Deniz Taşıma Araçlarına İlişkin KDV istisnası

DENİZ TAŞIMA ARAÇLARINA İLİŞKİN KDV

İSTİSNASININ KAPSAMI 6111 SAYILI

KANUNLA GENİŞLETİLMİŞTİR

1-           İSTİSNANIN GENİŞLEYEN KAPSAMI VE UYGULAMA

Günümüzde ülkeler, gelişmesini istedikleri sektörlere bir teşvik unsuru olarak vergi istisnası tanıyabilmektedirler. KDV Kanununun 13’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan istisna da işte bu amaçla düzenlenmiş bulunmaktadır.

Anılan bentte yer alan istisna ile ülkemizin deniz ve hava ticaret filosu ile demiryolu ulaşım sisteminin geliştirilmesinin teşvikine ve dış rekabete tahammül edebilecek duruma getirilmesine katkıda bulunulmaya çalışılmıştır. İstisnanın kapsamı bu amaca en iyi hizmet edebilmesi için üç kez değiştirilmiştir.

Ancak istisnanın kapsamının bu haliyle yeterli olmadığının anlaşılması üzerine son olarak 6111 sayılı Kanunla birlikte deniz taşıma araçları ile yüzer tesis ve araçlara ilişkin bazı işlemler yönünden bir kez daha değiştirilmiş ve genişletilmiştir.

Kanununun 13’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan değişikliğin kapsamına; deniz taşıma araçları, yüzer tesisler ve yüzer araçlar girmekte olup, 6111 sayılı Kanun öncesinde söz konusu istisnanın kapsamına giren işlemler aşağıdakilerle sınırlıydı:

Faaliyetleri kısmen veya tamamen sözü edilen araçların kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olan mükelleflere;

-Bu amaçla yapılan deniz taşıma araçlarının, yüzer tesis ve araçlarının teslimleri,

-Bu araçlarla ilgili olarak verilen tadil, bakım ve onarım hizmetleri,

-Bu araçların imal ve inşası ile ilgili teslim ve hizmetler.

6111 sayılı Kanunla istisnanın kapsamı genişletilmiş ve 25.02.2011 tarihinden geçerli olmak üzere, faaliyetleri deniz taşıma araçları ile yüzer tesis ve araçların imal ve inşası olanlara bu araçların imal ve inşası ile ilgili olarak yapılacak teslim ve hizmetler de istisna kapsamına alınmıştır.

Konuya ilişkin açıklamaların yer aldığı 116 seri no’lu KDV Genel Tebliğinde; 6111 sayılı Kanun ile KDV Kanununun 13’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine ilave edilen hükümlerden, bir başka ifade ile 6111 sayılı Kanun ile düzenlenen istisnadan, münhasıran faaliyetleri deniz taşıma araçları ile yüzer tesis ve araçların imal ve inşası olanların yararlanabileceği, istisnadan yararlanmak için imal ve inşa faaliyeti yapanların ayrıca bu araçların kiralanması veya işletilmesi faaliyetinde bulunmaları şartı aranmayacağı, bunların KDV mükellefi olması zorunluluğunun da bulunmadığı yönünde açıklamalara yer verilmiştir.

Söz konusu istisna, deniz taşıma araçları ile yüzer tesis ve araçların imal ve inşası ile ilgili mal ve hizmet alımında uygulanacaktır. İstisnadan yararlananların bu araçların tadil, bakım ve onarımı ile ilgili mal ve hizmet alımlarında bu kapsamda istisna uygulanması mümkün değildir.

6111 sayılı Kanun öncesinde faaliyetleri deniz taşıma araçları ile yüzer tesis ve araçların imal ve inşası olanlara bu araçların imal ve inşası ile ilgili yapılan teslim ve hizmetleri istisnaya konu edebilmek için söz konusu araçların esas itibariyle faaliyetleri kısmen veya tamamen deniz taşıma araçlarının, yüzer tesis ve araçların kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olan mükelleflere bu amaçla teslim edilmek üzere imal ve inşa ediliyor olması gerekmekteydi. Anılan kanunla birlikte, her durumda, faaliyetleri deniz taşıma araçları ile yüzer tesis ve araçların imal ve inşası olanlara bu araçların imal ve inşası ile ilgili yapılacak teslim ve hizmetler katma değer vergisinden istisna edilmiştir.

Öte yandan 48 seri no’lu KDV Genel Tebliğinin “Örnekler” bölümünün dördüncü paragrafında yer alan açıklama aşağıdaki gibidir:

“Satmak üzere bir yat inşa eden tersane işletmesinin bu imal ve inşa ile ilgili mal ve hizmet alımları katma değer vergisinden müstesnadır. Bu yat inşa edildikten sonra, özel kullanıma konu edilmek üzere bir şahsa satılırsa, bu teslimde istisna uygulanmayacaktır. Bu teslimin vergiye tabi olması, imal ve inşa ile ilgili mal ve hizmet alımlarının da vergiye tabi olmasını gerektirmeyecektir.”

Verilen örneğe göre, inşa edilen yatın kime satılacağının, alıcının bunu hangi amaçla kullanacağının ve alıcının faaliyet konusunun söz konusu yatın imal ve inşasıyla ilgili mal ve hizmet alımlarının KDV’den istisna edilmesine etkisi bulunmamaktadır. Yatı inşa edenin ana faaliyet konusunun deniz taşıma aracı imal ve inşası olması ve söz konusu aracı satmak üzere inşa ediliyor olması, istisna uygulamasında yeterli kabul edilmiştir.

Anlaşılacağı üzere aslında 6111 sayılı Kanunla yapılan değişiklik öncesinde KDV Kanununda yer almamasına rağmen 48 seri no’lu KDV Genel Tebliğinde, başkaca bir şart aranmaksızın, “satmak üzere bir yat inşa eden tersane işletmesinin bu imal ve inşa ile ilgili mal ve hizmet alımları katma değer vergisinden müstesnadır.” yönünde bir açıklamaya yer verilmiş olması, kanunda yer almasa da vergi idaresinin bu işlemi istisna kapsamında değerlendirdiğini göstermektedir. Bununla beraber yasal dayanağı bulunmadığı anlaşılan bu açıklama 6111 sayılı Kanunla birlikte yasal zemine oturtulmuştur.

İstisna, deniz taşıma araçları ile yüzer tesis ve araçları imal ve inşa edenlerin bu işle ilgili mal ve hizmet alımlarında uygulanacaktır. İstisna kapsamında mal ve hizmet almak isteyenlerin, bu işlemlerin KDV’den istisna olduğuna ilişkin bir yazı almaları gerekmektedir. Bu yazı, KDV mükellefi olanlara bağlı oldukları vergi dairesi, KDV mükellefi olmayanlara ise iş yerinin bulunduğu yer vergi dairesi başkanlığı veya defterdarlık tarafından verilecektir. Deniz taşıma araçları ile yüzer tesis ve araçları imal ve inşa edenler bu işte kullanacakları mal ve hizmetleri bu yazıyı satıcılara veya gümrük idaresine ibraz etmek suretiyle istisna kapsamında temin edebilecektir.

İstisna kapsamında mal teslimi ve hizmet ifasında bulunan satıcılar bu işlemler nedeniyle yüklendikleri vergileri indirim yoluyla telafi edememeleri halinde iade olarak talep edebileceklerdir. İade talebi bir dilekçe ile yapılacak, dilekçeye;

-Deniz taşıma araçları ile yüzer tesis ve araçları imal ve inşa eden adına düzenlenen istisna belgesinin bir örneği,

-İstisna kapsamındaki satış faturalarının fotokopisi veya listesi,

-İstisnaya konu işlemlerin gerçekleştiği döneme ilişkin indirilecek KDV listesi,

-İstisna kapsamındaki teslim ve hizmetlerle ilgili olarak yüklenilen KDV listesi,

eklenecektir.

Deniz taşıma araçları ile yüzer tesis ve araçları imal ve inşa edenlere yönelik istisnadan yararlanılabilmesi için, istisna yazısının mal teslimi ve hizmet ifasını yapan satıcıya ibrazı gerekmektedir. Bu yazı olmadan istisna uygulanması halinde, ziyaa uğratılan vergi, ceza, zam ve faizlerden teslim veya hizmeti yapan mükellefler ile birlikte teslim veya hizmet yapılan alıcı da müteselsilen sorumlu olacaktır.

Kendisine, teslim veya hizmetin istisna kapsamına girdiğini gösteren belge ibraz edilen satıcı mükellefler, başka bir şart aramadan istisna kapsamında işlem yapacaktır. Daha sonra işlemin, istisna için ilgili düzenlemelerde belirtilen şartları baştan taşımadığı ya da şartların daha sonra ihlal edildiğinin tespiti halinde, ziyaa uğratılan vergi ile buna bağlı ceza, faiz ve zamlar, kendisine istisna kapsamında teslim veya hizmet yapılan alıcıdan aranacaktır.

3-SON SÖZ

6111 sayılı Kanunun 85’inci maddesiyle KDV Kanununun 13’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde değişiklik yapılarak, 25.02.2011 tarihinden itibaren faaliyetleri deniz taşıma araçları ile yüzer tesis ve araçların imal ve inşası olanlara bu araçların imal ve inşası ile ilgili yapılan teslim ve hizmetler katma değer vergisinden istisna edilmiştir.

Anılan kanunla yapılan düzenleme öncesinde istisnanın kapsamı, “Faaliyetleri kısmen veya tamamen deniz taşıma araçlarının, yüzer tesis ve araçların kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olan mükelleflere bu amaçla yapılan anılan türden araçların teslimleri, bu araçların imal ve inşası ile ilgili yapılan teslim ve hizmetler ile bunların tadili, onarım ve bakımı şeklinde ortaya çıkan hizmetler”le sınırlı iken söz konusu değişiklikle birlikte faaliyetleri deniz taşıma araçları ile yüzer tesis ve araçların imal ve inşası olanlara bu araçların imal ve inşası ile ilgili olarak yapılacak teslim ve hizmetler de istisna kapsamına alınmıştır.

Böylelikle deniz taşıma araçları ile yüzer tesis ve araçlara ilişkin KDV Kanununun 13’üncü maddesin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan istisnanın kapsamı, söz konusu istisnanın ihdas edilme amacına daha iyi hizmet edecek şekilde genişletilmiş bulunmaktadır.

Bülent SEZGİN

Vergi Müfettişi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir