nın 10/1-a maddesinde mükelleflerin işletmeleri bünyesinde gerçekleştirdikleri araştırma ve geliştirme harcamaları tutarının % 100’ü oranında hesaplanacak Ar-Ge indiriminin beyanname üzerinde indirim konusu yapılacağı hükme bağlanmıştır.  Bu indirime ilişkin uygulama esasları 1 seri numaralı KV GT’nde açıklanmıştır. Ayrıca 5746 sayılı Kanun ile AR-GE indirimi farklı esaslarda yeniden düzenlenmiş ve bu halde uygulama esasları Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesine İlişkin Uygulama ve Denetim Yönetmeliği ile düzenlenmiştir.

Mükellefler bu iki düzenlemeden birini seçip uygulayabilme hakkına sahiptir. AR-GE indirimi kazanç bulunması halinde uygulanacak indirimler arasında sayılmakla birlikte  KVK’nın 10/1-a maddesinde matrahın yetersiz olması nedeniyle ilgili dönemde indirim konusu yapılamayan tutarın, sonraki hesap dönemlerine devredeceği hükme bağlanmıştır. Aynı yönde bir hüküm 5746 sayılı Kanunda da yer almaktadır. Ayrıca bu halde devreden indirim tutarının yeniden değerleme oranında artırılması da söz konusudur.

2- Sponsorluk Harcamaları

KVK’nın 10. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre, 3289 sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile 3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun kapsamında yapılan sponsorluk harcamalarının sözü edilen kanunlar uyarınca tespit edilen amatör spor dalları için tamamı, profesyonel spor dalları için % 50’si beyanname üzerinde gösterilerek dönem kazancından indirilebilmektedir.

3-Bağış ve Yardımlar

Kurumlar vergisi mükelleflerinin beyanname üzerinde indirim konusu yapabilecekleri bağış ve yardımlar KVK’nın 10. maddesinin birinci fıkrasının  (c), (d), (e) ve (f) bentlerinde düzenlenmiştir. Ayrıca kurumların indirim konusu yapabilecekleri bağış ve yardımlar KVK’nın 10. maddesiyle de sınırlı değildir. KVK dışında bazı kanunlarda da yapılan bağış ve yardımların gider yazılacağı veya indirim konusu yapılacağına dair hükümler bulunmaktadır. Bağış ve yardım tutarının beyanname üzerinde indirilmesi ile gider olarak dikkate alınması arasında fark vardır. Beyanname üzerinde yapılan indirim dönem kazancı ile sınırlıdır ve kazanç yeterli değilse bağış ve yardımın indirilemeyen tutarı gelecek dönemlerde dikkate alınmaz. Gider yazma halinde ise bağış ve yardım nedeniyle dönem zararı da oluşsa, bağış ve yardımın tamamı gider olarak dikkate alınır ve oluşan zarar tutarı zarar mahsubu yoluyla gelecek dönemlerin kazancından indirilebilir.

Bağış ve yardım indirimi, beyanname üzerinde zarar mahsubu yapıldıktan sonra pozitif bir tutarın kalması halinde ve bu tutardan AR-GE indirimi ve sponsorluk harcamaları da düşüldükten sonra kalan tutarla sınırlı olarak uygulanabilir. KVK’nın 10. maddesine göre, indirim konusu yapılabilecek bağış ve yardımlara ilişkin esaslar  aşağıda özetlenmiştir.

Kurum Kazancının Yüzde Beşi ile Sınırlı Olarak İndirilebilecek Bağış ve Yardımlar:  KVK’nın 10. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre,  genel ve özel bütçeli kamu idarelerine, il özel idarelerine, belediyelere ve köylere, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara ve kamu yararına çalışan dernekler ile bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetinde bulunan kurum ve kuruluşlara makbuz karşılığında yapılan bağış ve yardımların toplamının o yıla ait kurum kazancının % 5’ine kadar olan kısmı indirim konusu yapılabilir.  Kurum matrahının tespitinde indirim konusu yapılabilecek bağış ve yardımların hesabında %5 oranının uygulanacağı kurum kazancı, zarar mahsubu dahil giderler ile iştirak kazançları istisnası düşüldükten sonra, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki [Ticari bilanço karı – (iştirak kazançları istisnası + geçmiş yıl zararları)] formülüne göre hesaplanan tutardır.

Eğitim ve Sağlık Tesisleri ile Dini Tesislere İlişkin Bağış ve Yardımlar: KVK’nın 10. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde, aynı fıkranın (c) bendinde sayılan kamu kurum ve kuruluşlarına bağışlanan okul, sağlık tesisi, 100 yatak (kalkınmada öncelikli yörelerde 50 yatak) kapasitesinden az olmamak kaydıyla öğrenci yurdu ile çocuk yuvası, yetiştirme yurdu, huzurevi ve bakım ve rehabilitasyon merkezi ile mülki idare amirlerinin izin ve denetimine tabi olarak yaptırılacak ibadethaneler ve Diyanet İşleri Başkanlığı denetiminde yaygın din eğitimi verilen tesislerin inşası dolayısıyla yapılan harcamalar veya bu tesislerin inşası için bu kuruluşlara yapılan her türlü bağış ve yardımlar ile mevcut tesislerin faaliyetlerini devam ettirebilmeleri için yapılan her türlü nakdi ve ayni bağış ve yardımların tamamının dönem kazancından indirilebileceği hükme bağlanmıştır.

Kültür ve Sanat Faaliyetlerine İlişkin Bağış ve Yardımlar: KVK’nın 10. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendine göre; genel ve özel bütçeli kamu idareleri, il özel idareleri, belediyeler, köyler, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ve kamu yararına çalışan dernekler ile bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetinde bulunan kurum ve kuruluşlar tarafından yapılan veya Kültür ve Turizm Bakanlığınca desteklenen ya da desteklenmesi uygun görülen, bent hükmünde sayılan kültür ve sanat faaliyetlerine ilişkin harcamalar ile makbuz karşılığı yapılan bağış ve yardımların % 100’ü kurum kazancından indirilebilir.

Bakanlar Kurulu’nca Yardım Kararı Alınan Doğal Afetler Dolayısıyla Yapılan Bağışlar: KVK’nın 10. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde “Bakanlar Kurulunca yardım kararı alınan doğal afetler dolayısıyla Başbakanlık aracılığıyla makbuz mukabili yapılan ayni veya nakdi bağışların tamamının kurum kazancından indirilebileceği hükme bağlanmıştır. Söz konusu indirimden yararlanılabilmesi için bağışın Başbakanlık aracılığıyla ve makbuz karşılığında yapılmış olması gerekmektedir.

Türkiye Kızılay Derneği ve Türkiye Yeşilay Cemiyetine Yapılan Bağışlar: 5904 sayılı Kanunun 5. maddesiyle KVK’nın 10. maddesinin birinci fıkrasına eklenen (f) bendi hükmüyle iktisadi işletmeleri hariç, Türkiye Kızılay Derneğine makbuz karşılığı yapılan nakdi bağış ve yardımların tamamının kurum kazancından indirilmesine imkan tanınmıştır. 6322 sayılı Kanunla 15.6.2012 tarihinden geçerli olmak üzere bent hükmüne “ve Türkiye Yeşilay Cemiyetine” ibaresi de eklenmiştir. Böylece iktisadi işletmeleri hariç söz konusu cemiyete makbuz karşılığı yapılan bağış ve yardımların tamamının kurum kazancından indirilmesi mümkün hale gelmiştir.

Özel Kanunlar Uyarınca Kurum Kazancından İndirilecek Bağış ve Yardımlar: KVK dışındaki bazı kanunlarda da bağış ve yardımların kurumlar vergisi matrahından indirilmesine ilişkin hükümler yer almakta olup, söz konusu bağış ve yardımlara ilişkin bilgiler  şöyledir.

1) 7269 sayılı Kanunun 45. maddesi uyarınca Umumi Hayata Müessir Afet Felaketzedeleri için Milli ve Mahalli Yardım Komitelerine yapılan nakdi ve ayni bağışların tamamı  kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınır.

2) 2828 sayılı Kanunun 20/b maddesi uyarınca Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu ile Kuruluşlarına yapılan nakdi bağışların tamamı kurum kazancından indirilir.

3) 2547 sayılı Kanunun 56. maddesi uyarınca Üniversiteler ve Yüksek Teknoloji Enstitülerine yapılan ayni bağışların tamamı kurum kazancından indirilir.

4) 222 sayılı Kanunun 76/g maddesi yarınca ilköğretim kurumlarına yapılan nakdi bağışların tamamı kurum kazancından indirilir.

5) 278 sayılı Kanunun 13. maddesi uyarınca Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumuna yapılan nakdi bağışların tamamı kurum kazancından indirilir.

6) 2876 sayılı Kanunun 101. maddesi uyarınca Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Kurumuna yapılan nakdi ve ayni bağışların tamamı gider yazılarak  kurum kazancından indirilir.

7) 3294 sayılı Kanunun 9. maddesine göre Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu veya Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına yapılan nakdi veya ayni bağışların tamamı kurum kazancından indirilir.

8) 4122 sayılı 12. maddesine göre bu kanun kapsamında yapılan ağaçlandırma, koruma ve bakım masraflarının tamamı kurum kazancından indirilir.

9) 2955 sayılı Kanunun 46/b maddesine göre Gülhane Askeri Tıp Akademisine yapılan nakdi bağışların tamamı kurum kazancından indirilir.

10)         3388 sayılı Kanunun 3. maddesine göre Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfına yapılan ayni ve nakdi bağışların tamamı kurum kazancından indirilir.

4-Girişim Sermayesi Fonu

6322 sayılı Kanunla VUK’a eklenen 325/A maddesiyle girişim sermayesi yatırım ortaklıklarına sermaye olarak konulması veya girişim sermayesi yatırım fonu paylarının satın alınması amacıyla kurumlar vergisi mükelleflerine ilgili dönem kazancından girişim sermayesi fonu ayırma olanağı tanınmıştır.

6322 sayılı Kanunla KVK’nın 10. maddesine eklenen (g) bendi ile de VUK’un 325/A maddesine göre girişim sermayesi fonu ayrılan tutarların beyan edilen gelirin % 10’unu aşmayan kısmının kurumlar vergisi beyannamesi  üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla kurum kazancından indirim konusu yapılabilmesi hükme bağlanmıştır. Girişim sermayesi yatırım fonu tutarının indirim konusu yapılabilmesi için; ilgili yılda ayrılan fon tutarının beyan edilen gelirin % 10’unu ve toplam fon tutarının öz sermayenin % 20’sini aşmaması ve bu iki şartın birlikte gerçekleşmesi, fonun ayrıldığı yılın sonuna kadar Türkiye’de kurulmuş veya kurulacak olan ve Sermaye Piyasası Kurulunun düzenleme ve denetimine tabi girişim sermayesi yatırım ortaklıklarına veya fonlarına yatırım yapılması ve ayrılan fon tutarının ilgili yıl kurumlar vergisi beyannamesinde ayrıca gösterilmesi gerekmektedir.

Girişim sermayesi fonu ilgili dönem kazancından ayrılacak ve pasifte özel bir fon hesabına alınacaktır. Fon hesabına alınma işlemi , izleyen hesap döneminin başından itibaren kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği tarihe kadar yapılması gerekmektedir. Bu şekilde dönem kazancından ayrılan fon tutarı, beyanname üzerinde indirim konusu yapılacaktır.

5-  Türkiye’den Yurtdışında Mukim Kişi ve Kurumlara                         Verilen Hizmet Kazançlarına İlişkin İndirim

6322 sayılı Kanunla KVK’nın 10. maddesinin  birinci fıkrasına eklenen (ğ) bendi ile 15.6.2012 tarihinden itibaren uygulanmak üzere,  Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilerle, işyeri, kanuni ve iş merkezi yurt dışında bulunanlara Türkiye’de verilen ve münhasıran yurt dışında yararlanılan mimarlık, mühendislik, tasarım, yazılım, tıbbi raporlama, muhasebe kaydı tutma, çağrı merkezi ve veri saklama hizmeti alanlarında faaliyette bulunan hizmet işletmeleri ile ilgili bakanlığın izni ve denetimine tabi olarak eğitim ve sağlık alanında faaliyet gösteren ve Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilere hizmet veren işletmelerin münhasıran bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazancın %50’sinin beyan edilen kurum kazancından indirilebileceği hükme bağlanmıştır. Bu indirime ilişkin uygulama esasları 7 seri numaralı KV GT’nde açıklanmıştır.

F- Yatırım İndirimi

Zarar mahsubu dahil giderler ile tüm indirim ve istisnalar düşüldükten sonra, kazanç bulunması halinde varsa yatırım indirimi uygulanacaktır. Yatırım indirimi de uygulandıktan sonra ulaşılan tutar kurumlar vergisi matrahı yani mali kardır.

Yatırım indirimi uygulama esasları sürekli değiştirilerek 1963 yılından 31.12.2005 tarihine kadar uygulanmış, 5479 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmış, aynı kanunla GVK’ya eklenen geçici 69. madde ile yatırımları devam eden mükellefler yönünden üç yıllık süre sınırlaması getirilmiştir. Ancak geçici 69. maddede yer alan bazı hükümler Anayasa Mahkemesinde iptal davasına konu edilmiş ve dava söz konusu hükümlerin bir bölümünün iptali ile sonuçlanmıştır. Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra 6009 sayılı Kanunun 5. maddesi ile GVK’nın geçici 69. maddesinde yeni düzenlemeler yapılmıştır. 6009 sayılı Kanunla indirim uygulamasında yıl sınırlaması kaldırılmakla birlikte, yararlanılacak yatırım indirimi tutarı indirim uygulanacak kazancın % 25’i ile sınırlandırılmıştır.

Ancak Anayasa Mahkemesi 6009 sayılı Kanunla getirilen sınırlamayı, 9.2.2012 gün ve E.2010/93, K.2012/20 sayılı kararla iptal etmiş, Karar Resmi Gazetede Yayımlanıncaya kadar da yürürlüğünü durdurmuştur. İptal Kararı 18.02.2012 tarih ve 28208 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.

Maliye Bakanlığı bu karar üzerine, internet vergi dairesinin e-beyanname bölümünde, Anayasa Mahkemesi’nin İptal ve Yürürlüğü Durdurma Kararına göre yatırım indiriminden yararlanılması yönünde düzenlemeler yapmıştır. Böylece 2011 ve izleyen yıllar gelir ve kurumlar beyannamelerinde yatırım indiriminden % 25 sınırlaması olmaksızın yararlanılması mümkün hale gelmiştir.

IV- KURUMLAR VERGİSİNİN HESAPLANMASI VE ÖDENECEK VERGİ TUTARININ TESPİTİ

Kurumlar vergisi matrahı tespit edildikten sonra sıra kurumlar vergisinin hesaplanmasına gelecektir. Kurumlar vergisinde genel oran % 20’dir. Ancak bazı kurum kazançlarının indirimli vergi oranı ile vergilendirilmesi söz konusudur. Bunlar KVK’nın 32/A  maddesi kapsamında yatırımlardan elde edilen kazançlar ile KVK’nın geçici 4. maddesi uyarınca 31.12.2010 tarihine kadar IV. bölgeye taşınan konfeksiyon, hazır giyim, deri ve deri mamulleri üretim tesislerinden elde edilen kazançlardır.

Yatırımlardan elde edilen kazançlara uygulanacak vergi oranı, yatırım için belirlenen indirim oranı esas alınarak belirlenecektir. KVK’nın geçici 4. maddesi kapsamındaki kazançlara ise %75 oranında indirimli vergi oranı (% 5 olarak) uygulanmaktadır.

Ödenecek kurumlar vergisi tespit edilirken, beyanname üzerinde hesaplanan vergiden, dönem içinde yurt dışında ve yurt içinde ödenen vergiler mahsup edilecektir. KVK’da vergilerin mahsubuna ilişkin esaslar 33 ve 34. maddeler ile geçici 1. maddede düzenlenmiştir.

Yurt içinde ödenen vergiler dönem içinde kesinti yolu ile ödenen vergiler ile geçici vergiden oluşmaktadır. 5520 KVK’nın 15. maddesinde tam mükellefiyette, 30. maddesinde ise dar mükellefiyette vergi kesintisi düzenlenmiştir. Ayrıca menkul kıymetler ve diğer sermaye piyasası araçlarından elde edilen gelirlerin vergilendirilmesinde GVK’nın geçici 67. maddesi uyarınca kesinti yapılması söz konusu olup, bu maddeye göre kesinti yapılan gelirlerden KVK uyarınca ayrıca kesinti yapılmayacaktır. Bu çerçevede kurum kazançlarında vergi kesintisinin halen KVK’nın 15 ve 30. maddeleri  ile GVK’nın geçici 67. maddesine göre yapılması söz konusudur.

Kurumlar vergisi mükellefleri vergi kesintisi yanında cari vergilendirme döneminin kurumlar vergisine mahsuben geçici vergide ödemek zorundadır. Dönem içinde ödenen geçici vergi hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilecektir.

Yurt dışında ödenen vergiler, yabancı ülkelerde elde edilerek Türkiye’de genel netice hesaplarına intikal ettirilen kazançlar için mahallinde ödenen kurumlar vergisi ve benzeri vergiler ile  KVK’nın 7. maddesinin uygulandığı hallerde, yurt dışındaki iştirakin ödemiş olduğu gelir ve kurumlar vergisi benzeri vergileri kapsamaktadır. Ayrıca tam mükellef kurumların doğrudan veya dolaylı olarak sermayesi veya oy hakkının % 25’ine sahip olduğu yurt dışı iştiraklerinden elde ettikleri kar payları üzerinden Türkiye’de ödenecek kurumlar vergisinden, iştiraklerin bulunduğu ülkelerdeki kar payı dağıtımına kaynak oluşturan kazançlar üzerinden ödenen gelir ve kurumlar vergisi benzeri vergilerin kar payı tutarına isabet eden kısmının da  mahsubu mümkün bulunmaktadır.

Kubilay TÜRKŞEN

Vergi Başmüfettişi

(E. Başhesap Uzmanı)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir