2013 Yılı Gelir Vergisi Beyannamesi Üzerinden Yapılabilecek İndirimler

2012 YILI GELİR VERGİSİ BEYANNAMESİ

ÜZERİNDEN YAPILABİLECEK İNDİRİMLER

 

Gelir vergisi mükelleflerince yapılabilecek indirimler, “Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesinin”  “TABLO-2 GELİR BİLDİRİMİ” bölümünün ilgili satırlarında gösterilmek suretiyle indirim konusu edilebilir.

Bu indirimler, beyannamede yer alan sırasıyla aşağıda açıklanmaktadır:

1.  Bireysel Emeklilik Katkı Payları ile Şahıs               Sigorta Primleri

6327 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle Gelir Vergisi Kanununun 89 uncu maddesinde yapılan değişiklikler uyarınca, 1/1/2013 tarihinden itibaren, yıllık beyanname veren mükellefler için vergi matrahlarının tespitinde bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları indirim konusu yapılamayacaktır.

Söz konusu hükümler 1/1/2013 tarihinde yürürlüğe gireceğinden, yıllık beyanname veren mükellefler tarafından bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları 2012 takvim yılına ilişkin olarak verilen yıllık beyannamede gelir vergisi matrahının tespitinde indirim konusu yapılabilecektir.

 

Yıllık gelir vergisi beyannamesi veren mükellefler, vergi matrahlarının tespitinde bireysel emeklilik sistemine ödedikleri katkı payının beyan edilen gelirin %10’una kadar olan kısmını, şahıs sigortaları için ödenen primlerin ise beyan edilen gelirin %5’ine kadar olan kısmını gelir vergisi matrahlarının tespitinde indirim konusu yapabilirler.

Konu ile ilgili olarak yayımlanan 3 Nolu Gelir Vergisi Sirkülerinde; beyan edilen gelir olarak, yıllık gelir vergisi beyannamesinde yer alan indirimler ve geçmiş yıl zararları toplamından önceki tutarın esas alınacağı açıklanmıştır. Dolayısıyla, % 10 ve % 5’lik oranın uygulanacağı tutar yıllık beyannamenin  “TABLO – 2 GELİR BİLDİRİMİ” bölümünün 26 numaralı satırındaki tutar olacaktır.

Bireysel emeklilik sistemi ile diğer şahıs sigortaları için ödenen primlerin birlikte olması halinde matrahtan indirim konusu yapılabilecek tutarın beyan edilen gelirin %10’u ile sınırlı olacağı ve bu durumda şahıs sigorta primleri için %5 oranındaki sınır ayrıca aranır.

Öte yandan, bireysel emeklilik şirketine ödenen katkı payları ile şahıs sigorta şirketlerine ödenen primlerin yıllık olarak asgari ücretin yıllık brüt tutarını da aşmaması gerekmektedir.

Asgari ücretin yıllık brüt tutarı [(6 x 886,50) + (6 x 940,50)] = 10.962,00 TL olarak hesaplanmalıdır.

Ücret gelirini yıllık beyanname ile beyan eden mükelleflerin bu tutarları yıllık beyannamede de ayrıca indirim konusu yapması için yıl içerisinde tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretin safi tutarının tespitinde ayrıca indirim konusu yapılmamış olması gerekmektedir.

Ayrıca, eş ve çocukların gelirleri dolayısıyla ayrı beyanname vermeleri halinde bunlara ait prim ve katkı paylarının öncelikle kendi beyannamelerinde indirim konusu yapılması gerekir.

Öte yandan, son yıllarda artan kredi talebine bağlı olarak, bankalardan kredi kullanımında yaptırılan hayat sigortaları için ödenen primlerin de bu kapsamda indirilip indirilmeyeceği hususunda sorularla karşılaşılmaktadır. Konuyla ilgili görüşümüz, madde metninde “hayat, ölüm, kaza, hastalık, sakatlık, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigorta primleri” nin indirilebileceği belirtildiğinden, kredi kullanımında ödenen hayat sigortası primlerinin de şahıs sigorta primleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği yönündedir.

ÖRNEK 

(X) Bireysel Emeklilik Şirketi nezdinde bireysel emeklilik sözleşmesi imzalayan mükellef, 1/1/2012-31/12/2012 tarihleri arasında 2.400 TL bireysel emeklilik katkı payını banka aracılığı ile ödemiştir. Mükellefin indirim konusu yapabileceği katkı payı tutarı aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır.

2012 yılı Kar Toplamı                                                    40.000 TL

(Yıllık Beyannamenin 26 numaralı satırı.)

Bireysel emeklilik sistemi katkı payı ödemesi                     2.400 TL

Asgari ücretin yıllık brüt tutarı [(6 x 886,50) + (6 x 940,50)] = 10.962,00 TL

Brüt gelirin %10’u                                                            4.000 TL

İndirim konusu yapılacak katkı payı tutarı                          2.400 TL

Bu bilgilere göre, indirimler ve geçmiş yıl zararları toplamından önceki geliri 40.000 TL olan mükellefin, bireysel emeklilik sistemi için ödediği toplam 2.400 TL’nin tamamı indirim konusu yapabilecektir. Çünkü, ücretlinin ödemiş olduğu katkı payı tutarı gelirinin %10’u olan 4.000 TL’lik üst limiti geçmemektedir. Eğer mükellef 4.500 TL katkı payı ödemiş olsaydı, indirim konusu yapılacak tutar 4.000 TL ile sınırlı olacaktı.

Mükellef tarafından ödenen katkı payı tutarının asgari ücretin yıllık brüt tutarını geçmesi de mümkün değildir.

Mükellefin eşi ve çocukları için de bireysel emeklilik veya şahıs sigorta katkı payı ödemesi durumunda yukarıda bahsedilen sınırlamada hepsi için ödenen prim ve katkı paylarının toplamı dikkate alınacaktır.

1.1.        Kanun Maddesinde Yer Alan Eş ve Küçük                         Çocuk Tabirinin Kapsamı:

Gelir Vergisi Kanununun 63/3 ve 89/1. maddelerinde bahsedilen eş tabirinden Medeni Kanunda yer alan belirlemenin esas alınması gerekmektedir. Medeni Kanun hükümlerine göre eş, aralarında evlilik bağı kurulmuş kadın ve erkekten her biridir. Dolayısıyla, bu belirleme kapsamındaki eşler için ödenen prim ve katkı payları indirim konusu yapılabilecektir.

Kanun maddelerinde bahsedilen küçük çocuk tabirinden ne anlaşılması gerektiği ise 3 Nolu Gelir Vergisi Sirkülerinde açıklanmıştır. Söz konusu Sirkülerde küçük çocuk tabirinden, 18 yaşını doldurmamış ve mükellef tarafından bakmakla yükümlü olunan (nafaka suretiyle bakılanlar dahil) kişilerin anlaşılması gerektiği açıklanmıştır. Buna göre, ücretlinin bakmakla yükümlü olduğu ancak 18 yaşını doldurmuş olan çocukları için ödenen primlerin ücret matrahından indirilmesi mümkün değildir.

1.2.        İndirim Konusu Yapılacak Prim ve Katkı Paylarının                            Hesaplanmasında Dikkate Alınacak Ücretin Hangi                         Unsurlarını Kapsadığı

Şahıs sigorta prim ödemelerinde %5’lik ve bireysel emeklilik katkı payı ödemelerinde %10’luk azami sınırların tespit edilmesinde kanun maddesinde yer alan elde edilen ücretin ifadesinden ne anlaşılması gerektiği çok önemlidir.

Konu ile ilgili olarak çıkarılan 3 Nolu Gelir Vergisi Sirkülerinde, indirim konusu yapılacak katkı payı veya prim tutarının tespitinde esas alınacak ücretin işveren tarafından çalışana hizmeti karşılığında ödenen aylık (maaş), prim, ikramiye, sosyal yardımlar ve zamlar gibi sürekli nitelikteki ödemelerin brüt tutarlarının toplamı olacağı belirtilmiş ve gider karşılığı olarak ödenen tutarların (yapılan gerçek bir giderin karşılığı olsun olmasın) dikkate alınmayacağı açıklanmıştır.

1.3.        Ödenen Katkı Payı ve/veya Primlerin İndirim                         Konusu Yapılacağı Dönem

Katkı payı ve primlerin vergi matrahının tespitinde indirim konusu yapılabilmesi için, gelirin elde edildiği dönem ile ilişkili olması ve bu dönemin sonuna kadar ödenmiş olması gerekmektedir.

Yıllık beyanname veren mükelleflerin kıst dönem faaliyette bulunması ve işe başlamadan önce veya işi terk tarihinden sonra prim ve katkı payı ödemesi halinde, yıllık beyannamede indirim konusu yapılacak tutarın tespit edilmesinde; bir yıl boyunca ödenen tutarların hepsinin değil, faaliyet süresine isabet eden prim ve katkı payı ödemelerinin dikkate alınması gerekir.

Örnek: 1 Mayıs 2012 tarihinde faaliyete başlayan serbest meslek erbabı Mali Müşavirin, faaliyet dönemi 01.05.2012-31.12.2012 tarihleri arasıdır. Ödevlinin Ocak-Nisan/2012 aylarında prim ve katkı payı ödemesi halinde, bu tutarları Mart/2013 tarihinde vereceği yıllık beyannamesinde indirim konusu yapamaz.

Örnek: 1 Haziran 2012 tarihinde bir işveren nezdinde çalışmaya başlayan hizmet erbabı, ücret geliri elde etmediği Ocak-Mayıs/2012 dönemlerine ait olarak ödenen prim ve katkı paylarını Haziran ayı ücret matrahından indirim konusu yapması mümkün değildir.

1.4.        Geçmiş Dönemlere Yönelik Yapılan (Gecikmiş)                         Ödemelerin Durumu

Geçmiş yıllara ilişkin olarak yapılan prim ve katkı payı ödemelerinin düzeltme yoluyla ödemenin ilgili olduğu dönemde indirim konusu yapılması mümkün değildir.

1.5.        İşverenler Tarafından Hizmet Erbabı İçin Yaptırılan                                                                    Sağlık Sigortalarına Ödenen Primler

Şirket çalışanlarının kendisi ve/veya eş ve çocukları için yapılacak özel sağlık sigortası için ödenmesi gereken primlerin şirket tarafından karşılanması halinde, yapılan bu ödemelerin personele sağlanan menfaat niteliğinde olması nedeniyle ücret olarak değerlendirilmesi ve ilgili ayın ücret matrahına dahil edilerek gelir vergisi tevkifatına tabi tutulması gerekmektedir.

Ücret olarak vergilendirilen bu tutarların da ticari kazancın tespitinde GVK’nın 40/1. maddesine göre genel gider olarak indirim konusu yapılması mümkündür.

1.6.        İndirim Konusu Yapılacak Prim ve Katkı Paylarının Belgelendirilmesi

İndirimin gerçekleştirilebilmesi için prim ve/veya katkı payının ödeme tutarı ile tarihinin belgelendirilmesi gerekmektedir.Ancak bu belgelerin yıllık beyannameye eklenmesi şartı yoktur. Ancak herhangi bir vergi incelemesinde ibraz edilmek üzere söz konusu belgelerin zamanaşımı süresi içinde muhafaza edilmesi mükelleflerin yararına olacaktır.

1.7.        Diğer Hususlar

Türkiye’de Tevkifata Tabi Ücret Geliri Elde Eden Dar Mükellefler de Ödemiş Oldukları Prim ve Katkı Payını İndirim Konusu Yapabilirler

Şahıs Sigorta Primi ve/veya Bireysel Emeklilik Katkı Payının Yabancı Para Cinsinden Ödenmesi

İndirim konusu yapılacak tutarın tespitinde, ödemelerin sigorta veya emeklilik şirketine ödendiği tarihteki T.C. Merkez Bankasınca belirlenen döviz alış kuru esas alınacaktır.

–    Bireysel Emeklilik Şirketlerince Yapılan Giriş Aidatı, Yönetim Gideri ve Fon İşletim Gideri Kesintileri İndirim Konusu Yapılamaz

2.  Eğitim ve Sağlık Harcamaları

Eğitim ve sağlık harcamalarında indirim konusu yapılacak tutar beyan edilen gelirin % 10 ‘unu aşmayacaktır. Harcamaların kapsamına Mükellefin kendisi, eşi ve küçük çocuklarına ilişkin olarak yapılan eğitim ve sağlık harcamaları girmektedir.

Bu harcamaların indirim konusu edilmesi için, Türkiye’de yapılması ve gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan gerçek veya tüzel kişilerden alınacak belgelerle tevsik edilmesi şartı bulunmaktadır.

Yıl içerisinde tevkif suretiyle vergilendirilen ücretler nedeniyle aynı Kanunun 86’ncı maddesine göre yıllık beyanname verilmesi halinde, ücretliler bu indirimden ayrıca yararlanabileceklerdir.

Ayrıca, madde kapsamında yıllık beyannamede gelir vergisi matrahından indirim konusu yapılacak eğitim ve sağlık harcamalarının %10’luk tutarının hesaplanmasında, yıllık beyannamede gelir bildirimi tablosunda yer alan “Mahsup Edilecek İndirimler ve Geçmiş Yıl Zararları Toplamı” ndan önceki tutarın (“26” numaralı satır) esas alınması gerekmektedir.

İndirim uygulamasında, hangi harcamaların eğitim ve sağlık harcamaları kapsamına girdiği konusunda tereddütler yaşanmaktadır. Tereddüt yaşanan konularda Gelir İdaresinden özelge talep edilmesi yararlı olacaktır.

İlaç ve harcamalarının yanı sıra ödenen muayene katkı payı da indirilebilmektedir.(1)

İndirim konusu edilecek tutara KDV’nin dahil olup olmadığı ile ilgili olarak Ankara Vergi Dairesi Başkanlığınca verilen özelgede, nihai tüketici sıfatıyla yapılan eşe ve çocuklara ait eğitim ve sağlık harcamalarına ilişkin KDV dahil belgede gösterilen toplam tutar üzerinden indirim konusu yapılması gerektiği belirtilmiştir.(2)

3.  Sakatlık İndirimi

Sakatlık İndiriminden;

1- Özürlü hizmet erbabı ile bakmakla yükümlü olduğu özürlü kişi bulunan hizmet erbabı,

2- Özürlü serbest meslek erbabı ile bakmakla yükümlü olduğu özürlü kişi bulunan serbest meslek erbabı,

3- Özürlü olup basit usulde vergilendirilenler,

yararlanır.

Serbest meslek faaliyetinde bulunan veya basit usulde vergilendirilenlerin Gelir Vergisine tabi kazançlarına, belli bir tutar ve oranda Sakatlık İndirimi uygulanır.

GVK’nın 31. maddesinde yer alan sakatlık indirimi tutarları 2012 takvim yılı için 280 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği(3) ile belirlenmiştir. Buna göre, 2012 yılında elde edilen gelirlerden indirim konusu yapılacak aylık sakatlık indirimi tutarları şöyle olmuştur;

1. Derece Sakatlar İçin

(Çalışma gücünün asgari %80’ini kaybetmiş olanlar)                       770 TL

2. Derece Sakatlar İçin

(Çalışma gücünün asgari %60’ını kaybetmiş olanlar)                       380 TL

3. Derece Sakatlar İçin

(Çalışma gücünün asgari %40’ını kaybetmiş olanlar)                      180 TL

 

Sakatlık İndirimi, hizmet erbabında, tevkifat matrahına uygulanır. Bu indirim, bakmakla yükümlü olduğu özürlü kişi bulunan serbest meslek erbabı ve ücret geliri elde eden mükellefler için de uygulanır. Bu durumda indirimden yararlanan özürlü kişi değil ona bakmakla yükümlü olan serbest meslek erbabı ve ücret geliri elde eden mükelleflerdir.

Konuyla ilgili olarak 222 seri no.’lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde gerekli açıklamalara yer verilmiştir.

Ücretliler için tevkifat matrahına aylık olarak uygulanan sakatlık indirimi, serbest meslek erbabı bakımından aylık tutarların 12 ile çarpılması sonucu bulunacak yıllık tutara uygulanacaktır. Bulunan bu yıllık tutar serbest meslek erbabının beyan edeceği serbest meslek kazancından düşülecektir. İndirimden yararlanma hakkına sahip basit usülde vergilendirilen özürlülere uygulanacak sakatlık indiriminin yıllık tutarı ise, 215 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde esasları belirlenen vergi tarhına esas kazançlarından indirilecektir.

İndirim, beyan edilecek serbest meslek kazancı ve basit usulde vergilenen kazanç tutarı ile sınırlı olup, kazancın yetersiz olması halinde sonraki yıla devredilemez.

Sakatlık indirimi uygulamasında bakmakla yükümlü olunan kişi tabirinden; özürlü kişinin tabi olduğu çalışma mevzuatı veya bağlı bulunduğu sosyal güvenlik kurumunun mevzuatına göre bakmakla yükümlü sayılan anne, baba, eş ve çocukları anlaşılacaktır. Çocuklarda yaş sınırlamasına gidilmeksizin işlem yapılacaktır.

4.  Makbuz Karşılığı Yapılan Bağış ve Yardımlar

Yıllık toplamı beyan edilecek gelirin % 5’ini (kalkınmada öncelikli yöreler için % 10’unu) aşmamak üzere,

Genel ve özel bütçeli kamu idareleri, il özel idareleri, belediyeler, köyler ile kamu yararına çalışan dernekler ve Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara makbuz karşılığında yapılan bağış ve yardımların beyan edilen gelirden indirilmesi mümkündür.

Bu bölümde “karakol” inşaatları için yapılacak harcamaların gelir vergisi matrahından indiriminin ayrıca ele alınması gerekmektedir. Şöyle ki, gelir vergisi mükellefleri tarafından jandarma veya emniyetin gösterdiği arsalar üzerinde yapılan karakol inşaatı nedeniyle katlanılan harcamaların indirilip indirilemeyeceği konusunda tereddüt yaşanabilmektedir. Konuyla ilgili olarak, idarece verilen bir görüşte(4) bu tür harcamaların gelir vergisi matrahından indiriminin mümkün olmadığı ancak söz konusu karakol inşaatının bitip ayni olarak genel bütçeli idareye bağışlanması durumunda bu bent kapsamında indirilebileceği belirtilmiştir.

5.  Okul, Sağlık Tesisi vb. İnşası Nedeniyle Yapılan               Harcamalar ile Bağış ve Yardımlar

Genel ve özel bütçeli kamu idarelerine, il özel idarelerine, belediyelere ve köylere bağışlanan okul, sağlık tesisi ve yüz yatak (kalkınmada öncelikli yörelerde elli yatak) kapasitesinden az olmamak üzere öğrenci yurdu ile çocuk yuvası, yetiştirme yurdu, huzurevi, bakım ve rehabilitasyon merkezi inşası dolayısıyla yapılan harcamalar veya bu tesislerin inşası için bu kuruluşlara yapılan her türlü bağış ve yardımlar ile mevcut tesislerin faaliyetlerini devam ettirebilmeleri için yapılan her türlü nakdî ve aynî bağış ve yardımların tamamı, yıllık beyanname üzerinden indirim konusu edilebilmektedir.

6322 sayılı kanunun 15.06.2012 tarihinde yürürlüğe giren 9.maddesiyle yapılan değişikle mülki idare amirlerinin izni ve denetimine tabi olarak yaptırılacak ibadethaneler ve Diyanet İşleri Başkanlığı denetiminde yaygın din eğitimi verilen tesisler de madde kapsamına alınmıştır.

Söz konusu bağış ve yardımlar ister nakdi ister ayni olsun tamamı indirilebilecektir. Sınırsız indirim dediğimiz bu indirimden yararlanacak bağış ve yardımlar;

–   Bağışlanan okul, sağlık tesisi ve yüz yataklı kapasitesinden az olmamak üzere (kalkınmada öncelikli yörelerde 50 yatak) öğrenci yurdu ile çocuk yuvası, yetiştirme yurdu, huzurevi, bakım ve rehabilitasyon  merkezi ile mülki idare amirlerinin izni ve denetimine tabi olarak yaptırılacak ibadethaneler ve Diyanet İşleri Başkanlığı denetiminde yaygın din eğitimi verilen tesislerin inşaası için yapılan harcama,

–   Bu tesislerin inşaası için yapılan bağış ve yardım,

–   Mevcut okul, sağlık tesis, öğrenci yurdu, çocuk yuvası, yetiştirme yurdu huzurevi, bakım ve rehabilitasyon merkezlerinin, ibadethanelerin, din eğitimi verilen tesislerin faaliyetlerine devam etmelerini sağlamak amacıyla yapılan bağış ve yardım,

niteliğinde olmalıdır.

Ayrıca, bu bağış ve yardımların;

–   genel bütçeye dahil dairelere,

–   Katma bütçeli idarelere,

–   İl özel idarelerine,

–   Belediyelere

–   Köylere,

yapılmış olması gerekmektedir.

6.  Gıda Bankacılığı Kapsamında Yapılan Bağış ve Yardımlar

Gelir Vergisi Kanununun 89. maddesinin (6) numaralı bent hükmüne göre, fakirlere yardım amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara Maliye Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde bağışlanan gıda, temizlik, giyecek ve yakacak maddelerinin maliyet bedelinin tamamının indirilmesi mümkün bulunmaktadır. Konuyla ilgili olarak gerekli açıklamalara 251 Seri No.’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde yer verilmiş bulunmaktadır.

Buna göre söz konusu bağışların indirim konusu edilmesi için gıda, temizlik, giyecek ve yakacak maddelerinin bağışının dernek veya vakfa yapılmış olması gerekmektedir. İhtiyacı bulunanlara doğrudan veya başka organizasyonlar aracılığıyla yapılacak gıda, temizlik, giyecek ve yakacak yardımlarının yukarıda belirtilen maddeler kapsamında yapılmış bağış olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.

Bağışı kabul edecek dernek veya vakfın tüzüğünde veya senedinde ihtiyacı bulunanlara gıda, temizlik, giyecek ve yakacak yardımı yapabilmesine ilişkin hükümlerin bulunması gerekmektedir. Bununla beraber, dernek veya vakfın başka alanlarda da faaliyet gösteriyor olmasının, kamuya yararlı dernek veya vergiden muaf vakıf olup olmamasının uygulama açısından herhangi bir önemi bulunmamaktadır.

Bağışlanan mala ilişkin bilgileri eksiksiz olarak içerecek fatura, bağış yapılan dernek veya vakıf adına düzenlenecektir. Mal bedeli olarak faturada, bağışa konu malın maliyet bedeli (yüklenilen katma değer vergisi hariç) yazılı olacaktır.

Faturada “İhtiyaç sahiplerine yardım şartıyla bağışlandığından KDV hesaplanmamıştır.” ibaresinin yer alması zorunludur.

Gıda bankacılığı kapsamında yapılan bağış ve yardımlar Beyannamenin Gelir Bildirimi’nin “32” numaralı satırında gösterilecektir.

7.  Kültür ve Turizm Bakanlığınca Desteklenen veya               Desteklenmesi Uygun Görülen Çalışmalara Yapılan               Bağış ve Yardımlar

Kültür ve sanat faaliyetlerine ilişkin olarak yapılan ayni ve nakdi  bağış ve yardımların tamamı da yine aynı bildirimin 33 numaralı satırında gösterilerek indirim konusu yapılabilecektir.

8.  Sponsorluk Harcamaları

Gelir Vergisi Kanunun 89 uncu maddesinin (8) numaralı bendine göre, 3289 sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’nün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile 3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun kapsamında yapılan sponsorluk harcamalarının;

•   Amatör spor dalları için tamamı,

•   Profesyonel spor dalları için %50’si

Yıllık beyanname ile bildirilecek gelirlerden indirim konusu yapılabilecektir.

Sponsorluk harcamaları adı altında yapılan bağış ve yardımlar 34 numaralı satırda gösterilerek indirim konusu yapılacaktır.

9.  Ar-Ge İndirimi

Gelir Vergisi Kanunun 89 uncu maddesinin (9) numaralı bendine göre, gelir vergisi mükellefleri, münhasıran yeni teknoloji ve bilgi arayışına yönelik araştırma ve geliştirme faaliyetleri çerçevesinde, işletmeleri bünyesinde yaptıkları harcamaların %100’ünü gelir vergisi matrahının tespitinde Ar-Ge indirimi olarak dikkate alabilmektedirler.

Ar-Ge faaliyeti ile ilgisi olmayan harcamalar ile bu faaliyette kullanılmayan iktisadi kıymetlere ait amortisman giderleri bu kapsamda indirim konusu yapılamamaktadır. Bu nedenle, Ar-Ge projesi kapsamındaki harcamaların, işletmenin diğer faaliyetlerine ilişkin harcamalardan ayrılarak, Ar-Ge indiriminin doğru hesaplanmasına imkan verecek şekilde muhasebeleştirilmesi gerekmektedir.

Hesaplanan Ar-Ge indirimi tutarı, gelir vergisi mükellefleri tarafından yıllık gelir vergisi beyannamesinde “Tablo 2- Gelir Bildirimi” bölümünün ilgili satırına yazılarak kazançtan indirilebilmektedir.

Öte yandan, 5746 sayılı Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunla teknoloji merkezi işletmelerinde, Ar-Ge merkezlerinde, kamu kurum ve kuruluşları ile kanunla kurulan vakıflar tarafından veya uluslararası fonlarca desteklenen Ar-Ge ve yenilik projeleri ile rekabet öncesi işbirliği projelerinde ve teknogirişim sermaye desteklerinden yararlanan işletmelerce gerçekleştirilen Ar-Ge ve yenilik harcamalarının tamamı 31/12/2023 tarihine kadar Gelir Vergisi Kanununun 89 uncu maddesi uyarınca ticari kazancın tespitinde Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi “TABLO – 2 GELİR BİLDİRİMİ” bölümünün  (36) numaralı “AR-GE İndirimi (5746 sayılı Kanuna göre)” satırında gösterilmek suretiyle indirim konusu yapılabilecektir.

5746 sayılı Kanun kapsamında hesaplanan Ar-Ge indirimi tutarının ilgili dönemde kazancın yetersizliği nedeniyle indirim konusu yapılamaması halinde bu tutar sonraki hesap dönemlerine devredilebilmektedir. Devredilen tutarlardan Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonraki dönemlere ait olanlar, takip eden yıllarda Vergi Usul Kanununa göre her yıl belirlenen yeniden değerleme oranında artırılarak dikkate alınır. Bu tutarlar Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi “TABLO – 2 GELİR BİLDİRİMİ” bölümünün  “44-5746 sayılı Kanuna Göre Gelecek Yıla Devreden AR-GE İndirimi” için ayrılan satırında gösterilecektir.

10. Diğer Bağış ve İndirimler

10.1. Başbakanlık Aracılığıyla Yapılan Bağışlar

Gelir Vergisi Kanunun 89 uncu maddesinin (10) numaralı bendine göre, Başbakanlık aracılığıyla makbuz mukabili yapılan ayni veya nakdi bağışların tamamı yıllık beyanname üzerinden indirim konusu yapılabilmektedir. Bu bağışların indirilebilmesi için; Bakanlar kurulunca yardım kararı alınan doğal afetler dolayısıyla yapılması gerekmektedir.

Madde metninde nakdi bağışların yanında ayni bağışların da indirim konusu yapılabileceği belirtilmiştir. Bu durumlarda, yapılan bağışın değerinin tespiti 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre yapılacaktır. Buna göre, bağışlanan veya yardımın konusunu teşkil eden mal veya hakkın öncelikle mukayyet bedeli, bu bedel bilinmiyorsa; Takdir Komisyonunca tespit edilecek değeri esas alınır.

10.2.Türkiye Kızılay Derneğine ve Türkiye Yeşilay                  Cemiyetine Makbuz Karşılığı Yapılan Nakdi                  Bağış ve Yardımlar

Gelir Vergisi Kanununun 89 uncu maddesinin 5904 sayılı Kanunla eklenen 11. bent hükmü uyarınca (Yürürlük; 03.07.2009) iktisadi işletmeleri hariç, Türkiye Kızılay Derneğine ve 6322 sayılı kanunun 15.06.2012 tarihinde yürürlüğe giren 9.maddesiyle yapılan değişikle Türkiye Yeşilay Cemiyetine makbuz karşılığı yapılan nakdi bağış ve yardımların tamamı indirim konusu yapılabilecektir.

Bağış ve yardımın nakden yapılmaması halinde, bağışlanan veya yardımın konusunu teşkil eden mal veya hakkın varsa mukayyet değeri, yoksa Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre Takdir Komisyonunca tespit edilecek ve matrahın %5’ine kadar olan kısmı indirim konusu yapılacaktır.

Bu bölümde sayılan bağış ve indirimler, Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi “TABLO – 2 GELİR BİLDİRİMİ” bölümünün “38” numaralı “Türkiye Kızılay Derneği ile ,Türkiye Yeşilay Cemiyetine Yapılan Nakdi Bağış ve Yardımlar” satırında gösterilecektir.

11.   Girişim Sermayesi Fonu Olarak Ayrılan Tutarların                 Beyan Edilen Gelirin %10’unu Aşmayan Kısmı

6322 sayılı Kanunla Vergi Usul Kanununa eklenen 325/A maddesiyle gelir vergisi mükelleflerine, girişim sermayesi yatırım ortaklıklarına sermaye olarak konulması veya girişim sermayesi yatırım fonu paylarının satın alınması amacıyla, ilgili dönem kazancından girişim sermayesi fonu ayırabilme imkanı getirilmiştir.

6322 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununun 89 uncu maddesine eklenen (12) numaralı bent ile de Vergi Usul Kanununun 325/A maddesine göre girişim sermayesi fonu olarak ayrılan tutarlar yıllık gelir vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla gelir vergisi matrahından indirim konusu yapılabilecektir.

2012 yılı ile ilgili olarak gelir vergisi mükelleflerinden söz konusu indirimden yararlanma imkanının sınırlı olacağı düşünülmekte olup, konuyla ilgili ayrıntılı açıklamalara burada yer verilmemiştir. İndirim uygulaması ile ilgili olarak 7 Seri No’lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nden yararlanılabilir(5).

Gelir vergisi mükelleflerince indirilebilecek bir tutar varsa bu tutar TABLO – 2 GELİR BİLDİRİMİ” bölümünün “39” numaralı “Girişim Sermayesi Fonu İndirimi (GVK89/12)” satırında gösterilecektir.

12.         Türkiye’den yurtdışı mukimi kişi ve kurumlara                         verilen hizmetler

6322 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununun 89 uncu maddesine eklenen (13) numaralı bent ile 15/6/2012 tarihinden itibaren uygulanmak üzere Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilerle, iş yeri, kanuni ve iş merkezi yurt dışında bulunanlara Türkiye’de verilen ve münhasıran yurt dışında yararlanılan mimarlık, mühendislik, tasarım, yazılım, tıbbi raporlama, muhasebe kaydı tutma, çağrı merkezi ve veri saklama hizmeti alanlarında faaliyette bulunan hizmet işletmeleriyle ilgili bakanlığın izni ve denetimine tabi olarak eğitim ve sağlık alanında faaliyet gösteren ve Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilere hizmet veren işletmelerin münhasıran bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazancın %50’sinin beyan edilen gelir vergisi matrahından indirilebileceği hüküm altına alınmıştır.

Gelir vergisi mükelleflerince indirilebilecek bir tutar varsa bu tutar TABLO – 2 GELİR BİLDİRİMİ” bölümünün “41” numaralı “Diğer İndirimler” satırında gösterilecektir.

12.1. İndirim Kapsamındaki Hizmetler

İlgili mükellefler tarafından elde edilen kazancın %50’sinin beyan edilen gelir vergisi matrahından indirilebilmesi için bu kazancın aşağıda belirtilen faaliyetlerden elde edilmiş olması gerekmektedir.

– Mimarlık, mühendislik, tasarım, yazılım, tıbbi raporlama, muhasebe kaydı tutma, çağrı merkezi ve veri saklama hizmetleri.

– İlgili bakanlığın izni ve denetimine tabi olarak verilen eğitim ve sağlık hizmetleri.

12.2. İndirimden Faydalanma Şartları

1. Mükelleflerin esas faaliyet konuları arasında, mimarlık, mühendislik, tasarım, yazılım, tıbbi raporlama, muhasebe kaydı tutma, çağrı merkezi, veri saklama, eğitim ve sağlık hizmetleri sunmak olmalıdır. Sözü edilen hizmetlerden sadece birisi verilebileceği gibi birden fazlası da verilebilir.

2. Hizmet, Türkiye’den münhasıran yurt dışı mukimi kişi ve/veya kurum için yapılmış olmalı

3. Faturanın yurt dışı mukimi kişi ve/veya kurum adına düzenlenmeli

4. Verilen hizmetten yurt dışında yararlanılmış olması gerekir. Diğer bir anlatımla, yurt dışı mukimi kişi ve/veya kurum için verilen hizmetin, bu kişilerin ve/veya kurumların Türkiye’deki faaliyetleri ile ilgisinin olmaması gerekmektedir.

5. İlgili bakanlığın izin ve denetimine tabi olarak Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilere verilen eğitim ve sağlık hizmetleri fiziki olarak Türkiye’de verilmekle birlikte yararlanıcısının Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişiler olması gerekmektedir.

13.         Eskişehir 2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti                         Hakkında Kanuna Göre Kurulan Ajansa Yapılan                         Her Türlü Nakdî Ve Aynî Bağış Ve Yardımlar İle                         Sponsorluk Harcamaları

Eskişehir 2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti Hakkında Kanuna göre kurulan Ajansa yapılan her türlü nakdî ve aynî bağış ve yardımlar ile sponsorluk harcamalarının tamamı; gelir vergisi beyannamesinde bildirilecek gelirlerden, kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla kurum kazancından indirilir.

_________________________________________

(1) Trabzon Vergi Dairesi Başkanlığının 31/05/2012 tarih ve B.07.1.GİB.4.61.15.01-120[606-69-2012]-77 sayılı özelgesi.

(2) Ankara Vergi Dairesi Başkanlığının 02/07/2010 tarih ve B.07.1.GİB.4.06.16.01-2010-GVK-89-3/-465 sayılı özelgesi.

(3)26/12/2011 tarih ve 28154 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

(4) Gelir İdaresi Başkanlığının 30/06/2008 tarihli ve 65943 sayılı yazısı.

(5) 31/12/2012 tarihli ve 28514 (4. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Altan YILMAZ

Devlet Gelir Uzmanı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir