Archive for 05 Aralık 2012

KDV Tevkifat Kapsamında Olan İşlemlerde Düzeltme İşlemlerine İlişkin Usul ve Esaslar

KDV TEVKİFAT KAPSAMINDA OLAN

İŞLEMLERDE DÜZELTME İŞLEMLERİNE İLİŞKİN

YENİ USUL VE ESESLAR

1.GİRİŞ

Maliye Bakanlığı’nın web sitesinde uzun bir süre taslak halinde bekleyen 117 Seri Nolu KDV Genel Tebliği, 14.04.2012 tarih ve 28624 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 01.05.2012 tarihinden itibaren yürürlüğe konulmuş ve  bu düzenleme ile anılan Tebliğde belirtilen bir kısım genel tebliğler yürürlükten kaldırılmıştır.

117 Seri nolu Genel Tebliğ ile yürürlükten kaldırılan Tebliğler ve Tebliğ bölümleri dışındaki KDV Genel Tebliğlerinde ve diğer ilgili mevzuatta, tevkifat uygulaması kapsamındaki işlemlere yapılan atıflar bu Tebliğin ilgili bölümündeki açıklamalara yapılmış sayılacağı, 117 Seri Nolu Tebliğin yürürlüğünden önce başlayan ve halen devam eden işler kapsamında, yürürlük tarihinden itibaren yapılacak işlemler bakımından da bu Tebliğde yer alan düzenlemeler geçerli olacağı, bu Tebliğde yer verilmeyen ancak daha önce kısmi tevkifat uygulaması kapsamında olan işlemlerden kaynaklanan iade taleplerinin, söz konusu işlemlerle ilgili olarak daha önce yapılan düzenlemelere göre sonuçlandırılmasına devam edileceği, 117 Seri Nolu Tebliğin (5.) bölümü, Tebliğin yürürlüğünden itibaren yapılacak iade talepleri için geçerli olacağı. Tebliğin yürürlüğünden önceki iade taleplerinin, ilgili dönemde geçerli düzenlemelere göre sonuçlandırılmasına devam edileceği belirtilmiştir.

25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun1 9 uncu maddesinin birinci ve 29 uncu maddesinin dördüncü fıkraları ile 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun2 120 nci maddesinin Maliye Bakanlığına verdiği yetkiler çerçevesinde, KDV tevkifat uygulamasına ve bu uygulamadan doğan iade taleplerinin yerine getirilmesine ilişkin 117 Seri Nolu KDV Genel Tebliği ile mal iadeleri, matrahta değişiklik, fazla ve yersiz tevkif edilen vergilerin iadesinde düzeltmeye ilişkin usul ve esaslar yazımızın konusunu oluşturmakta olup aşağıda açıklanmıştır.

2.  KDV TEVKİFAT UYGULAMASINA İLİŞKİN   GENEL ESASLAR

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Maliye Bakanlığı vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutma yetkisine sahiptir.

Anlaşıldığı üzere vergi alacağını güvence altına almak amacıyla düzenlenen bu madde sadece ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayanlar için öngörülmüş değildir. Maliye Bakanlığı, bunların dışında gerekli gördüğü diğer hallerde de verginin ödenmesinden işleme taraf olanları sorumlu tutmak mümkün olmaktadır.

Maddede belirtilen işlemlere taraf olanlar kendine mal teslim edilen veya hizmet ifa edilen kişi ve kurumlardır. Bunlar verginin tam olarak kesilip ödenmesinden ve bununla ilgili diğer ödevleri yerine getirmekten mükellef gibi sorumlu tutulmaktadır

KDV tevkifatı ihtiyari bir uygulama olmayıp, Maliye Bakanlığı’nca tevkifat uygulaması kapsamına alınan işlemlerde alıcılar tarafından tevkifat yapılması zorunludur. Diğer taraftan, Maliye Bakanlığınca tevkifat kapsamına alınmamış işlemlerde alıcılar tarafından tevkifat yapılması mümkün olmamaktadır.

2.1. KDV  Tevkifatının Niteliği

KDV tevkifatı uygulaması, teslim veya hizmet bedeli üzerinden hesaplanan verginin, teslim veya hizmeti yapanlar tarafından değil bu işlemlere muhatap olanlar tarafından kısmen veya tamamen vergi sorumlusu sıfatıyla beyan edilip ödenmesidir.

“Tam tevkifat” işlem bedeli üzerinden hesaplanan verginin tamamının işleme muhatap olan alıcılar tarafından beyan edilip ödenmesi; “kısmi tevkifat” ise hesaplanan verginin Maliye Bakanlığınca belirlenen kısmının, işleme muhatap olan alıcılar tarafından, diğer kısmının ise işlemi (teslim veya hizmeti) yapan tarafından beyan edilip ödenmesidir.

2.2. Beyan

2.2.1.Tevkifat, genel bütçeli idareler hariç, tevkifata tabi işlemin yapıldığı dönemde vergi sorumlularına ait 2 No.lu KDV beyannamesi ile beyan edilecektir.

Tevkifat kapsamındaki işlemlerde vergiyi doğuran olay bakımından özellikli bir durum söz konusu olmayıp, bu işlemlere ilişkin KDV’nin beyan dönemi KDV Kanununun 10 uncu maddesine göre tespit edilecektir.

Bu kapsamda, işleme ait fatura veya benzeri belge izleyen ay içinde düzenlense dahi sorumlu sıfatıyla beyan, işlemin vuku bulduğu dönemin beyan süresi içinde yapılması gerekmektedir. Kısmi tevkifat uygulamasında satıcının mükellef sıfatıyla 1 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edeceği kısım da aynı dönemde beyan edilecektir.

Hizmet işlemlerinde, hizmetin ayın sonunda tamamlanması halinde de fatura izleyen ayda düzenlense dahi bu şekilde işlem yapılacaktır. İşlem bedelinin ödenmemesi, işleme ait faturanın süresinde düzenlenmemesi, alıcıya geç gelmesi veya hiç gelmemesi tevkifatın yapılıp yukarıda belirtilen süre içinde sorumlu tarafından beyan edilmesine engel olmamaktadır.

2.2.2. Genel bütçeli idareler dışındaki vergi sorumluları tevkif ettikleri vergiyi, vergi sorumlularına ait 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edeceklerdir. Bunların başka faaliyetleri nedeniyle KDV mükellefiyetlerinin bulunmaması ve dolayısıyla 1 No.lu KDV Beyannamesi vermemeleri bu uygulamaya engel değildir.

2 No.lu KDV Beyannamesi sadece tevkifata tabi işlemlerin olduğu dönemlerde verilecektir. Gerçek usulde KDV mükellefleri (KDV1 vergi türünden mükellef sicilinde kayıtlı olanlar) tevkifata tabi tutulan KDV’nin beyanında 1015B beyanname kodlu KDV2 beyannamesini, gerçek usulde KDV mükellefiyeti bulunmayanlar ise söz konusu verginin beyanında 9015 beyanname kodlu KDV2 beyannamesini kullanacaklardır.

2.2.3. Genel bütçeli idareler, tevkif ettikleri KDV için sorumlu sıfatıyla beyanname vermeyecekler, tevkif edilen KDV doğrudan bunların muhasebe birimlerince gelir kaydedilecektir.

Genel bütçeli idareler dışındaki kamu kurum ve kuruluşlarının yaptıkları KDV tevkifatının beyanında (2.2.2) bölümündeki açıklamalar geçerli olacaktır.

Ayrıca, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve kuruluşların tevkifat uygulaması kapsamındaki alımlarına ait bedellerin, genel bütçe ödenekleri dışındaki bir kaynaktan karşılanması halinde tevkif edilen KDV, söz konusu idare, kurum ve kuruluşlar tarafından 117 Seri Nolu Tebliğin (1.2.2) bölümündeki açıklamalara göre 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilecek ve ödenecektir.

2.2.4. Tevkifat, 117 Seri Nolu Tebliğ kapsamında olan mal ve hizmetleri satın alan ve adına fatura ve benzeri belge düzenlenen sorumlu tarafından yapılarak, yukarıda yapılan belirlemeler çerçevesinde 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilip ödenecek veya doğrudan muhasebe birimlerince ilgili Bütçe hesabına gelir kaydı yapılacaktır.

2.2.5. KDV mükellefiyeti bulunmayan BSMV mükelleflerinin 2 No.lu KDV Beyannamesini kurumlar vergisi yönünden bağlı oldukları vergi dairesine vermeleri gerekmektedir.

Ancak, bankaların tevkif ettikleri vergiyi ödemeyi yapan şubeler itibariyle şubelerin bağlı bulundukları vergi dairesine beyan edip ödemeleri de mümkün bulunmaktadır.

Bu tercihi yapan bankaların, durumu bir dilekçe ile önceden genel müdürlüğün bağlı olduğu vergi dairesine yazılı şekilde bildirmeleri gerekmektedir. Bu bildirime ait yazının bir örneği genel müdürlük tarafından şubelere gönderilecek, şubeler tarafından da kendi bağlı oldukları vergi dairelerine ibraz edilmek suretiyle sorumlu sıfatıyla beyanın şubeler tarafından yapılmasına başlanılacaktır.

2.3. İndirim

2 No.lu KDV Beyannamesinde herhangi bir surette indirim yapılması mümkün olmadığından tevkif edilen KDV’nin tamamının beyan edilerek vergi dairesine ödenmesi gerekmektedir.

Öte yandan, tevkifat uygulayan alıcının KDV mükellefiyetinin bulunması ve tevkifat uyguladığı teslim veya hizmeti indirim hakkı tanınan işlemlerde kullanacak olması halinde, sorumlu sıfatıyla beyan edilen tutar, beyanın yapıldığı ay içinde verilmesi gereken 1 No.lu KDV beyannamesinde indirim konusu yapılabilecektir. Bu indirimin dayanağı 2 No.lu KDV beyannamesi olacaktır.

Kısmi tevkifata tabi işlemlerde, işlem bedeli üzerinden hesaplanan KDV’nin;

– Satıcı tarafından beyan edilecek kısmı, takvim yılı aşılmamak şartıyla işleme ait fatura veya benzeri belgenin defterlere kaydedildiği döneme ilişkin olarak verilmesi gereken,

– Sorumlu sıfatıyla beyan edilen kısmı ise 2 No.lu KDV Beyannamesinin verildiği ay içinde verilmesi gereken,

1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapılacaktır.

3. DÜZELTME İŞLEMLERİ

Tevkifat kapsamına alınan işlemlerde ortaya çıkan mal iadeleri ve matrah değişiklikleri ile ilgili olarak aşağıdaki şekilde işlem yapılması gerekmektedir.

3.1.Mal İadeleri

3.1.1. Mal iadelerinde düzeltme, işlem bedeli üzerinden hesaplanan verginin tevkifata tabi tutulmayan kısmı üzerinden gerçekleştirilecektir.

Örnek:

Pamuk toptancısı (A), 14/4/2012 tarihinde tekstil firması (B)’ye 50.000TL karşılığında pamuk teslim etmiş, hesaplanan (50.000 x 0,08 =)4.000TL ve KDV’nin (4.000 x 0,10 =)400 TL’lik kısmı (A)’ya ödenmiş ve onun tarafından beyan edilmiş, (4.000 x 0,90 =) 3.600 ¨’lik kısmı ise (B) tarafından tevkifata tabi tutulmuş ve Nisan/2012 dönemi beyannamesi ile sorumlu sıfatıyla beyan edilmiştir.

İşleme ilişkin fatura (B) tarafından 21/4/2012 tarihinde yasal kayıtlara alınmıştır. (B), (A)’ya ödediği 400TL ile sorumlu sıfatıyla beyan ettiği 3.600 TL’yi Nisan/2012 dönemine ait 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapmıştır.

Söz konusu pamuğun 1/5’i 10/6/2012 tarihinde (A)’ya iade edilmiştir.

Bu durumda (B), (A)’dan 10.080 TL geri alacak, mal iadesinin gerçekleştiği dönemde, 80 TL’yi 1 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edecektir.

(A) ise, aynı dönemde 80 TL’yi, l No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapacaktır.

Bu işlemler nedeniyle defter kayıtlarında KDV’nin sadece tevkifata tabi tutulmayan 80 TL’lik kısmı için düzeltme işlemi yapılacak, tevkifata tabi tutularak sorumlu sıfatıyla beyan edilmiş ve indirim konusu yapılmış olan tutar için düzeltme işlemi yapılmayacaktır.

3.1.2.Tevkifat uygulaması kapsamında bulunan hizmetlerde düzeltme, ifa edilen hizmetin iadesi söz konusu olmayacağından, faturanın hizmetin ifasından önce düzenlendiği durumlarda hizmetten tamamen vazgeçilmesi ya da hizmetin sözleşme şartlarına uygun olarak gerçekleştirilmemesi nedeniyle işlemin matrahında bir değişiklik meydana gelmesi halinde yapılabilecektir.

3.2. Matrahta Değişiklik

3.2.1. Fiyat farkı, kur farkı ve benzeri nedenlerle tevkifata tabi işlemin bedelinde sonradan bir artış ortaya çıkması halinde, bu artış ile ilgili olarak fatura düzenlenerek KDV hesaplanacak ve hesaplanan KDV üzerinden (tevkifat alt sınırı dikkate alınmaksızın) tevkifat uygulanacaktır. Bu şekilde işlem yapılabilmesi için fiyat farkı, kur farkı ve benzerinin ait olduğu asıl işleme ait KDV dahil bedelin tevkifat alt sınırını geçmiş ve tevkifata tabi tutulmuş olması gerekmektedir.

Alıcı lehine, ödemenin yapıldığı tarihte kur farkı oluşması halinde ise kur farkı tutarı üzerinden alıcı tarafından satıcıya bir fatura düzenlenerek, teslim ve hizmetin yapıldığı tarihteki oran üzerinden KDV hesaplanması gerekmektedir. Böylece, matrahta oluşan azalma tutarı, tevkifata tabi tutulmayan KDV tutarı ile birlikte, satıcı tarafından alıcıya iade edilecektir. Ayrıca, söz konusu KDV tutarı alıcı tarafından 1 No.lu KDV beyannamesi ile beyan edilecektir.

3.2.2. Malların kısmen iade edilmesi, hizmetin bir kısmının tamamlanmaması, malların ve hizmetin sözleşmede belirtilen evsafa uymaması ve benzeri nedenlerle tevkifata tabi işlem bedelinde sonradan bir azalma meydana gelmişse, azalma miktarı ile ilgili olarak mal iadelerine ilişkin açıklamaların yer aldığı (4.1.) bölümü çerçevesinde işlem yapılacaktır.

Örnek:

Konfeksiyon toptancısı (A)’dan 100.000 TL’ ye 1.000 parçalık fason iş siparişi alan imalatçı (B) tarafından, 2012/Nisan döneminde bu işle ilgili olarak fatura düzenlemiş, faturada gösterilen (100.000 x 0,08 = ) 8.000 ¨ KDV’nin (8.000 x 0,10 = ) 800 TL’si (B)’ye ödenmiş, (8.000 x 0,90 = ) 7.200 ¨’lik kısmı ise (A) tarafından tevkifata tabi tutularak sorumlu sıfatıyla beyan edilmiştir.

(B), bu siparişin 200 adetlik kısmını zamanında teslim edemediğinden bedelde 20.000 ¨’lik bir azalma meydana gelmiştir.

2012/Mayıs döneminde ortaya çıkan bu değişiklik nedeniyle tarafların karşılıklı düzeltme yapması gerekmektedir.

Buna göre (B), (A)’ya 20.000 TL ile birlikte bu tutara ait (20.000 x 0,08 = ) 1.600 ¨ KDV’nin tevkifata tabi tutulmayan (1.600 x 0,10 = ) 160 ¨’sini (toplam 20.160 TL) iade edecek, 2012/Nisan döneminde beyan ettiği 160 TL’yi 2012/Mayıs dönemine ait 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapacaktır.

(A) ise 2012/Nisan döneminde indirim konusu yaptığı 160 TL’yi, 2012/Mayıs döneminde 1 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edecektir.

(A)’nın bu fason sipariş nedeniyle tevkifata tabi tutarak beyan ettiği verginin, 20.000 TL’ ye isabet eden kısmı olan (1.600 x 0,90 = ) 1.440 ¨ aynı zamanda indirim konusu yapılmış olduğundan, bir düzeltme işlemine konu olmayacaktır.

3.3.Fazla veya Yersiz Tevkif Edilen Vergileri İadesi

3.3.1. Fazla veya yersiz tevkif edilerek ödenen vergi bulunması halinde, gerek alıcı gerekse satıcının beyanlarının düzeltilmesi suretiyle işlemin tevkifat uygulanmadan önceki hale döndürülmesi gerekir.

Fazla veya yersiz tevkif edilen vergi öncelikle tevkifatı yapan alıcı tarafından satıcıya iade edilecektir. Alıcının, fazla veya yersiz tevkif ettiği KDV tutarını satıcıya ödediğini gösterir belge ve satıcının düzeltmeyi yaptığını gösterir vergi dairesi yazısı ile birlikte başvurması halinde, fazla veya yersiz tevkif edilen vergi, bu vergiyi vergi dairesine beyan ederek ödeyen alıcıya iade edilecektir.

Tevkifata tabi olmadığı halde tevkifat uygulanan ve satıcı tarafından verginin tamamının beyan edildiği durumlarda, satıcının düzeltmeyi yaptığını gösterir vergi dairesi yazısının ibrazı aranmayacaktır.

 

Tevkifata tabi olan ve tevkifata tabi tutulan, ancak satıcı tarafından verginin tamamının beyan edildiği durumlarda, satıcının düzeltmeyi yapmasından sonra, varsa önceki beyanı üzerine ödenen KDV’nin, söz konusu işlemle sınırlı kısmı satıcıya iade edilecektir. Dolayısıyla bu durumda alıcıya iade söz konusu olmayacaktır.

3.3.2. Yapılacak iadelerde teminat, YMM KDV İadesi Tasdik Raporu ve Vergi İnceleme Raporu aranmayacaktır.

3.3.3. Tevkifata tabi tutulan KDV’nin alıcı tarafından beyan edilmiş ancak ödenmemiş olması halinde, sorumlu sıfatıyla beyan edilen bu vergi tahakkuktan terkin edilecektir.

3.3.4. Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin muhasebe birimleri tarafından yapılan fazla veya yersiz tevkifatlar, satıcının beyanlarını düzelttiğini gösterir vergi dairesi yazısını ibraz etmesi üzerine ödemeyi yapan muhasebe birimlerince düzeltilecek ve gereken durumlarda iade edilecektir.

4. SONUÇ

25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun(1) 9 uncu maddesinin birinci ve 29 uncu maddesinin dördüncü fıkraları ile 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun(2) 120 nci maddesinin Maliye Bakanlığına verdiği yetkiler çerçevesinde, KDV tevkifat uygulamasına ve bu uygulamadan doğan iade taleplerinin yerine getirilmesine ilişkin 117 Seri Nolu KDV Genel Tebliği ile mal iadeleri, matrahta değişiklik, fazla ve yersiz tevkif edilen vergilerin iadesinde düzeltmeye ilişkin usul ve esasları yeniden belirlenerek 01.05.2012 tarihinden itibaren uygulamaya yön verilmiştir.

Mustafa İNANÇ

Vergi Müfettişi

KAYNAKLAR

-TC.Yasalar
(02.11.1984)  Katma Değer Vergisi Kanunu,Ankara,Resmi Gazete (Sayı 11563)

-Maliye Bakanlığı (14.04.2012)117 Seri Nolu KDV Genel Tebliği,Ankara, Resmi Gazete (Sayı 28624)

______________________________

(1 )                  2/11/1984 tarih ve 18563 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

(2 )                  10/1/1961 tarih ve 10703 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

Deniz Taşıma Araçlarına İlişkin KDV istisnası

DENİZ TAŞIMA ARAÇLARINA İLİŞKİN KDV

İSTİSNASININ KAPSAMI 6111 SAYILI

KANUNLA GENİŞLETİLMİŞTİR

1-           İSTİSNANIN GENİŞLEYEN KAPSAMI VE UYGULAMA

Günümüzde ülkeler, gelişmesini istedikleri sektörlere bir teşvik unsuru olarak vergi istisnası tanıyabilmektedirler. KDV Kanununun 13’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan istisna da işte bu amaçla düzenlenmiş bulunmaktadır.

Anılan bentte yer alan istisna ile ülkemizin deniz ve hava ticaret filosu ile demiryolu ulaşım sisteminin geliştirilmesinin teşvikine ve dış rekabete tahammül edebilecek duruma getirilmesine katkıda bulunulmaya çalışılmıştır. İstisnanın kapsamı bu amaca en iyi hizmet edebilmesi için üç kez değiştirilmiştir.

Ancak istisnanın kapsamının bu haliyle yeterli olmadığının anlaşılması üzerine son olarak 6111 sayılı Kanunla birlikte deniz taşıma araçları ile yüzer tesis ve araçlara ilişkin bazı işlemler yönünden bir kez daha değiştirilmiş ve genişletilmiştir.

Kanununun 13’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan değişikliğin kapsamına; deniz taşıma araçları, yüzer tesisler ve yüzer araçlar girmekte olup, 6111 sayılı Kanun öncesinde söz konusu istisnanın kapsamına giren işlemler aşağıdakilerle sınırlıydı:

Faaliyetleri kısmen veya tamamen sözü edilen araçların kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olan mükelleflere;

-Bu amaçla yapılan deniz taşıma araçlarının, yüzer tesis ve araçlarının teslimleri,

-Bu araçlarla ilgili olarak verilen tadil, bakım ve onarım hizmetleri,

-Bu araçların imal ve inşası ile ilgili teslim ve hizmetler.

6111 sayılı Kanunla istisnanın kapsamı genişletilmiş ve 25.02.2011 tarihinden geçerli olmak üzere, faaliyetleri deniz taşıma araçları ile yüzer tesis ve araçların imal ve inşası olanlara bu araçların imal ve inşası ile ilgili olarak yapılacak teslim ve hizmetler de istisna kapsamına alınmıştır.

Konuya ilişkin açıklamaların yer aldığı 116 seri no’lu KDV Genel Tebliğinde; 6111 sayılı Kanun ile KDV Kanununun 13’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine ilave edilen hükümlerden, bir başka ifade ile 6111 sayılı Kanun ile düzenlenen istisnadan, münhasıran faaliyetleri deniz taşıma araçları ile yüzer tesis ve araçların imal ve inşası olanların yararlanabileceği, istisnadan yararlanmak için imal ve inşa faaliyeti yapanların ayrıca bu araçların kiralanması veya işletilmesi faaliyetinde bulunmaları şartı aranmayacağı, bunların KDV mükellefi olması zorunluluğunun da bulunmadığı yönünde açıklamalara yer verilmiştir.

Söz konusu istisna, deniz taşıma araçları ile yüzer tesis ve araçların imal ve inşası ile ilgili mal ve hizmet alımında uygulanacaktır. İstisnadan yararlananların bu araçların tadil, bakım ve onarımı ile ilgili mal ve hizmet alımlarında bu kapsamda istisna uygulanması mümkün değildir.

6111 sayılı Kanun öncesinde faaliyetleri deniz taşıma araçları ile yüzer tesis ve araçların imal ve inşası olanlara bu araçların imal ve inşası ile ilgili yapılan teslim ve hizmetleri istisnaya konu edebilmek için söz konusu araçların esas itibariyle faaliyetleri kısmen veya tamamen deniz taşıma araçlarının, yüzer tesis ve araçların kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olan mükelleflere bu amaçla teslim edilmek üzere imal ve inşa ediliyor olması gerekmekteydi. Anılan kanunla birlikte, her durumda, faaliyetleri deniz taşıma araçları ile yüzer tesis ve araçların imal ve inşası olanlara bu araçların imal ve inşası ile ilgili yapılacak teslim ve hizmetler katma değer vergisinden istisna edilmiştir.

Öte yandan 48 seri no’lu KDV Genel Tebliğinin “Örnekler” bölümünün dördüncü paragrafında yer alan açıklama aşağıdaki gibidir:

“Satmak üzere bir yat inşa eden tersane işletmesinin bu imal ve inşa ile ilgili mal ve hizmet alımları katma değer vergisinden müstesnadır. Bu yat inşa edildikten sonra, özel kullanıma konu edilmek üzere bir şahsa satılırsa, bu teslimde istisna uygulanmayacaktır. Bu teslimin vergiye tabi olması, imal ve inşa ile ilgili mal ve hizmet alımlarının da vergiye tabi olmasını gerektirmeyecektir.”

Verilen örneğe göre, inşa edilen yatın kime satılacağının, alıcının bunu hangi amaçla kullanacağının ve alıcının faaliyet konusunun söz konusu yatın imal ve inşasıyla ilgili mal ve hizmet alımlarının KDV’den istisna edilmesine etkisi bulunmamaktadır. Yatı inşa edenin ana faaliyet konusunun deniz taşıma aracı imal ve inşası olması ve söz konusu aracı satmak üzere inşa ediliyor olması, istisna uygulamasında yeterli kabul edilmiştir.

Anlaşılacağı üzere aslında 6111 sayılı Kanunla yapılan değişiklik öncesinde KDV Kanununda yer almamasına rağmen 48 seri no’lu KDV Genel Tebliğinde, başkaca bir şart aranmaksızın, “satmak üzere bir yat inşa eden tersane işletmesinin bu imal ve inşa ile ilgili mal ve hizmet alımları katma değer vergisinden müstesnadır.” yönünde bir açıklamaya yer verilmiş olması, kanunda yer almasa da vergi idaresinin bu işlemi istisna kapsamında değerlendirdiğini göstermektedir. Bununla beraber yasal dayanağı bulunmadığı anlaşılan bu açıklama 6111 sayılı Kanunla birlikte yasal zemine oturtulmuştur.

İstisna, deniz taşıma araçları ile yüzer tesis ve araçları imal ve inşa edenlerin bu işle ilgili mal ve hizmet alımlarında uygulanacaktır. İstisna kapsamında mal ve hizmet almak isteyenlerin, bu işlemlerin KDV’den istisna olduğuna ilişkin bir yazı almaları gerekmektedir. Bu yazı, KDV mükellefi olanlara bağlı oldukları vergi dairesi, KDV mükellefi olmayanlara ise iş yerinin bulunduğu yer vergi dairesi başkanlığı veya defterdarlık tarafından verilecektir. Deniz taşıma araçları ile yüzer tesis ve araçları imal ve inşa edenler bu işte kullanacakları mal ve hizmetleri bu yazıyı satıcılara veya gümrük idaresine ibraz etmek suretiyle istisna kapsamında temin edebilecektir.

İstisna kapsamında mal teslimi ve hizmet ifasında bulunan satıcılar bu işlemler nedeniyle yüklendikleri vergileri indirim yoluyla telafi edememeleri halinde iade olarak talep edebileceklerdir. İade talebi bir dilekçe ile yapılacak, dilekçeye;

-Deniz taşıma araçları ile yüzer tesis ve araçları imal ve inşa eden adına düzenlenen istisna belgesinin bir örneği,

-İstisna kapsamındaki satış faturalarının fotokopisi veya listesi,

-İstisnaya konu işlemlerin gerçekleştiği döneme ilişkin indirilecek KDV listesi,

-İstisna kapsamındaki teslim ve hizmetlerle ilgili olarak yüklenilen KDV listesi,

eklenecektir.

Deniz taşıma araçları ile yüzer tesis ve araçları imal ve inşa edenlere yönelik istisnadan yararlanılabilmesi için, istisna yazısının mal teslimi ve hizmet ifasını yapan satıcıya ibrazı gerekmektedir. Bu yazı olmadan istisna uygulanması halinde, ziyaa uğratılan vergi, ceza, zam ve faizlerden teslim veya hizmeti yapan mükellefler ile birlikte teslim veya hizmet yapılan alıcı da müteselsilen sorumlu olacaktır.

Kendisine, teslim veya hizmetin istisna kapsamına girdiğini gösteren belge ibraz edilen satıcı mükellefler, başka bir şart aramadan istisna kapsamında işlem yapacaktır. Daha sonra işlemin, istisna için ilgili düzenlemelerde belirtilen şartları baştan taşımadığı ya da şartların daha sonra ihlal edildiğinin tespiti halinde, ziyaa uğratılan vergi ile buna bağlı ceza, faiz ve zamlar, kendisine istisna kapsamında teslim veya hizmet yapılan alıcıdan aranacaktır.

3-SON SÖZ

6111 sayılı Kanunun 85’inci maddesiyle KDV Kanununun 13’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde değişiklik yapılarak, 25.02.2011 tarihinden itibaren faaliyetleri deniz taşıma araçları ile yüzer tesis ve araçların imal ve inşası olanlara bu araçların imal ve inşası ile ilgili yapılan teslim ve hizmetler katma değer vergisinden istisna edilmiştir.

Anılan kanunla yapılan düzenleme öncesinde istisnanın kapsamı, “Faaliyetleri kısmen veya tamamen deniz taşıma araçlarının, yüzer tesis ve araçların kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olan mükelleflere bu amaçla yapılan anılan türden araçların teslimleri, bu araçların imal ve inşası ile ilgili yapılan teslim ve hizmetler ile bunların tadili, onarım ve bakımı şeklinde ortaya çıkan hizmetler”le sınırlı iken söz konusu değişiklikle birlikte faaliyetleri deniz taşıma araçları ile yüzer tesis ve araçların imal ve inşası olanlara bu araçların imal ve inşası ile ilgili olarak yapılacak teslim ve hizmetler de istisna kapsamına alınmıştır.

Böylelikle deniz taşıma araçları ile yüzer tesis ve araçlara ilişkin KDV Kanununun 13’üncü maddesin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan istisnanın kapsamı, söz konusu istisnanın ihdas edilme amacına daha iyi hizmet edecek şekilde genişletilmiş bulunmaktadır.

Bülent SEZGİN

Vergi Müfettişi

TÜKETİCİ FİYATLARI İNDEKSİ

TÜKETİCİ FİYATLARI İNDEKSİ

ONİKİ AYLIK ORTALAMALARA GÖRE DEĞİŞİM (%)

AYLAR

YILLAR OCAK ŞUBAT MART NİSAN MAYIS HAZİRAN TEMMUZ AĞUSTOS EYLÜL EKİM KASIM ARALIK
1980 60.2 68.3 76.2 83.7 91.8 99.1 105.5 110.1 113.2 116.0 116.8 116.6
1981 115.5 106.2 97.0 87.3 77.4 68.8 61.5 55.6 50.2 44.6 39.9 35.9
1982 32.2 30.6 29.6 29.3 29.3 29.0 28.5 28.0 27.5 27.3 27.2 27.1
1983 27.1 26.6 26.1 25.2 24.5 24.4 24.4 24.5 24.9 25.6 26.6 28.0
1984 32.0 32.5 33.1 34.3 39.9 38.3 40.5 42.6 44.5 46.1 47.4 48.4
1985 49.7 51.4 53.1 53.5 53.1 51.2 49.5 47.8 46.7 46.0 45.4 45.0
1986 44.0 42.8 40.9 39.6 38.5 38.5 38.6 38.4 37.6 36.8 35.7 34.6
1987 33.7 33.2 33.3 33.6 34.3 34.5 34.5 34.9 35.5 35.7 36.7 38.9
1988 41.5 44.3 47.5 50.9 53.5 56.5 59.6 62.8 66.2 70.2 73.9 75.4
1989 76.3 76.7 75.8 74.4 73.4 72.8 72.6 72.3 71.9 71.2 70.1 69.6
1990 63.0 62.5 62.7 63.0 63.3 63.3 62.6 61.6 61.1 60.7 60.6 60.3
1991 60.5 60.9 60.9 60.9 60.9 61.2 62.2 63.5 64.1 64.6 65.0 66.0
1992 67.5 68.8 70.3 71.2 71.7 71.5 71.1 70.5 70.5 70.6 70.6 70.1
1993 68.4 66.7 65.0 63.8 63.6 63.8 64.6 65.2 65.3 65.3 65.5 66.1
1994 66.9 68.1 69.3 74.0 79.3 83.8 87.1 90.1 93.6 97.7 101.8 106.3
1995 111.1 115.5 119.4 117.0 112.5 108.9 106.3 104.4 102.5 100.2 97.2 93.6
1996 86.0 83.2 80.9 80.5 80.8 81.0 81.0 81.0 80.5 80.2 80.1 80.4
1997 80.0 79.9 79.6 79.3 78.9 78.5 79.1 79.8 80.9 82.3 83.9 85.7
1998 88.0 89.9 91.4 92.6 93.4 94.0 93.6 92.6 91.4 89.6 87.3 84.6
1999 81.5 78.5 75.8 73.5 71.3 69.5 68.2 67.1 66.1 65.3 64.8 64.9
2000 65.2 65.8 66.1 66.0 65.9 65.2 64.3 63.1 61.6 59.6 57.6 54.9
2001 52.0 48.9 46.5 45.6 45.3 45.5 45.9 46.5 47.8 49,8 51.9 54.9
2002 57.5 60.7 62.8 62.8 61.7 60.1 58.4 56.6 54.2 51.2 48.2 45.0
2003 41.3 37.9 35.5 33.8 32.7 31.7 30.7 29.5 28.4 27.4 26.3 25.3
2004 24.4 23.21 21.67 20.01 18.19 16.51 15.11 13.97 12.87 12.02 11.29 10.58
2005 8.5 8.44 8.40 8.42 8.53 8.69 8.68 8.64 8.63 8.47 8.31 8.18
2006 8,07 8,03 8,05 8,11 8,21 8,32 8,64 8,84 9,05 9,25 9,44 9,60
2007 9,76 9,92 10,15 10,3 10,24 10,11 9,70 9,46 9,17 8,98 8,86 8,76
2008 8,61 8,53 8,4 8,33 8,47 8,64 9,07 9,43 9,76 10,12 10.31 10.44
2009 10.54 10.41 10.29 9.98 9.49 9.08 8.52 7.99 7.52 6.95 6.53 6.25
2010 6.16 6.38 6.53 6.87 7.20 7.41 7.59 7.83 8.16 8.45 8.59 8.57
2011 8.28 7.76 7.29 6.79 6.64 6.47 6.37 6.24 6.00 5.93 6.13 6.47
2012 6.95 7.48 8.02 8.59 8.68 8.89 9.11 9.29 9.53 9.53 9.26

(*) 1980-1981 YILLARI ARASINDAKİ VERİLER 1963=100 HAZİNE VE DIŞ TİCARET MÜSTEŞARLIĞI İNDEKSİNE AİTTİR. (**) 1982-1989 YILLARI ARASINDAKİ VERİLER 1978-79=100 DEVLET İSTATİSTİK ENSTİTÜSÜ İNDEKSİNE AİTTİR.                      (***) 1990 YILI VERİLERİ 1981=100 (YENİLENMİŞ ANA SEKTÖR AĞIRLIKLARI) DEVLET İSTATİSTİK  ENSTİTÜSÜ İNDEKSİNE AİTTİR.                                                    (****) 1991-1995 YILLARI ARASINDAKİ VERİLER 1987=100 DEVLET İSTATİSTİK ENSTİTÜSÜ İNDEKSİNE AİTTİR. (*****) 1996 YILINDAN SONRAKİ VERİLER 1994=100 DEVLET İSTATİSTİK ENSTİTÜSÜ İNDEKSİNE AİTTİR.

Aralık 2012 Vergi Takvimi

SON ÖDEME GÜNÜ

ARALIK 2012  BEYAN VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ

07 Aralık

1-        Kasım Dönemi Çeklere Ait Değerli Kağıtlar Vergisi Bildirimi ve Ödenmesi

10 Aralık

1-        16-30 Kasım Dönemi I Sayılı Listedeki Ürünlere Ait Özel Tüketim  Vergisinin Beyanı ve Ödenmesi

17 Aralık

1-        Kasım Dönemi  II Sayılı Listedeki Tescile Tabi Olmayan Araçlar ile  III ve IV Sayılı Listedeki Ürünlere Ait ÖTV’nin Beyanı ve Ödenmesi

2-        Kasım Dönemine Ait Gider Vergilerinin (BSMV) Beyanı ve Ödenmesi

3-        Kasım  Dönemi Özel İletişim Vergisi Beyanı ve Ödenmesi

20 Aralık

1-         İlan ve Reklam Vergisinin Beyanı ve Ödenmesi

24 Aralık

1- Kasım Dönemine Ait Gelir  Vergisi Stopajının Beyanı

2- Kasım Dönemine Ait   Kurumlar Vergisi Stopajının  Beyanı

3-         Kasım Dönemine Ait Damga Vergisinin Beyanı

4-         Kasım Dönemine Ait Muhtasar Beyannamesinin Verilmesi

5-         Kasım Dönemi Aylık Prim ve Hizmet Belgelerinin Kuruma Verilmesi

6- Kasım  Dönemine Ait Katma Değer Vergisinin Beyanı

25 Aralık

1-         1-15 Aralık Dönemi I sayılı Listedeki Ürünlere Ait Özel Tüketim Vergisinin Beyanı ve Ödenmesi

26 Aralık

1-        Kasım Dönemine Ait Gelir ve Kurumlar Vergisi Stopajının Ödenmesi

2-        Kasım Dönemine Ait Katma Değer Vergisinin Ödenmesi

3-        Kasım Dönemine Ait Damga Vergisinin Ödenmesi

4-        Kasım Dönemine Ait Muhtasar Beyannamesinde Tahakkuk Edilen  Vergilerin Ödenmesi

31 Aralık

1-        Kasım Dönemine Ait  4/a-b Kapsamındaki  Primlerin Ödenmesi

2-        Zirai Gelir Vergisi Kasım ve Aralık Aylarında

3-        Kasım Ayına Ait Form (Ba) ve (Bs)’nin Verilmesi (VUK Teb. 396)

Not:  Yukarıda yazılı tarihler son beyan ve ödeme tarihini göstermektedir. Örneğin KDV beyannamesi 24 Aralık’a kadar verilebilir, ödemesi ise en geç 26 Aralık çalışma saati sonuna kadar yapılabilir.

DİKKAT: Bu Tablo, Beyan ve Yükümlülükler Listesinin tamamını içermemektedir.