Gelir Vergisi Genel Tebliği Seri No: 283

Maliye Bakanlığından :

 

Gelir Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 283)

 

1.  Giriş

31/05/2012 tarihli ve 6322 sayılı Amme  Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik  Yapılmasına Dair Kanunun(1) 4 ve 7 nci maddeleri ile 31/12/1960 tarihli  ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 9 ve 46 ncı maddelerinde  değişiklik yapılmış, 12 ve 13 üncü maddeleri ile de anılan Kanuna Geçici 80 ve 81  inci maddeler eklenmiştir. Bu düzenlemelere ilişkin açıklamalar bu Tebliğin  konusunu oluşturmaktadır.

2. Esnaf  Muaflığı ile İlgili Düzenlemeler

2.1.  Yasal düzenleme

6322 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle,  Gelir Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (8) numaralı bendi  aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, aynı fıkraya aşağıdaki bent ve maddeye son fıkradan  önce gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“8. Bu Kanunun 47 nci maddesinde  yazılı şartları haiz olanlardan kendi ürettikleri ürünleri satanlara münhasır  olmak üzere el dokuma işleri, bakır işlemeciliği, çini ve çömlek yapımı, sedef  kakma ve ahşap oyma işleri, kaşıkçılık, bastonculuk, semercilik, yazmacılık,  yorgancılık, keçecilik, lüle ve oltu taşı işçiliği, çarıkçılık, yemenicilik,  oyacılık ve bunlar gibi geleneksel, kültürel, sanatsal değeri olan ve  kaybolmaya yüz tutan meslek kollarında faaliyette bulunanlar;”

“9. Yukarıdaki bentlerde sözü edilen işlere  benzerlik gösterdikleri Maliye Bakanlığınca kabul edilen ticaret ve sanat  işleri ile iştigal edenler.”

“Esnaf muaflığına ilişkin şartları taşıyanlara  talepleri halinde vergi dairesince Esnaf Vergi Muafiyeti Belgesi verilir. Bu  belgenin şekil ve muhtevasının tayin ve tespiti ile iptali ve uygulamaya  ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”

2.2.  Geleneksel, kültürel, sanatsal değeri olduğu ve kaybolmaya yüz tuttuğu belirlenen  meslek kollarında faaliyette bulunanlarla ilgili esnaf muaflığının kapsamı

Gelir Vergisi Kanununun 9 uncu  maddesine 6322 sayılı Kanunla eklenen (8) numaralı bent hükmü uyarınca;

El dokuma  işleri, bakır işlemeciliği, çini ve çömlek yapımı, sedef kakma ve ahşap oyma  işleri, kaşıkçılık, bastonculuk, semercilik, yazmacılık, yorgancılık,  keçecilik, lüle ve oltu taşı işçiliği, çarıkçılık, yemenicilik, oyacılık ve  bunlar gibi geleneksel, kültürel, sanatsal değeri olan ve kaybolmaya yüz tutan  meslek kollarında faaliyette bulunanlar esnaf muaflığından yararlanacaklardır.

Anılan  meslek kollarında faaliyette bulunanların söz konusu muafiyetten  yararlanabilmeleri için Gelir Vergisi Kanununun 47 nci maddesinde yazılı basit  usule tabi olmanın genel şartlarını topluca taşımaları ve münhasıran kendi  ürettikleri ürünleri satmak suretiyle faaliyette bulunmaları gerekmektedir.

Öte yandan, söz konusu meslek  kollarında; devamlı veya arızi olarak, işyeri açılarak, motorlu araç kullanılarak,  yardımcı işçi veya çırak çalıştırılarak faaliyette bulunulması muafiyetten  yararlanmaya engel teşkil etmeyecektir.

Ancak, söz konusu meslek kollarında aşağıdaki  şekilde faaliyette bulunulması halinde ise muafiyetten yararlanılması mümkün  değildir;

–  Ticari işletmelere ait malları mutat olarak veya belli aralıklarla satanlar ile  kendi ürettikleri ürünlerle birlikte başkalarına ait ürünleri de satanlar,

– Gelir ve kurumlar vergisi  mükelleflerine bağlılık arz edecek şekilde faaliyette bulunanlar,

– Ticarî, ziraî veya meslekî kazancı  dolayısıyla gerçek usûlde gelir vergisine tâbi olanlar.

Diğer taraftan, halen basit usulde veya gerçek usulde  vergilendirilen mükelleflerden söz konusu muafiyete ilişkin şartları topluca  taşıyanların bağlı oldukları vergi dairesine başvurmaları halinde hükmün  yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla mükellefiyetleri kapatılacaktır. Şartları  topluca taşıyanlardan muafiyet hükmünden faydalanmak istemediğini ilgili vergi  dairesine yazı ile bildirenler ise durumlarına göre basit veya gerçek usulde  vergilendirilecektir.                   Örnek 1: İznik ilçesinde sabit işyerinde çini yapımı faaliyetinde  bulunan ve Gelir Vergisi Kanununun 47 nci maddesinde yer alan basit usule tabi  olmanın genel şartlarını taşıyan Bay (A), kendi ürettiği çinilerin yanında,  çeşitli yerlerden satın aldığı çinileri de satmaktadır. Bay (A), münhasıran  kendi ürettiği çinilerin yanında başkaları tarafından üretilen çinileri de  satması nedeniyle esnaf muaflığından faydalanamayacak olup, durumuna göre basit  veya gerçek usulde vergilendirilecektir.

Örnek 2: Bay (T), Trabzon ilinde kiraladığı işyerinde bakır  işlemeciliği faaliyetinde bulunmakta ve münhasıran kendi ürettiği ürünleri  satmaktadır. Basit usule tabi olmanın genel şartlarını taşıyan Bay (T)’nin bu  faaliyetinin dışında herhangi bir faaliyeti bulunmamaktadır.

Yaptığı faaliyet, geleneksel,  kültürel, sanatsal değeri olan ve kaybolmaya yüz tutan meslek kolları  kapsamında bulunan Bay (T), talep etmesi halinde esnaf muaflığından  yararlanabilecektir.

2.3. Geleneksel,  kültürel, sanatsal değeri olan meslek kollarında faaliyette bulunanlarda vergi  tevkifatı

Gelir Vergisi Kanununun 9 uncu  maddesinin son fıkrasında, “Bu muaflığın, 94 üncü madde uyarınca tevkif  suretiyle kesilen vergiye şümulü yoktur.” hükmü yer almaktadır.

Bu hükme göre, Gelir Vergisi  Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca tevkifat yapmak zorunda  olanların, esnaf muaflığından yararlananlardan mal ve hizmet alımları  karşılığında, yaptıkları ödemeler üzerinden anılan maddenin (13) numaralı bendinin  (a) alt bendi uyarınca %2 oranında(2) gelir  vergisi tevkifatı yapmaları gerekmektedir.

Örnek 3: Esnaf muaflığı  şartlarını topluca taşıyan Bay (A), işyerinde kendi ürettiği bastonları baston  ticareti ile uğraşan (B) firmasına satmaktadır. (B) firmasının, Bay (A)’ya  baston bedeli karşılığı olarak yapacağı ödemeler nedeniyle gider pusulası  düzenlemesi ve Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının  (13) numaralı bendinin (a) alt bendi uyarınca %2 oranında gelir vergisi  tevkifatı yapması gerekmektedir.

Bay (A) ise mal alış ve satışına  ilişkin belgeleri istenildiği zaman ibraz etmek üzere saklamak zorundadır.

2.4. Esnaf vergi muafiyeti belgesi

Esnaf muaflığına ilişkin şartları topluca taşıyanlara  talep etmeleri halinde vergi dairelerince şekli ve muhtevası bu Tebliğin ekinde  yer alan “Esnaf Vergi Muafiyeti Belgesi” (EK:1) verilir. Belgeyi almak  isteyenlerin, EK 2’de yer alan dilekçe ile varsa işyerlerinin, işyeri  olmayanların ise ikametgâhlarının bulunduğu yerdeki tarha yetkili vergi  dairesine başvurmaları gerekmektedir.

Esnaf muaflığından faydalananların söz konusu belgeyi  almaları isteğe bağlı olup, belge alanlardan herhangi bir bedel talep  edilmeyecektir.

Esnaf vergi muafiyeti belgesi talep edenlerin, Gelir  Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinde yer alan şartları taşıdığının anlaşılması  halinde vergi dairesi tarafından belge verilecektir. Ayrıca, vergi dairelerince  gerekli görülen durumlarda işyerinde veya faaliyetin yapıldığı yerde araştırma  veya tespit yapılabileceği tabiidir.

Esnaf vergi muafiyeti belgesi düzenlendiği tarihten  itibaren üç yıl için geçerli olup, bu sürenin sonunda vergi dairesine başvurularak  yeni belge alınması mümkün bulunmaktadır. Üç yıllık süre içinde esnaf muaflığı  şartlarını kaybedenlerin, işi bırakanların veya kendi isteği ile muaflıktan  çıkmak isteyenlerin esnaf vergi muafiyeti belgeleri vergi dairelerince iptal  edilecektir. Belgesi iptal edilenlerin, esnaf muaflığına ilişkin şartları  taşımaları halinde yeniden belge talebinde bulunmaları mümkündür.

Esnaf vergi muafiyeti belgesine icra edilen faaliyetin  türü olarak aşağıdaki bilgilerden biri yazılacaktır;

  • Oturdukları  evlerde el emeği ürün imali ve satışı (GVK Madde:9/6),
  • Hurda mal  toplayıcılığı (GVK Madde:9/7),
  • Geleneksel meslek  kolları (GVK Madde:9/8),
  • Seyyar milli  piyango bileti satışı,
  • 4077 sayılı Kanun  kapsamında kapıdan mal satışı,
  • Diğer mal satışı,
  • Diğer hizmet  satışı (mal ve hizmet bedelinin ayrılamaması hali dâhil).

Ayrıca, birden fazla faaliyetle iştigal edilmesi halinde,  ağırlıklı olarak yapılan veya kişinin tercih ettiği faaliyet türü belgeye  yazılacaktır.

3. Basit  Usulde Vergilendirmeyle İlgili Düzenlemeler

3.1. Yasal düzenleme       6322 sayılı Kanunun  7 nci maddesiyle Gelir  Vergisi Kanununun 46 ncı maddesinin altıncı fıkrası aşağıdaki şekilde  değiştirilmiş, aynı maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiş ve 13 üncü maddesiyle  de aynı Kanuna Geçici 81 inci madde eklenmiştir.

“Basit usule tabi olmanın şartlarından herhangi birini  takvim yılı içinde kaybedenler, ertesi takvim yılı başından itibaren gerçek  usulde vergilendirilirler. Basit usulün şartlarını haiz olanlardan, bu usulden  yararlanmak istemediklerini yazı ile bildirenler dilekçelerinde belirttikleri  tarihten veya izleyen takvim yılı başından, yeni işe başlayanlar ise işe  başlama tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirilirler. Gerçek usulde  vergilendirilen mükelleflerden, 47 nci maddede yazılı şartları taşıyanlardan  arka arkaya iki hesap döneminin iş hacmi 48 inci maddede yazılı hadlerden düşük  olanlar, yazılı talepleri üzerine bu şartın gerçekleşmesini takip eden takvim  yılından başlayarak basit usule geçebilirler. İşin eş ve çocuklara devri  halinde iş hacminin hesabında devirden önceki süreler de dikkate alınır. Sahte  veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenledikleri tespit edilenler  hiçbir suretle basit usulde vergilendirilmezler.

Gerçek usulde vergilendirilmekte iken işini terk eden  mükellefler ile basit usulün şartlarını kaybedenlerden gerçek usulde  vergilendirilmeye başlamadan önce işini terk eden mükellefler, terk tarihini  takip eden yılın başından itibaren iki yıl geçmedikçe basit usule dönemezler.  Bu hüküm, işin eş veya çocuklara devri halinde de uygulanır.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları  belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”

“Basit  usulde vergilendirmeye geçişte sürelerin hesabı: GEÇİCİ  MADDE 81- 46 ncı maddenin altıncı ve yedinci fıkralarında yer alan şartların  tespitine 1/1/2012 tarihinden itibaren başlanır.”

3.2. Basit  usulden gerçek usule geçiş

Basit usule tabi olmanın şartlarından herhangi birini  takvim yılı içinde kaybedenler, ertesi takvim yılı başından itibaren, yeni işe  başlayanlar ise işe başlama tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirilmektedir.

6322 sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle Gelir Vergisi  Kanununun 46 ncı maddesinin altıncı fıkrasında yapılan düzenlemeyle, basit  usulün şartlarını haiz olanlardan, bu usulden yararlanmak istemediklerini yazı  ile bildirenler dilekçelerinde belirttikleri tarihten veya izleyen takvim yılı  başından itibaren gerçek usulde vergilendirileceklerdir.

Örnek 4: Kayseri Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde servis  işletmeciliği faaliyetinde bulunan ve basit usulde vergilendirilen Bay (G),  vergi dairesine verdiği dilekçe ile 15/10/2012 tarihinden itibaren gerçek  usulde vergilendirme talebinde bulunmuştur. Bay (G), dilekçesinde belirttiği  tarihten (15/10/2012) itibaren gerçek usulde vergilendirilecek olup, gerçek ve  basit usulde tespit edilen ticari kazançlarını 2013 yılının Mart ayında birlikte  beyan edecektir.

Diğer taraftan, Gelir Vergisi Kanununun 51 inci maddesi  uyarınca faaliyetlerine başladıkları tarihten itibaren gerçek usulde  vergilendirilecek olan mükelleflerin basit usulde vergilendirmeye dönmeleri  mümkün değildir.

3.3. Gerçek  usulden basit usule geçiş

        6322 sayılı Kanunla yapılan düzenlemeyle gerçek usulde vergilendirilen  mükelleflerden belirlenen şartları sağlayanlara basit usule geçme imkanı  getirilmiştir.

        Buna göre, gerçek usulde vergilendirilen  mükelleflerin;

– Gelir Vergisi Kanununun 47 nci maddesinde  yazılı şartları topluca taşıması,

– Arka arkaya iki hesap dönemi iş hacminin  48 inci maddede yazılı hadlerden düşük olması,

– Yazılı talepte bulunması

halinde, bu şartların gerçekleşmesini takip  eden takvim yılından başlayarak basit usule geçmeleri mümkün bulunmaktadır.

İşin eş ve/veya çocuklara devri halinde iş hacminin  hesabında devirden önceki süreler de dikkate alınacaktır.

Ancak, sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı  belge düzenledikleri tespit edilen mükellefler hiç bir şekilde basit usule  dönemeyeceklerdir.

Gerçek usulde vergilendirilen mükelleflerin basit usule  geçmeleri için alış, satış ve/veya hâsılat tutarlarının her birinin arka arkaya  iki yıl süreyle 48 inci maddede yazılı hadlerden düşük olması gerekmektedir.

Diğer taraftan, 6322 sayılı  Kanunun 13 üncü maddesiyle Gelir Vergisi Kanununa eklenen Geçici 81 inci madde  hükmüne göre, gerçek usulden basit usule geçmeye ilişkin şartların tespitine ve  iki yıllık sürenin hesabına 01/01/2012 tarihinden itibaren başlanacaktır.

Örnek 5: İstanbul ilinde kuaförlük faaliyeti nedeniyle öteden  beri gerçek usulde vergilendirilen Bayan (N)’nin 2012 ve 2013 yıllarında elde  ettiği iş hâsılatı, ilgili yıllar için Gelir Vergisi Kanununun 48 inci  maddesinde yer alan hâsılat haddinin altında gerçekleşmiştir. Diğer şartları da  taşınması kaydıyla mükellefin 01/01/2014 tarihinden itibaren basit usulde  vergilendirmeden yararlanması mümkündür.

3.4. İşini terk eden mükelleflerin durumu

Gerçek usulde  vergilendirilenler ile basit usulün şartlarını kaybeden mükelleflerin;

İşin terk edilmesi veya  eş ve/veya çocuklara devredilmesi hallerinde ilgisine göre terk veya devir  tarihini takip eden yılın başından itibaren iki yıl geçmedikçe basit usule  dönmeleri mümkün değildir.

Gerçek usulde vergilendirildiği veya vergilendirilmesi  gerektiği faaliyetini 01/01/2012 tarihinden önce terk eden mükellefler için iki  yıllık sürenin hesaplanmasına 01/01/2012 tarihinden itibaren başlanacaktır.

Gerçek usulde vergilendirildiği veya vergilendirilmesi  gerektiği faaliyetini 01/01/2012 tarihinden itibaren terk eden mükellefler terk  tarihini takip eden yılın başından itibaren iki yıl geçmedikçe basit usulden  yararlanamayacaklardır.

Örnek 6: Taksi işletmeciliği faaliyeti nedeniyle gerçek usulde  vergilendirilen Bay (M), bu faaliyetini 01/01/2005 tarihinde terk etmiştir. Bay  (M), 2013 yılında yeniden faaliyete başlamak ve basit usulden faydalanmak  istemektedir. Bay (M)’nin Gelir Vergisi Kanununun Geçici 81 inci maddesi hükmü  uyarınca 01/01/2012 tarihinden itibaren iki yıl geçmedikçe basit usulden  yararlanması mümkün bulunmamaktadır.

Gerçek usulde vergilendirildiği veya vergilendirilmesi  gerektiği faaliyetini terk eden mükellefin basit usulde ortaklık şeklinde faaliyette  bulunmak istemesi halinde;

– Faaliyetin terk tarihine bağlı olarak, 01/01/2012  tarihinden veya terk tarihini takip eden yıldan itibaren iki yıllık sürenin  geçmesi,

– Diğer ortaklarla birlikte basit usule tabi olmanın  şartlarının topluca taşınması

kaydıyla, basit usulden yararlanılması mümkün  bulunmaktadır.

Örnek 7:  Bay (P), gerçek  usulde gelir vergisi mükellefi iken faaliyetini 05/06/2010 tarihinde terk  etmiştir. Bay (P), 2012 yılında basit usule tabi olmanın şartlarını taşıyan Bay  (S) ile ortak olarak şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetine başlamak  istemektedir. Geçici 81 inci madde hükmü uyarınca 01/01/2012 tarihinden  itibaren iki  yıl sonra, diğer bir  ifadeyle 01/01/2014 tarihinden itibaren diğer şartları da taşıması kaydıyla Bay  (P)’nin basit usulde vergilendirmeden yararlanması mümkündür. Bu nedenle Bay  (P) ve ortağının 2012 yılında ortaklık şeklinde başlayacağı şehir içi yolcu  taşımacılığı faaliyeti nedeniyle ticari kazançlarının gerçek usulde tespit  edilmesi gerekmektedir.

3.5. Gerçek usulden  basit usule geçen mükelleflerde belge düzeni

Gerçek usulde vergilendirilmekte iken Gelir Vergisi  Kanununun 46 ncı maddesinin  altıncı  fıkrasında belirtilen şartları sağlayarak basit usulde vergilendirmeye geçen  mükellefler ellerinde bulunan belgelerle ilgili olarak aşağıda belirtilen  şekilde işlem yapacaklardır.

Vergi Usul Kanunu uyarınca notere tasdik ettirmiş veya  “Vergi Usul Kanunu Uyarınca Vergi  Mükellefleri Tarafından Kullanılan Belgelerin Basım ve Dağıtımı Hakkında  Yönetmelik” hükümlerine göre anlaşmalı matbaalara bastırmış oldukları  belgelerden, kullanılmamış olanlar ile en son kullandıkları ciltleri basit  usulde vergilendirmeye başladıkları tarihten itibaren bir ay içinde bağlı  bulundukları vergi dairelerine dilekçeleri ile ibraz ederek kullanılmamış olan  belgelerin iptal edilmesini sağlayacaklardır.

Belge iptal işlemi vergi dairelerince 246 Sıra No.lu  Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin(3) (E)  bölümünde belirtilen şekilde gerçekleştirilecektir.

Basit usulde vergilendirilen mükellefler kullanacakları  belgeleri 215(4)ve 225(5) Seri  No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğlerinde açıklanan şekilde temin edeceklerdir.

Basit usule geçen mükelleflerden 225 Seri No.lu Gelir  Vergisi Genel Tebliği kapsamında bulunanlar,   mevcut belgelerinden kullanılmamış olanları vergi dairesine tespit  ettirmek kaydıyla kullanmaya devam edebileceklerdir.

Basit usule tabi mükelleflerin 3100 sayılı Kanun  kapsamına girmemekle beraber, isteğe bağlı olarak ödeme kaydedici cihaz alıp  kullanmaları mümkün bulunmaktadır. Bu durumdaki mükelleflerin ellerindeki  cihazlarını kullanmak istememeleri halinde, 60 Seri No.lu Katma Değer Vergisi  Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında  Kanunla İlgili Genel Tebliğin(6) 4 ve  6 ncı bölümlerindeki açıklamalara göre, hurdaya ayırma veya bir başka mükellefe  satma imkânları bulunmaktadır.

4. Gelir Vergisi Stopajı Teşvikine İlişkin Düzenlemeler

4.1. Yasal düzenleme

6322 sayılı  Kanunun 12 nci maddesi ile Gelir Vergisi Kanununa yayımını izleyen aybaşından  itibaren yürürlüğe girmek üzere aşağıdaki Geçici 80 inci madde eklenmiştir.

Gelir vergisi  stopajı teşviki GEÇİCİ MADDE  80- Bakanlar Kurulunca istatistiki bölge birimleri sınıflandırması, kişi başına  düşen milli gelir veya sosyoekonomik gelişmişlik düzeyleri dikkate alınmak  suretiyle belirlenen illerde yapılacak yatırımlar için Ekonomi Bakanlığı  tarafından düzenlenen yatırım teşvik belgeleri kapsamında; bu maddenin  yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 31/12/2023 tarihine kadar gerçekleşen  yatırımlarda teşvik belgelerinde öngörülen ve fiilen istihdam edilen işçilerin  ücretlerinin sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan  asgari ücretin brüt tutarına tekabül eden kısmı üzerinden hesaplanan gelir  vergisi, yatırımın kısmen veya tamamen işletilmesine başlanılan tarihten  itibaren 10 yıl süreyle verilecek muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden  vergiden terkin edilir.

Birinci  fıkraya istinaden terkin edilecek verginin hesabında, öncelikle 32 nci maddede  yer alan asgari geçim indirimi dikkate alınır.

Yatırımın  tamamlanamaması veya teşvik belgesinin iptal edilmesi halinde, gelir vergisi  stopajı teşviki uygulaması nedeniyle terkin edilen vergiler, vergi ziyaı cezası  uygulanmaksızın gecikme faiziyle birlikte tahsil olunur.

Yatırımın  faaliyete geçmesinden önce devri halinde devralan, aynı koşulları yerine  getirmek kaydıyla gelir vergisi stopajı teşviki uygulamasından yararlanır.

Yatırımın  kısmen veya tamamen faaliyete geçmesinden sonra devri halinde, gelir vergisi  stopajı teşviki uygulamasından devir tarihine kadar devreden, devir tarihinden  sonra ise kalan süre kadar devralan yararlanır.

Bu madde  kapsamındaki gelir vergisi stopajı teşvikinden yararlananlar, diğer kanunlarda  yer alan aynı mahiyetteki hükümlerden ayrıca yararlanamazlar.

Bu maddenin  uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı  yetkilidir.”

Diğer taraftan, Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında 15/06/2012  tarihli ve 2012/3305 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla(7) yatırımlar ile araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesine ilişkin  usul ve esaslar belirlenmiştir.

4.2. Gelir vergisi stopajı teşvikinin amacı

Gelir Vergisi Kanununa eklenen geçici 80 inci madde ile  Bakanlar Kurulunca istatistikî bölge birimleri sınıflandırması, kişi başına  düşen milli gelir veya sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyleri dikkate alınmak  suretiyle belirlenecek illerde yapılacak yatırımlar için, Ekonomi Bakanlığı  tarafından düzenlenen yatırım teşvik belgeleri kapsamında 31/12/2023 tarihine  kadar gerçekleşen yatırımlarda teşvik belgelerinde öngörülen ve fiilen istihdam  edilen işçilerin asgari ücretin brüt tutarına tekabül eden ücretleri üzerinden  hesaplanan gelir vergisinin, yatırımın kısmen veya tamamen işletilmesine  başlanılan tarihten itibaren 10 yıl süreyle verilecek muhtasar beyanname  üzerinden tahakkuk edecek vergiden terkin edilmesi imkânı sağlanmaktadır.

4.3. Gelir vergisi stopajı teşvikinin  uygulanacağı iller

        Gelir vergisi stopajı teşvikinden, anılan Bakanlar  Kurulu Kararı uyarınca 6 ncı bölge için düzenlenen teşvik belgeleri kapsamında  gerçekleştirilecek yatırımlarla sağlanan ilave istihdam için yararlanılacaktır.  Buna göre, anılan Bakanlar Kurulu Kararına ekli listede 6 ncı bölge olarak yer  verilen; Ağrı, Ardahan, Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Hakkari, Iğdır,  Kars, Mardin, Muş, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak, Van illeri ile Bozcaada ve  Gökçeada ilçelerinde gerçekleştirilen yatırımlar dolayısıyla bu teşvikten  yararlanılacaktır.

4.4. Uygulamadan yararlanacak mükellefler

        Geçici 80 inci madde kapsamında gelir vergisi stopajı  teşvikinden,

  • Ekonomi Bakanlığı  tarafından düzenlenen yatırım teşvik belgesine sahip olan,
  • Tebliğin  4.3. numaralı bölümünde yer verilen illerde gerçekleştirilen yatırımın kısmen veya tamamen işletilmesine başlayan,
  • Ücret ödemeleri üzerinden  gelir vergisi stopajı yaparak muhtasar beyanname vermek zorunda olan,
  • 2012/3305 sayılı  Bakanlar Kurulu Kararında aranılan şartları topluca taşıyan

mükellefler yararlanabilecektir.

        Yatırımın faaliyete geçmesinden önce devri halinde,  devralan kurum, aynı koşulları yerine getirmek kaydıyla gelir vergisi stopajı  teşviki uygulamasından yararlanabilecektir.

        Yatırımın kısmen veya tamamen faaliyete geçmesinden  sonra devri halinde, gelir vergisi stopajı teşviki uygulamasından devir  tarihine kadar devreden, devir tarihinden sonra ise kalan süre kadar devralanın  yararlanması mümkündür.

        Teşvikin  uygulanmasında faaliyet konusu ile tam veya dar mükellefiyet esasında  vergilendirilmenin bir önemi bulunmamaktadır.

4.5. Fiilen çalışma zorunluluğu

        Gelir vergisi stopajı teşviki, sadece  kapsama dahil illerde bulunan işyerlerinde fiilen çalıştırılan işçilerin  ücretleri üzerinden hesaplanacak gelir vergisi stopajı açısından geçerlidir. Bu  işyerlerine ilişkin bordrolarda gösterilmiş olsalar dahi fiilen bu işyerlerinde  çalışmayan işçiler açısından teşvikten yararlanmak mümkün değildir.

İzin, hastalık ve benzeri nedenlerle  işyerinde bulunulmaması halleri fiilen çalışmama olarak kabul edilmez.

4.6. Uygulamanın esasları

Geçici 80 inci madde kapsamında gelir vergisi stopajı  teşviki uygulanan ücretlerin vergilendirilmesinde, öncelikle asgari geçim  indirimi dikkate alınır.

        Bu kapsamda istihdam edilen ücretlilerle  ilgili asgari geçim indirimi,  265 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel  Tebliğinde(8) belirtilen usul ve esaslara göre hesaplanacaktır.

        Terkin edilecek tutar, Geçici 80 inci madde uyarınca 16  yaşından büyük işçiler için uygulanan asgari ücretin brüt tutarına tekabül eden  kısmı üzerinden hesaplanan gelir vergisi tutarından  fazla olamayacağından, asgari ücret üzerinden hesaplanan tutardan asgari geçim  indiriminin mahsup edilmesi sonucu kalan tutar terkine konu edilecektir.

Öte yandan, Geçici 80 inci maddede yer alan  gelir vergisi stopajı teşvikinden yararlanmak isteyen mükelleflerin Tebliğin  ekinde yer alan “GVK.Geçici 80 inci Madde Kapsamında Gelir Vergisi Stopajı Teşvikine İlişkin  Bildirim”(Ek:3) ve “GVK Geçici 80 inci Maddeye  İlişkin Gelir Vergisi Stopajı Teşviki Kapsamında İstihdam Edilen Ücretlilere  İlişkin Bilgiler”(Ek:4) tablolarını doldurmaları zorunludur. Bildirim,  muhtasar beyannamenin verildiği vergi dairesine beyanname ekinde verilir.  Bildirimin verildiği vergi dairesinin sınırları içerisinde yer almayan  işyerlerindeki istihdam dolayısıyla teşvikten yararlanılmış ise bildirimin bir  örneği vergi dairesi tarafından gerekli kontrollerin yapılması açısından  işyerinin bulunduğu ilgili vergi dairesine ayrıca gönderilir.

        Yatırım kapsamında işyerlerinin kaç işçi  çalıştırdığının belirlenmesinde, teşvik belgesinde kayıtlı istihdam sayısını  aşmamak kaydıyla her bir işyeri itibariyle Sosyal Güvenlik Kurumuna verilen  aylık prim ve hizmet belgesinde gösterilen işçi sayısı dikkate alınacaktır. Gelir  vergisi stopajı teşvikinden faydalanmaya başlanılan ilk ay için verilecek  muhtasar beyanname ile birlikte bir defaya mahsus olmak üzere teşvik belgesinin  tasdikli örneğinin de verilmesi gerekmektedir. Ayrıca, teşvik belgesinin  Ekonomi Bakanlığınca revize edilmesi halinde teşvik belgesinin tasdikli  örneğinin revize tarihini takip eden ilk muhtasar beyanname ile birlikte ilgili  vergi dairesine verilmesi gerekmektedir.

        Geçici 80 inci madde kapsamında gelir vergisi stopajı  teşvikinden yararlanan mükellefler, gelir vergisi stopajı teşvikine ilişkin bildirimde  yer alan terkine konu olacak vergi tutarını verecekleri muhtasar beyannamenin  Tablo-1 “Matrah ve Vergi Bildirimi” bölümünün (18/d) no’lu satırında  (Ücret Ödemeleri Üzerinden Yapılan Tevkifatın Geçici 80 inci Madde Gereği  Terkin Edilen Tutarı) göstereceklerdir. Bu tutar, (17/b) no’lu satırda  gösterilen gelir vergisi kesintisi toplamından indirilerek terkin sonrası kalan  gelir vergisi tutarı (19) no’lu satırda gösterilecektir.

        Geçici 80 inci madde çerçevesinde terkine konu edilen  tutar muhtasar beyannamenin (18) no’lu satırında gösterilmiş olduğundan, vergi  dairesince ayrıca bir terkin işlemi yapılmayacaktır.

Örnek 8: (A) Ltd. Şti. tarafından Ekonomi Bakanlığınca  onaylanmış teşvik belgesine istinaden Muş ilinde gerçekleştirilen ve 200 kişi  istihdam edilen yatırımın işletilmesine Ağustos 2012 döneminden itibaren başlanılmıştır.  Fiilen istihdam edilen 200 işçinin ücretleri üzerinden hesaplanan gelir vergisi  stopajı tutarı 35.000 TL olup, asgari geçim indirimi bordrosunda bu işçiler  için hesaplanan asgari geçim indirimi tutarı ise 15.000 TL’dir.

        Bu verilere göre, (A) Ltd. Şti.’nin 200 işçi için yararlanacağı  terkin tutarı şöyle hesaplanacaktır:

–  Ücretler üzerinden hesaplanan gelir vergisi                                                           35.000  TL         –  Asgari ücret üzerinden hesaplanan gelir vergisi  (200 x 119,91(9))                            23.982 TL         –  Hesaplanan asgari geçim indirimi(10)                                                                        15.000 TL         –  Geçici 80 inci madde kapsamında terkin edilebilecek tutar (23.982-15.000)           8.982  TL       –  Vergi dairesine ödenecek tutar   [35.000-(15.000+8.982)]                                     11.018 TL

Örnekten de anlaşılacağı üzere, asgari  ücret üzerinden hesaplanan vergi tutarından, asgari geçim indirimi tutarının  mahsubu sonucu kalan tutar, geçici 80 inci madde uyarınca terkin edilecek tutar olacaktır.

Ücretler üzerinden tevkif edilen vergi  tutarından, asgari geçim indirimi  ile geçici 80 inci madde uyarınca terkin  edilecek tutarın toplamının düşülmesinden sonra kalan tutar vergi dairesine  ödenecektir.

4.7. Uygulamanın başlama ve sona erme  tarihleri

        Gelir vergisi stopajı teşvikinden, Bakanlar Kurulunca  belirlenen illerde yapılacak yatırımlar için Ekonomi Bakanlığı tarafından  düzenlenen yatırım teşvik belgeleri kapsamında; Geçici 80 inci maddenin  yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden itibaren 31/12/2023 tarihine kadar  gerçekleşen yatırımlarda, yatırımın kısmen veya tamamen işletilmesine başlanılan tarihten itibaren 10 yıl süreyle yararlanılması  mümkündür. Dolayısıyla, 31/12/2023 tarihinde kısmen  veya tamamen işletilmesine başlanılan bir yatırım için gelir vergisi stopajı  teşviki en son, 31/12/2033 tarihine kadar uygulanacaktır.

        Yatırımın kısmen veya tamamen işletilmesine başlanılan  dönemden itibaren herhangi bir nedenle gelir vergisi stopajı teşvikinden  yararlanılmaması durumunda 10 yıllık sürenin uzaması mümkün bulunmamaktadır.

Örnek 9: (B) Ltd. Şti. 01/01/2013 tarihinde  tamamlanan bir yatırımın kısmen işletilmesine 01/01/2013 tarihinde, tamamen  işletilmesine ise 06/06/2013 tarihinde başlamıştır. Ancak (B) Ltd. Şti. gelir  vergisi stopajı teşvikinden 01/01/2015 tarihinden itibaren yararlanmaya  başlamıştır. (B) Ltd. Şti.’nin 01/01/2015 tarihinden itibaren teşvikten  yararlanmış olması teşvikten yararlanılacak en son tarih olan 01/01/2023  tarihinin uzamasına, diğer bir ifadeyle (B) Ltd. Şti.’nin 01/01/2023 tarihinden  01/01/2025 tarihine kadar anılan teşvikten yararlanmasına imkan vermemektedir.

4.8. Diğer hususlar

        01/01/2012 tarihinden 2012/3305 sayılı  Bakanlar Kurulu Kararının yayım tarihine kadar düzenlenen yatırım teşvik  belgeleri kapsamında yapılan yatırımlar için diğer şartların yerine getirilmesi  kaydıyla bu Tebliğde belirtilen esaslar çerçevesinde gelir vergisi stopajı  teşvikinden yararlanılması mümkündür.

        Yatırımın tamamlanamaması veya teşvik belgesinin iptal  edilmesi halinde, gelir vergisi stopajı teşviki uygulaması nedeniyle terkin  edilen vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faiziyle birlikte  tahsil olunacaktır.

        Gelir vergisi stopajı teşvikinden yararlananların;  diğer kanunlarda yer alan aynı mahiyetteki hükümlerden ayrıca yararlanmaları  mümkün bulunmamaktadır.

        Tebliğ olunur.

Ekler:

EK:1 Esnaf Vergi Muafiyeti Belgesi         EK:2 Dilekçe Örneği         EK:3 GVK Geçici 80  inci Madde Kapsamında Gelir Vergisi Stopajı Teşvikine  İlişkin Bildirim         EK:4 GVK Geçici 80  inci Maddeye İlişkin Gelir Vergisi Stopajı Teşviki  Kapsamında İstihdam Edilen Ücretlilere İlişkin Bilgiler

(1) 15/06/2012 tarihli ve 28324 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

(2) 30/06/2012 tarihli ve 28339 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 06/06/2012  tarihli ve 2012/3322 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı.

(3) 08/01/1996 tarihli ve 222577 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

(4) 06/12/1998 tarihli ve 23545 sayılı Resmi Gazete’de  yayımlanmıştır.

(5) 30/06/1999 tarihli ve 23741sayılı Resmi Gazete’de  yayımlanmıştır.

(6) 15/05/2004 tarihli ve 25463 sayılı Resmi Gazete’de  yayımlanmıştır.

(7) 19/06/2012 tarihli ve 28328 sayılı Resmi Gazete’de  yayımlanmıştır.

(8) 04/12/2007 tarihli ve 26720 sayılı Resmi Gazete’de  yayımlanmıştır.

(9) 01/07/2012 tarihinden itibaren geçerli olan asgari  ücret üzerinden hesaplanan gelir vergisi esas alınmıştır.

(10) 265 seri No.lu Gelir Vergisi  Genel Tebliğine göre hesaplanan tutar (Asgari Geçim İndirimi Bordrosunda yer  alan tutar)