escort malatya escort, konya escort Mevzuat | Siyami Özkan - Part 3

Archive for Mevzuat

Mükellefiyet tesis edilmeyen dönemlere ait olarak mükellefe sorumluluk yüklenemez

mahkeme-karariKonya Bölge İdare Mahkemesinin 5.10.2012 gün, esas 2012/1048 karar 2012/903 sayılı kararıyla aynen onanarak kesinleştirildi.

Konya Vergi Mahkemesi

Esas No: 2012/1048 Karar No : 2012/596

ÖZÜ: Mükellefiyet tesis edilmeyen dönemlere ait olarak mükellefe sorumluluk yüklenemez.

İstemin Özeti: Davacı  tarafından gelir vergisi gelir geçici vergisi ve katma değer vergisi beyannamesinin  elektronik ortamda verilmediğinden bahisle Vergi Usul Kanununun mükerrer 355’inci maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası ile beyanname vermediğinden bahisle kesilen usulsüzlük cezasının, mükellefe tebliğ edilen ihbarnamenin usulüne uygun tanzim edilmediği, müvekkilinin araç alım satımı yaptığı tarihlerde vergi mükellefi olmadığı, 15.11.2011 tarihinde düzenlenen tutanakla geçmişe yönelik vergi mükellefiyeti tesis edildiği, mükellefiyetten haberdar olmadığı bir dönemde elektronik ortamda beyannamenin verilmesinin mümkün olmadığı, mükellefiyet ile ilgili yükümlülüklerinin ancak mükellefiyetin öğrenildiği tarihten itibaren başlaması gerektiği iddialarıyla terkini istenmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Vergi mahkemesince, işin gereği düşünüldü:

Vergi Usul Kanununun mükerrer 355’inci maddesinin 1’inci fıkrasında bu kanunun  86, 148, 149, 150, 256 ve 257’nci maddelerinde yer alan zorunluluklar ile mükerrer 257’nci madde uyarınca getirilen zorunluluklara uymayanlara (Kamu idare ve müesseselerinde bilgi verme görevini yerine getirmeyen yöneticiler dahil) maddede üç bent halinde sayılan özel usulsüzlük cezalarının kesilecği; 2’nci fıkrasında, bu hükmün uygulanması için, bilgi ve ibraz  ödevinin yerine getirilmesiyle ilgili bilginin verilmesi için tayin olunan sürede cevap verilmemesi, eksik veya yanıltıcı bilgi verilmesi veya defter ve belgelerin süresi içinde ibraz edilmemesi durumunda haklarında yapılacak tebliğlerde kanunun ceza hükümlerinin uygulanması cihetine gidileceğinin ilgililere yazılı olarak bildirilmesinin şart olduğu, ancak, bu ödevlerin yerine getirilmesine ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığınca yapılan düzenleyici idari işlemlerle duyurulması halinde, ilgililere ayrıca yazılı olarak bildirilme şartı aranmayacağı, elektronik ortamda beyanname verilmesi mecburiyetine uyulmaması halinde kesilmesi gereken özel usulsüzlük cezasının, beyannamenin kanuni süresinin sonundan başlayarak elektronik ortamda 30 gün içinde verilmesi halinde 1/10 oranında, bu sürenin dolmasını takip eden  30 gün içinde verilmesi halinde ise 1/5 oranında uygulanacağı hükmüne yer verilmiştir.

Vergi Usul Kanununun 148, 149 ve mükerrer 257’nci maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak 376 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile ticari, zirai ve mesleki faaliyetlerinden dolayı gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükelleflerine hiçbir halde sınırlı olmaksızın yıllık gelir vergisi beyannamesini ve geçici beyannamelerini yine ticari, zirai ve mesleki faaliyetlerinden dolayı  gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükellefleri ile kurumlar vergisi mükelleflerine hiçbir hadle sınırlı olmaksızın muhtasar ve katma değer vergisi beyannamelerini elektronik ortamda gönderme zorunluluğu getirilmiştir.

Beyanname verme ve bildirimde bulunma gibi ykümlülükler, vergi mükellefi olmanın gereği olup, mükellefler açısından söz konusu yükümlülüklerin yerine getirilmesi zorunluluğundan bahsedilebilmesi için, kişi adına hukuka ve usulüne uygun olarak mükellefiyet tesis edilerek, bu mükellefiyetten kişinin yine usulüne uygun olarak haberdar edilmesi gerekmektedir.Kişinin hukuka uygun şekilde adına tesis edilen vergi mükellefiyetinden haberdar olması ile mükellefiyetin gereği olan yükümlülükleri yerine getirme ödevi doğacak olup, söz konusu yükümlülükleri yerine getirme ödevi mükellefiyetin iptali veya idare tarafından terkinine kadar devam edecektir.

Dava konusu olayda 15.11.2011 tarihli yoklama tutanağı ile gemişe yönelik olarak  davacı adına mükellefiyet tesis edildiği ve bu   mükellefiyet gereğince elektronik ortamda beyanname verilmediğinden bahisle özel usulsüzlük ve usulsüzlük cezası kesilmişse de, henüz mükellef olmadığı dönemde beyanname vermesi mümkün olmadığından  kesilen dava konusu özel ususüzlük cezalarında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle; davanın kabulüne, dava konusu cezaların terkinine,

Kurumlar Vergisi Beyannamesi Üzerinden Yapılabilecek indirimler

maliye

KURUMLAR VERGİSİ BEYANNAMESİ

ÜZERİNDEN YAPILABİLECEK İNDİRİMLER

Beyan esasına dayanan Türk Vergi Sistemimizde kurumlar vergisi mükelleflerinin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 14. maddesi hükmüne göre, mükellefin veya vergi sorumlusunun beyanı üzerine tarh olunmakta ve ilgili bulunduğu hesap döneminin sonuçlarını içermektedir.

Kurumlar vergisi mükelleflerimiz, 2013 hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesini 1-25 Nisan 2014 tarihleri arasında bağlı bulundukları vergi dairesine vereceklerdir.

Kurumlar vergisi mükelleflerinin 2013 hesap döneminde elde etmiş oldukları ve beyan etmeleri gereken kurum kazançları nedeniyle Kurumlar Vergisi beyannamesi üzerinden yapılacak indirimlere ilişkin açıklamalar, bu yazımızın konusunu oluşturmaktadır.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun “Diğer indirimler” başlıklı 10. maddesi hükmüne göre, kurumlar vergisi matrahının tespitinde, kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla, kurum kazancından sırasıyla aşağıdaki indirimler yapılabilecektir. Read more

Kendiliğinden Matrah Arttırımında Kayıt

vergimevzuati.org

KENDİLİĞİNDEN MATRAH ARTIRIMI

Mükellefler beyannamelerini verirken veya verdikten sonra vergi daireleri veya denetim elemanları, matrah artırımı konusunda mükellefleri artırım yapmaya davet etmektedir.

Çoğu mükellefler buna göre zarar yerine kar göstermekte veya düşük beyanlarını artırmaktadır.Bu halde nasıl bir kayıt yapılacağı da bize sorulmaktadır.

Veya mükelleflerin bizzat kendileri zarar beyan etmek istememekte yahut karını artırarak beyan etmek istemektedir.

Beyan artırımında sadece ödenen vergiye ilişkin kayıt yapılmalı mali tablolarla ilgili yeni bir düzeltme yapılmamalıdır.

Zarar beyan edilmişken bilahare kar beyan edilmiş ise, yine defter kayıtları ile mali tablolar dağiştirilmemeli, sadece verilen ikinci beyannamede zarar değil kar gösterilmeli ve salınan vergi KKEG olarak yazılmalıdır.

Zarar var iken kar beyan edildiğinde veya geçmiş yıl zararı beyan edilen gelirden indirilmeden vergi tarh ettirildiğinde artık geçmiş yıl zararları izleyen yıllarda indirim konusu yapılmaz ve izleyen yıllarda vergisi ödenmiş karla kapatılır.(GVK md. 88)

Belediye Harçları 2014

Karar Sayısı : 2014/5896

(18.02.2014 tarih ve 28917 sayılı R.G de yayımlanmıştır.)

2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununda yer alan bazı maktu vergi ve harç tarifelerinin belediye grupları itibarıyla tespitine ilişkin ekli Kararın yürürlüğe konulması; Maliye Bakanlığının 5/2/2014 tarihli ve 13844 sayılı yazısı üzerine, anılan Kanunun 96 ncı maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 10/2/2014 tarihinde kararlaştırılmıştır.

10/2/2014 TARİHLİ VE 2014/5896 SAYILI KARARNAMENİN EKİ

KARAR

MADDE 1- (1) 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 15 inci, 21 inci, 56 ncı, 60 inci ve 84 üncü maddelerinde yer alan bazı maktu vergi ve harç tarifeleri belediye gruplan itibariyla aşağıdaki

şekilde tespit edilmiştir.

 

A-    İLAN VE REKLAM VERGİSİ

İlan ve Reklamın Türü Belediye Grubu 1 Verginin Tutarı  (TL) 
1. Dükkân, ticari ve sınai müessese ve serbest meslek erbabınca çeşitli yerlere asılan ve takılan her çeşit levha, yazı ve resim gibi sabit bütün ilan ve reklamların beher metrekaresinden yıllık olarak 1 2 3 4 5
60 23 22 21 20
2. Motorlu taşıt araçlarının içine veya dışına konulan ilan ve reklamların beher metrekaresinden yıllık olarak 30 11 10 9 8
3. Cadde, sokak ve yaya kaldırımlar üzerine gerilen, binaların cephe ve yanlarına asılan bez veya sair maddeler vasıtasıyla yapılan geçici mahiyettekiilan ve reklamların metrekaresinden haftalık olarak 10 3 3 2 2
4. Işıklı veya projeksiyonlu ilan ve reklamlardan her metrekare için yıllık olarak 80 31 31 30 30
5. İlan ve reklam amacıyla dağıtılan broşür, katalog, duvar ve cep takvimleri,  biblolar vb.nin her biri için 0,12 0,03 0,03 0,02 0,01
6. Mahiyeti ne olursa olsun yapıştırılacak çeşitli afişler vebenzerlerinin beherinin metrekaresinden 0,25 0,07 0,06 0,05 0,03

 

B-EĞLENCE VERGİSİ (Biletle girilmesi zorunlu olmayan eğlence yerlerinde)

Eğlence Yerleri ve Alanı Belediye Grubu / Verginin Miktarı(TL) 
1 2 3 4 5
1. Bar, pavyon,gazino, gece kulübü,taverna,diskotek,

kabare,

dansing gibi eğlence yerlerinden

çalışılan her

gün için

50 m2 ye kadar 15 5 5 5 5
51 m2 -150 m2 arası 20 7 6 6 6
151 m2 – 300 m2 arası 25 10 9 8 7
301 m2 den yukarı 30 11 10 9 8
4 yıldızlı otelde 40 12 11 10 9
5 yıldızlı otelde 50 15 12 11 10
2. Bilardo ve masa futbolu gibi eğlence yerlerinden çalışılan her gün için 10 5 5 5 5

C-İŞGAL HARCI

İşgalin Türü Belediye Grubu / Harem Tutarı (TL) 
1 2 3 4 5
1.52 nci maddenin (1) ve (2) numaralıbentlerinde yazılı işgallerde behermetrekare için günde 1,5 0,50 0,50 0,50 0,50
2.52 ncimaddenin (1)numaralı

bendinde yazılı

hayvan

satıcılarının

işgallerinde

a) Satışı yapılanküçükbaş hayvanbaşına

 

1,5 0,50 0,50 0,50 0,50
b) Satışı yapılanbüyükbaş hayvanbaşına 3 1 1 1 1
3.52 ncimaddenin (3)numaralı

bendinde yazılı

işgallerde

 

a) Her taşıttan behersaat için  1 0,30 0,30 0,25 0,25
b) Parkmetreçalıştırılan yerlerdebeher saat için 2 0,70 0,60 0,50 0,50

 

Ç- TATİL GÜNLERİNDE ÇALIŞMA RUHSATI HARCI

İşyerinin Alanı Belediye Grubu /Harcın Tutarı (TL) 
1 2 3 4 5
Her tür işyeri için yıllık olarak  25 m2 ye kadar 65 23 22 21 20
26m2-100m2arası 130 45 40 35 30
101 m2-250 m2 arası 260 80 70 60 50
251 m2- 500m2 arası 400 135 120 105 90
501 m2denyukan 600 230 210 190 170

 

D- İŞYERİ AÇMA İZNİ HARCI

İşyerinin Alanı Belediye Grubu / Harem Tutarı  (TL)
1 2 3 4 5
Her tür işyeri için 25 m ye kadar 0,50 0,19 0,18 0,17 0,16
26 m2-100 m2 arası 0,70 0,27 0,25   0,24 0,23
101 m2-250m2 arası 0,80 0,31 0,29 0,28 0,26
251 m2-500m2 arası  0,90 0,35 0,33 0,31 0,29
501 m2’denyukarı  1 0,39 0,37 0,35 0,33

 

MADDE 2- (1) Bu Kararnamede yer alan maktu vergi ve harç miktarlarının birinci grup belediyelerde;

Ankara, İstanbul ve İzmir illerinde bu Kararın yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla büyükşehir sınırları içinde olan

belediyeler için tamamı, 12/11/2012 tarihli ve 6360 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce büyükşehir

belediyesi sınırlan içinde olan belediyeler için %80’i; 6360 sayılı Kanunla büyükşehir sınırlama giren belediyeler

için %60’ı, diğer birinci grup belediyeler için %40’ı uygulanır. Bu şekilde yapılan hesaplama sonucu ortaya

çıkan maktu vergi ve harç tutarlarında virgülden sonraki iki hane dikkate alınır ve asgari kanuni hadden düşük

çıkan tutarlar asgari hadde yükseltilir.

MADDE 3- (1) 21/10/2013 tarihli ve 2013/5585 saydı Bakanlar Kurulu Kararı yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 4– (1) Bu Karar 19/5/2013 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı

tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 5- (1) Bu Karar hükümlerini Maliye Bakanı yürütür.

 

Limited Şirket Borcu için Ortaklardan hissesi oranında tahsili

mahkeme-karari

İzmir 2. Vergi Mahkemesi

Esas No: 2012/721 Karar No : 2013/443

ÖZÜ: Ltd.şti.nin vergi borcunun şirketten tahsili imkansız ise, ortaklara hissesi oranında gidilebilir. Ancak bu halde usuli işlemlerin yerine getirilmesi gerekir.

İstemin Özeti: Davacının ortağı olduğu tüzel kişi şirketin borçları nedeniyle sahibi olduğu parsel üzerinde bulunan yapının 2 numaralı bağımsız mülkiyete konu taşınmazı üzerinde haciz konulmasına ilişkin işlemin; adına düzenlenmiş bir ödeme emri bulunmadığı, ortağı olduğu şirketin borcunun kesinleşmediği ileri sürülerek iptali istemidir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Vergi Mahkemesince, gerği görüşüldü:

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun “limited şirketlerin amme borçları” başlıklı 35. maddesinde; “Limited şirket ortakları, şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar”, “Ödeme Emri” başlıklı 55. maddesinde; “Amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir “Ödeme Emri” ile tebilğ olunur….”, 62. maddesinde, “borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tesbit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarı tahsil dairesince haczolunur.” kuralına yer verilmiştir.

Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin inelenmesinden; davacının ….. Ltd.Şti. nin ortağı olduğu şirket adına kesilen özel usulsüzlük ve usulsüzlük cezalarının tahsili amacıyla şirket adına düzenlenen ödeme emri sonrasında vadesi içinde ödenmeyen alacağın şirketin mal varlığından tahsil olanağının kalmadığının anlaşılması üzerine davalı idarece yazı ile 6183 sayılı Yasanın 62. maddesi uyarınca davacının taşınmazı üzerine haciz konduğu, davacının taşınmazı üzerinde konulan haczi 18.5.2012 tarihinde öğrendiği, önümüzdeki davanın haciz işleminin iptali istemiyle 25.05.2012 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.

Olayda, davacının ortağı olduğu şirket adına özel usulsüzlük ve usulsüzlük cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emri sonrasında vadesi içinde ödenmeyen şirket borcunun şirketin mal varlığından tahsili için mal varlığı araştırması yapıldığı, şirketin taşınır ya da taşınmaz varlıklarından alacağın tahsili olanağı bulunmadığı değerlendirilerek alacağın şirketin yasal temsilcisi ve ortaklarından tahsili amacıyla 6183 sayılı Yasanın 62. maddesi uyarınca şirket ortağı olan davacının taşınmazı üzerine haciz konduğu, davalı idarece ortak sorumluluğu nedeniyle davacı adına ödeme emri düzenlenmediği, doğrudan haciz yolunun kullanıldığı görülmektedir.

Bu durumda, her ne kadar davacının ortağı olduğu limited şirketin vadesi içinde ödemediği ve şirketin malvarlığı araştırması sonucunda şirketten tahsil edilmesi olanağı bulunmadığı anlaşılan borçları bakımından davacının ortak sorumluluğu nedeniyle tesis edildiği görülmekte ise de; davacı hakkında ödeme emri düzenlenerek davacının ortağı olduğu şirketin borçlarını sermaye hissesi oranında ödemesi ya da mal bildiriminde bulunması istenmeksizin doğrudan davacının kişisel mülkiyetine konu taşınmazı üzerinde haciz uygulanmasına ilişkin dava konusu işlemde; “şekil, neden ve konu” yönünden hukuksal uyarlık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, dava konusu haciz işleminin iptaline, oybirliğiyle karar verildi.