Limited Şirket hisse devri ve Vergi borçları

mahkeme-karariİZMİR

Bölge İdare Mahkemesi

Esas No: 2012/8227

Karar No : 2012/8794

ÖZÜ: Limited şirketten tahsil olanağı kalmayan amme borçlarından dolayı ortaklar için öngörülen sorumluluk, ortak sıfatına ve ortaklık payına bağlı bir sorumluluk olduğundan, hisse devri halinde hisseyi devralan kişinin, şirketin mali durumunu bildiği kabul edildiğinden, devir tarihinden önceki ve sonraki dönemlere ait vergi borçlarının devreden ortaktan aranmasına yasal imkan bulunmadığı hk.

İstemin Özeti:Davacı mevduat hesabına konulan haciz işleminin iptali istemiyle açılan davayı “Asıl Borçlu olan …. Tekstil Ürünleri Pazarlama İnşaat Sanayi Limited Şirketinin vergi borçlarının bulunduğu, asıl borçlu şirketin adresinde bulunmadığı gibi vergi borcunu karşılayacak mal varlığının da bulunmadığı hususlarının savunma ekinde ibraz edilen belgelerden açık bulunduğu, alacağın şirketten tahsil edilemeyeceğini bu hususlardan anlaşılması nedeniyle şirketten tahsil edilemeyen alacak nedeniyle şirket ortağı adına ödeme emirleri düzenlenerek ilanen tebliğ edilmesine karşın davaya konu edilmediği anlaşıldığından  davacı adına ödeme emri tebliğine karşın süresinde ödenmeyen alacağın tahsili amacıyla haciz işlemi uygulanmasında yasaya aykırılık görülmediği” gerekçesiyle reddeden izmir 2. VergiMahemesi Hakimliğinin 10.07.2012 gün ve E:2012/505, K:2012/696 sayılı kararının, söz konusu şirketteki ortaklığından 2005 yılında ayrıldığı kararın yasal dayanaktan yoksun olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesince şin gereği görüşüldü:

Dava; davacı mevduat hesabına konulan haciz işleminin; iptali istemiyle açılmıştır.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 35. maddesinde limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında  doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve ortağın şirketeki sermaye payını devretmesi halinde, pay devreden ve devralan şahısları devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsil  sorumlu tutulacakları amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahıslar, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsil sorumlu oldukları kuralı yer almaktadır.

Yukarıda belirtilen 6183 sayılı Yasanın 35. maddesine göre şirket ortaklarının hisseleri oranında sorumlu tutulması ancak amme alacağının şirket tüzel kişiliğinden tamamen veya  kıssmen tahsil edilememesi veya tahsil edilemeyeceği anlaşılması halinde söz konusudur.

Dosyanın incelenmesinden, davacının ortağı olduğu, … Tekstil Ürünleri Pazarlama İnşaat Sanayi Lmited Şirketi adına ödenmeyen vergi borçları nedeniyle ödeme emirleri düzenlenip adı geçen şirkete tebliğ edildiği, herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine şirket hakkında her türlü mal varlığı araştırması yapıldığı, borcun şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine şirket ortağı olan davacı adına dava konusu ödeme emirlerinin tanzim ve ilanen tebliğ edildiği ve akabinde  de davaya konu haczin tatbik edildiği görülmektedir.

Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerden, asıl borçlu şirketteki ortaklığından, 27.09.2005 tarihli ortaklar kurulu kararıyla hisselerini devrederek şirket ortaklığından ayrıldığı, bu durumun ticaret sicilinde 13.10.2005 tarihinde ilan olunduğu anlışılmaktadır.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 35. maddeinde limited şirketten tahsil olanağı kalmayan amme borçlarından dolayı ortaklar için öngörülen sorumluluk ortak sıfatına ve ortaklık payına tabi bir sorumluluk olduğundan, hisse devri halinde hisseyi devralan kişinin, şirketin mali durumunu (hissenin borçlu veya alcaklı olup olmadığı) bildiği kabul edildiğinden, devir tarihinden önceki ve sonraki dönemlere ait vergi borçlarının revreden ortaktan aranmasına yasal imkan bulunmadığından haczin iptali gerekirken reddine ilişkin kararda hukuka uyarlık görülmemiştir.

Her ne kadar 5766 sayılı Kanunun 3. maddesiyle yasada değişiklik yapılarak müteselsil sorumluluk ilkesi getirilmiş ve yasanın yürürlüğünden önceki olaylara uygulanması amaçlanmış ise de söz konusu madde hükmünün Anayasa Mahkemesince yasanın yürürlük tarihinden önceki olaylara uygulanmasına ilişkin hükmü hakkında yürütmenin durdurulması kararı verildiğinden müteselsil sorumluluk ancak 06.06.2008 tarihinden sonraki devirlerde uygulanabileceği açıktır.

Açıklanan nedenlerle, itirazın kabulüne itiraz konusu İzmir 2. Vergi Mahkemesi Hakimliğince verilen 10.07.2012 gün ve E: 2012/505, K: 2012/696 sayılı kararının bozulmasına, dava konusu haczin iptaline, davacının mevduat  hesabından kesilen miktarın iadesine, dava ve itiraz aşamasında davacı tarafından karşılanan aşağıda dökümü  yazılı 152.25 TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 15 gün içinde mahkememizden karar düzeltme isteme yolu açık olmak üzere 19.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir