escort malatya escort, konya escort Şubat, 2012 | Siyami Özkan

Archive for 29 Şubat 2012

Yeni TTK ile zorunlu TMS TFRS uygulaması

YENİ TÜRK TİCARET KANUNU
İLE TMS-TFRS UYGULAMASI
ZORUNLU HALE GELDİ, 
PEKİ SORUNSUZ GEÇİŞ NASIL OLUR?

TBMM Genel Kurulu’nun uzun
süredir gündeminde bulunan Türk Ticaret Kanunu Tasarısı, Türk Borçlar Kanunu
Tasarısı, Türk Borçlar Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli hakkındaki kanun
tasarısı, Türk Ticaret Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli hakkındaki kanun
tasarısı nihayet 14. Ocak 2011’de yasalaşmıştır. Kanun 01.07.2012 tarihinde
yürürlüğe girecektir. Bu yasa ile AB ile uyum müktesebatı çerçevesinde, değişen
şartlara ve çağın gereklerine uygun bir Ticaret Kanunu ihtiyacı da önemli oranda
karşılanmıştır. Zira birçok gelişmiş ülke Ticaret Hukuku mevzuatını uluslararası
ticaretin ve küreselleşmenin getirdiği yeni şartlar paralelinde tadil
etmişlerdir.

Türk Ticaret Kanunu’nun genel
gerekçesinde bir ülkenin, sermaye ve kredi piyasalarının, uluslararası
piyasaların bir parçası olabilmesi; ülkenin yabancı sermayeyi çekebilmesi,
rekabet piyasasında güç olarak yer alabilmesi için, tam şeffaflığa dayalı,
Uluslararası Muhasebe Standartları’na göre çıkarılmış finansal tablolara
ihtiyacı olduğu belirtilmiştir. Kanunda da bu tür yeniliklere yönelik gerekli
değişiklikler yapılmıştır.

Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun
da öngördüğü üzere Türkiye’de bundan böyle muhasebe standartları ile ilgili her
türlü değişiklik TMSK (Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu) tarafından
gerçekleştirilecektir. Yine bu yasaya göre bu standartların işletmelerde defter
bazında uygulanması gerekecektir. Bu da her muhasebe kaydının TMS/TFRS’ye uygun
olarak yapılması demektir. Bu kanuna göre işletmeler muhasebe sistemlerini TMS/TFRS
standartlarına göre uyumlandırmak durumunda kalacaklardır. Bu durumda
işletmelerin muhasebe sistemlerinde köklü değişiklikler olacaktır.

Türkiye’de şu anda muhasebe
konusunda, şirketlerin takip etmek zorunda olduğu yasal çerçeve; Vergi Usül
Kanunu, Tek Düzen Hesap Planı’na dayalı Muhasebe Sistemi ve Türk Ticaret Kanunu
tarafından düzenleniyor.

Ancak yeni Türk Ticaret Kanunu yukarıda sayılan
tüm yasal çerçeveyi biraraya getirecek. Bu arada, yeni Türk Ticaret Kanunu,
Uluslararası Muhasebe Standartları ve Uluslararası Finansal Raporlama
Standartları’nı baz alacağından, köklü değişiklikleri de beraberinde gelecek.

Dolayısıyla muhasebe
departmanları, alışık oldukları muhasebe sistemlerinden uzaklaşarak,
bilmedikleri, tanımadıkları yeni bir muhasebe sistemi ile karşılaşacaklardır.

Türk Ticaret Kanunu’nun
65’inci maddesinde; muhasebe defterlerinin Türkiye Muhasebe Standartlarına uygun
olarak tutulmasını öngörmekte ve kanunun 88’inci maddesi 1’inci fıkrasında yer
alan cümle ile de konuya açıklık getirmektedir: “…gerçek ve tüzel kişiler gerek
ticarî defterlerini tutarken, gerek münferit ve konsolide finansal tablolarını
düzenlerken, Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu tarafından yayımlanan, Türkiye
Muhasebe Standartlarına, kavramsal çerçevede yer alan muhasebe ilkelerine ve
bunların ayrılmaz parçası olan yorumlara aynen uymak ve bunları uygulamak
zorundadırlar”

Halihazırda IMKB’ye raporlayan
bütün şirketler mali tablolarını Tebliğ no 29’a göre hazırlamakta, bu tebliğ de
tamamen TMS/TFRS’nin uygulanmasını öngörmektedir. TMS/TFRS kapsamı dışında
kalan, (kamuya hesap verme yükümlülüğü bulunmayan) işletmeler için Uluslararası
Muhasebe Standartları Kurulu “IASB” tarafından küçük ve orta büyüklükteki
işletmeler için Uluslararası Finansal Raporlama Standardı” (IFRS for SMEs)
yayımlanmıştır. Bu standart, tam set IFRS’lerin basitleştirilmiş bir şeklidir ve
tek bir standart içinde 35 bölümden oluşmaktadır. Fiilen mevzuatımıza TMS/TFRS
olarak girmiş bulunan IFRS’lerle aynı sistematiğe haiz olması, IFRS for SMEs’in
TMSK tarafından benimsenmesinde önemli rol oynamıştır. IFRS for SMEs bire bir
Türkçeye çevrilmiş olup, KOBİ TFRS adı altında yayımlanmış bulunmaktadır.

Konunun soru ve cevaplarla
daha da aydınlatabileceğini düşündük:

Ø
TMS-TFRS’ de en önemli değişiklikler
hangileridir?

Ø
Geçiş için 2012 yılı planlandığına göre şu anda
böyle bir proje için neden acele edilmeli?

ü
TMS-TFRS’nin ana niteliklerinden
karşılaştırılabilirlik prensibine göre; TMS-TFRS, mali tabloları sene ve dönem
bazında karşılaştırılmalı talep etmektedir. Bu da 2011 yılı verilerinin de
sistemde olmasını gerektirecektir.

ü
Basel II: Bankalar işletmelerin kredi taleplerini
incelerken artık mali tabloları TMS-TFRS bazında istemektedirler. Holding
şirketleri için, en azından geçerli bir şirketin TMS-TFRS geçişinin 2011 yılı
içinde yapılması gerekir ki; diğer şirketlerin uyumlandırılması da en geç 2012
yılı ilk çeyreğinde bitirilsin.

ü
Türkiye’de yeni sistemlere geçiş aşamalarında hep
kaos yaşanır. Bunun nedeni ise, henüz zaman varken planlı bir şekilde hareket
edemememizden, hep son günü beklememizden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle son günü
beklemeden karar vermek ve bununla ilgili projelere başlamak gerekir. Kaldı ki;
muhasebe sistemlerinin bu konu ile ilgili uyumlandırılması da zaman almaktadır.

Ø
TMS-TFRS uygulaması sonucunda hesaplanan ticari
kardan, vergi matrahına nasıl ulaşılacaktır?

Ø
SPK raporlaması ile TMS-TFRS arasında nasıl bir
bağlantı kurulmalıdır? SPK, TMS/TFRS hayata geçince ayrı bir rapor düzeneği
talep edecek midir?

ü
SPK’ya kota şirketler bilindiği gibi 01.01.2005
tarihinden itibaren SPK Seri XI, No: 25 sayılı sermaye piyasasında Muhasebe
Standartları Hakkındaki Tebliğ’ne uygun raporlama yapmaktaydılar. Söz konusu
tebliğ; ana hatları ile IAS ve IFRS’i baz olarak almakla birlikte; gerek
01.01.2005 tarih itibarı ile dondurulmuş olması, gerekse SPK tarafından
standartlarda yapılan değişiklikler nedeniyle TMS-TFRS uygulaması
sayılmamaktaydı. Ortadaki karışıklığı gidermek amacı ile SPK 2008 yılı başından
itibaren geçerli olmak üzere Seri XI, No:29 sayılı tebliğ’i yayınladı. Bu
tebliğ’e göre tüm halka açık şirketler TMS-TFRS’ yi uygulamak zorundalar.
Böylece SPK için hazırlanan mali tablolar TMS-TFRS ile tam uyumlu hale
getirildi.

ü
SPK mevcut durumda raporlama düzeyinde bir
çalışma istemektedir. Ancak TMS-TFRS’de istenen defter bazında
uygulamadır(bakınız yeni TTK Kanunu -Ticari Defterler kısmı).

 

 

Yeni Türk Ticaret Kanunu Erteleme

YENİ TÜRK TİCARET KANUNU’NUN ERTELENMESİNİN FAYDA VE ZARARLARI
Yeni Türk Ticaret Kanunu, özellikle iş dünyasının uzunca bir süredir beklediği bir yasa idi. Kanunun yasalaşma sürecini kısaca hatırlayacak olursak, Türk Ticaret Kanunu Tasarısı 2005 yılında Meclis’e sevk edilmiş ve yasalaştığı tarihe kadar yaklaşık 5 yıl boyunca TBMM’nin internet sitesinde kamuoyunun bilgisine sunulmuş idi. Tasarının görüşmelerine 27 Kasım 2008 tarihinde temel kanun olarak başlanıldı ve ilk 76 maddesi Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda kabul edildikten sonra, kalan maddelerin görüşmelerine iki yıl ara verildi. Tasarı yasalaşacak mı, yasalaşmayacak mı tartışmaları arasında da, iş dünyasının yoğun talebi ve Meclis’te grubu bulunan partilerin uzlaşısı ile Türkiye Büyük Millet Meclisi, kalan 1465 maddeyi, 13 Ocak 2011 tarihli birleşimde, bazı ufak değişikliklerle adeta jet hızında kabul etti. Altısı geçici madde olmak üzere 1.541 maddeden oluşan yeni TTK, 14 Şubat 2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı, yasanın yürürlük tarihi ise 1 Temmuz 2012 tarihi belirlendi.

Yeni TTK’nın Resmi Gazete’de yayımlandığı şubat ayından 2011 yılının sonuna kadar kanun ile ilgili herhangi bir görüş veya eleştiri gündeme gelmedi. Ama yasanın yürürlüğe girmesine sayılı ayların kaldığı 2012 yılı başından itibaren, özellikle yeni TTK’nın 562’nci maddesi ile getirilen bazı cezalar ön plana çıkarılarak kanun yazılı ve görsel medyada adeta bombardımana tutuldu ve bunlar gerekçe gösterilerek yasanın yürürlüğünün ertelenmesi dile getirildi. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ise konuya ilişkin olarak 16 Şubat 2012 tarihli basın açıklamasında, bu eleştirileri “maksadını aşan, haksız, kasıtlı veya bilgi eksikliğinden kaynaklı kamuoyunu yanıltıcı ve tedirgin edici nitelikte haber ve görüşler” olarak nitelendirdi ve “Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun birçok alanda getirdiği önemli ve köklü yenilikler ve iyileştirmeler yok sayılarak yapılan eleştiri, haber ve yorumların bir bölümünün ikincil mevzuatta yapılacak düzenlemelerle giderilebilecek nitelikte olduğunu, önemli bölümünün ise kanunun bilerek ya da bilmeyerek yanlış yorumlanması veya çarpıtılması daha da önemlisi Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğünün ertelenmesi amacıyla yürütülen kasıtlı bir lobi çalışması olarak değerlendirildiğini” açıkladı.

Bakanlığın basın açıklamasında yer verilen “Haksız ithamlar o kadar ileri gitmiştir ki; henüz Danıştay’a gönderilmeyen üç tüzük taslağının Danıştay 1’inci Dairesi’nce Bakanlığımıza iade edildiği bile dile getirilmiştir. Buna dayanarak Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlük tarihinin ertelenmesi dahi istenmiştir. Bunlar; gerçeği yansıtmayan ve tamamen hayal ürünü mesnetsiz iddialardır. Bakanlığımızca bugün itibariyle Danıştay’a sunulmuş bir tüzük taslağı kesinlikle söz konusu değildir.” ifadeleri ise kanuna yönelik eleştirilerde dozun ne derece kaçırıldığını ortaya koyması bakımından dikkate şayandı.

Biz, yazımızda yeni Türk Ticaret Kanunu’na yönelik eleştirilere değinmeyeceğiz. Zira bakanlık bu konuda gerekli açıklamayı zaten yaptı. Ancak, şunu belirtmeden de geçemeyeceğiz: Medyada yer alan eleştirilere baktığımızda, 1.541 maddeden ibaret olan bir kanunun birkaç maddesinin ön plana çıkarılarak kanunun tamamının iş dünyası aleyhine bir düzenleme gibi gösterildiğini görmekteyiz. Bu tarz bir yaklaşımın, en hafif tabiriyle, tasarının yasalaşması konusunda örnek bir uzlaşı sergileyen TBMM’nin manevi şahsiyetine ve yıllar süren bir çalışma ile TTK Tasarısı’nı hazırlayan Türk Ticaret Kanunu Bilim Komisyonu’nda görevli değerli akademisyenlerin emeklerine bir haksızlık manasına geldiği kanısındayız.

Acaba, gerçekten iddia edildiği gibi yeni TTK, işadamları ve sanayiciler için sadece ceza mı getirmektedir? Elbetteki hayır. En sık rastlanılan ticaret şirketi türleri açısından bakarsak, 6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu, anonim ve limitet şirketlere yönelik birçok köklü değişiklik ve yenilik öngörmüştür. Tek kişilik anonim şirket kuruluşuna ve tek kişilik yönetim kuruluna izin verilmesi, halka açık olmayan anonim şirketler için kayıtlı sermaye sisteminin, birikimli oyun ve kâr payı avansının öngörülmüş olması, genel kurul ve yönetim kurulu toplantılarının online olarak yapılabilmesi, şirketlerin büyüklüklerine göre sınıflandırılması, şirketler topluluğuna ilişkin düzenlemeler bu değişikliklerden sadece birkaçıdır. Yine, limited şirketler açısından tek ortaklı limited şirkete izin verilmesi, özden yönetim yerine seçilmiş yönetim ilkesinin benimsenmesi, elektronik ortamda genel kurul ve müdürler kurulu toplantısı yapılmasına imkan sağlanması, özel denetim isteme hakkının getirilmesi, ortaklıktan çıkmaya katılma hakkının öngörülmesi yeni TTK ile getirilen yeniliklerden sadece birkaçıdır. Birleşme, bölünme ve tür değiştirmenin yeni kurallara bağlanması, kolaylaştırılmış birleşme usulüne yer verilmesi de, iş dünyasına kolaylık sağlayacak düzenlemelerdir. Cezaların gölgesinde bırakılan ve gündeme hiç taşınmayan bu yeniliklere hangi işadamı ve sanayici itiraz edebilir?

Mevcut Türk Ticaret Kanunu 1957 yılından bu yana yarım asrı aşkın bir süredir uygulanmaktadır. Kabul edildiği dönem ile sonrasında Türkiye’nin gereksinimlerini büyük ölçüde karşılamış ve birçok içtihadın oluşmasına imkan sağlamış temel bir yasadır. Ancak, 1956 yılında kabul edilmiş olan 6762 sayılı TTK’nın günümüz ihtiyaçlarını karşılamadığı ve değiştirilmesi gerektiği hemen hemen herkes tarafından dile getirilen ve üzerinde uzlaşılan bir konu idi. Bu talepler ve ihtiyaçlar doğrultusunda da, yasa koyucu Türk Ticaret Kanunu’nu değiştirdi. Gelinen noktada, pişmiş aşa su katmanın kimseye bir faydası olmayacaktır. Yasaya ilişkin tartışmalar elbette olacaktır, bu gayet normaldir. Nitekim, yasa koyucu, yeni TTK tartışılsın ve varsa eksiklikler giderilsin düşüncesiyle yasanın yürürlük tarihini yayım tarihinden altı ay değil de on sekiz ay sonraya bırakmıştır. Gelelim cezalara: Hepimiz çok iyi biliyoruz ki, ceza öngörmeyen kanunî düzenlemeler uygulamada yeterince hatta hiç etkin olamıyor. Bu nedenle, cezasız bir Türk Ticaret Kanunu beklemek de doğru değildir. Yasa koyucunun, Türk Ticaret Kanunu’nda yer verilen suçların kapsamına veya cezaların ağırlığına ilişkin eleştiriler doğrultusunda değişikliğe gitmesi elbette mümkündür, ancak cezaların kaldırılması kanunun işlevsizleştirilmesi ve uygulayıcıların insafına bırakılması sonucunu doğurur.

Neticede, insan, bilmediğinin düşmanıdır. Biz, iş dünyasını yavaş yavaş etkisi altına almaya başladığını üzülerek gözlemlediğimiz yeni Türk Ticaret Kanunu hakkındaki olumsuz havanın, yeni TTK ile getirilen düzenlemelerin yeterince bilinmemesinden kaynaklandığını düşünmekteyiz. Ancak, yeni TTK’nın 1 Temmuz 2012 olan yürürlük tarihinin ertelenmeyeceği en yetkili ağızlar tarafından ifade edilmiştir. Bu nedenle, yasa ertelenir mi acaba diye bir beklentiye girmeden ve yasayı bir öcü gibi görmeden, yeni Türk Ticaret Kanunu ile getirilen yenilikler ve düzenlemeler konusunda güvenilir kaynaklar edinerek bilgi sahibi olmak ve yasaya uyum konusunda gerekli hazırlıklara bugünden başlamak en rasyonel davranış biçimi olacaktır. Özetle, yeni Türk Ticaret Kanunu, ticaretin aktörlerini cezalandırmak için değil, geleceğe taşımak için çıkarılmış bir yasadır.

Soner ALTAŞ / Bilim. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Başmüfettişi

Yeni Türk Ticaret Kanunu Kitabı indir

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ

öncülüğünde hazırlanın

YENİ TÜRK TİCARET KANUNU bu güzel çalışma için TOBB liğine Teşekkür ederiz.

Gerekçe, Karşılaştırmalı Maddeler, Komisyon Raporları,

Önergeler ve Karşılaştırmalı Tabloları ile

(TİCARİ İŞLETME,TİCARET ŞİRKETLERİ KIYMETLİ EVRAK HÜKÜMLERİ)

CİLT: I

(Madde 1 – 849)


İNDİR

 

Gerekçe, Karşılaştırmalı Maddeler, Komisyon Raporları,

Önergeler ve Karşılaştırmalı Tabloları ile

TÜRK TİCARET KANUNU

(TAŞIMA İŞLERİ, DENİZ TİCARETİ,

SİGORTA HUKUKU, SON HÜKÜMLER)

CİLT: II

(Madde 850 – 1535 ve Uygulama Kanunu)


İNDİR

 

EBSO'da Tekinalp'le yeni Türk Ticaret Kanunu gerginliği

Prof. Dr. Ünal Tekinalp Ege Bölgesi Sanayi Odası’nın meclis toplantısı konuk konuşmacı olarak katıldı.

Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun mimarı  olan Tekinalp, meclis üyelerinin merak ettiği sorulara cevap verirken, toplantı sırasında zaman zaman gergin anlar da yaşandı.Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO)’nın aylık meclis toplantısına bu ay konuk konuşmacı olarak yeni Türk Ticaret Kanunu’nun mimarı olarak bilinen Prof. Dr. Ünal Tekinap katılırken, EBSO üyeleri yeni Türk Ticaret Kanunu hakkında merak ettikleri soruları Ünal Tekinalp’e sorma imkanı buldular. Tekinalp’in konuşması sırasında zaman zaman gergin anlar da yaşanırken, Tekinalp yaklaşık üç buçuk saat kürsüde kalarak sanayicilerlerin merak ettiklerine cevap vermek için büyük çaba sarf etti. EBSO Meclis Başkanı Mehmet Tiryaki de zaman zaman artan tansiyonu düşürmek için büyük çaba harcadı. Ender Yorgancılar’la TOBB polemiği Ünal Tekinalp konuşması sırasında Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB)’ni yeni TTK’da maliyeti hafifletici çalışmalarda bulunmadığı nedeniyle eleştirdi. TOBB gibi odaların üniversite açmasının 5. dereceden iş olduğunu ifade eden Tekinalp, odaların teknik yardımlarla limited şirketleri yeni yasaya hazırlaması gerektiğini belirtti. TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu’nu da eleştiren Tekinalp, Rıfat Hisarcıklıoğlu’nun sadece şirketlerin istediği olsun mantığıyla hareket ettiğini söyledi. EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, bu söyleminden ötürü Ünal Tekinalp’e cevap vererek, “TOBB’la ilgili az önce dile getirdiğiniz neden üniversite yaptı, gelirlerin nerde harcandığı kanunda yazılı değil gibi görüşlerinize katılmıyorum. TOBB’un yaptığı çalışmaları yönetim kurulu üyesi olarak biliyorum. Unutmamak gerekir ki TOBB bugün 1 milyon 300 bin üyesi ile Türkiye’nin çatı iş örgütüdür. Böyle bir şeyde kaile almamak, önerilerini değrelendirmeden bu şekilde bakmanın doğru olmadığını düşünüyorum. Kanunu uygulayacak olan TOBB’un üyeleri. Uygulayacak kesime ‘ben yaptım oldu’ diyeceksiniz yok öyle bir şey. Buna kimsenin hakkı yok” dedi. ‘Bir daha gelmem’ Ünal Tekinalp’in konuşması sık sık meclis üyeleri tarafından kesilirken, Tekinalp, “Beni dinlemeye hazır değilseniz, ben gitmeye hazırım. Daha önce 197 kez bu kanunu anlattım, ilk kez böyle bir tepki ile karşılaşıyorum. Bana yapılan ithamların birçoğunun haksız olduğunu düşünüyorum. Ben zengin bir adam değilim, sıkıntıların muhatabı da ben değilim, bu kanunu çıkaracak olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir” şeklinde konuştu. Yeni TTK’da ikincil düzenlemelerin ardından yeniden EBSO’ya gelebileceğinin söylenmesi üzerine Tekinalp’in “bir daha gelmem” söylemi salonda gülüşmelere neden oldu. Ege Bölgesi’nde uygulanamaz EBSO Meclis üyelerinin merak ettiği sorulara cevap veren Tekinalp bir meclis üyesinin, prosedürü çok fazla olduğu için çekinceleri olduğunu belirtip “Ege Bölgesi’nin bu yasayı uygulayabileceğine inanıyor musunuz?” sorusuna, “Ben bu yasayı Ege Bölgesi’nin uygulayabileceğine inanmıyorum. Sadece Ege Bölgesi’nde değil, tüm Türkiye’de yasanın üzerinden 3 yıl geçmeden birşeylerin oturabileceğini düşünmüyorum” şeklinde cevap verdi. Hayal peşinde olmadıklarını dile getiren Tekinalp, yeni TTK ile birlikte Türkiye’nin ciddi bir zihniyet değişikliğine kavuşacağını söyledi.

EBSO’da Tekinalp’le yeni Türk Ticaret Kanunu gerginliği

Prof. Dr. Ünal Tekinalp Ege Bölgesi Sanayi Odası’nın meclis toplantısı konuk konuşmacı olarak katıldı.

Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun mimarı  olan Tekinalp, meclis üyelerinin merak ettiği sorulara cevap verirken, toplantı sırasında zaman zaman gergin anlar da yaşandı.Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO)’nın aylık meclis toplantısına bu ay konuk konuşmacı olarak yeni Türk Ticaret Kanunu’nun mimarı olarak bilinen Prof. Dr. Ünal Tekinap katılırken, EBSO üyeleri yeni Türk Ticaret Kanunu hakkında merak ettikleri soruları Ünal Tekinalp’e sorma imkanı buldular. Tekinalp’in konuşması sırasında zaman zaman gergin anlar da yaşanırken, Tekinalp yaklaşık üç buçuk saat kürsüde kalarak sanayicilerlerin merak ettiklerine cevap vermek için büyük çaba sarf etti. EBSO Meclis Başkanı Mehmet Tiryaki de zaman zaman artan tansiyonu düşürmek için büyük çaba harcadı. Ender Yorgancılar’la TOBB polemiği Ünal Tekinalp konuşması sırasında Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB)’ni yeni TTK’da maliyeti hafifletici çalışmalarda bulunmadığı nedeniyle eleştirdi. TOBB gibi odaların üniversite açmasının 5. dereceden iş olduğunu ifade eden Tekinalp, odaların teknik yardımlarla limited şirketleri yeni yasaya hazırlaması gerektiğini belirtti. TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu’nu da eleştiren Tekinalp, Rıfat Hisarcıklıoğlu’nun sadece şirketlerin istediği olsun mantığıyla hareket ettiğini söyledi. EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, bu söyleminden ötürü Ünal Tekinalp’e cevap vererek, “TOBB’la ilgili az önce dile getirdiğiniz neden üniversite yaptı, gelirlerin nerde harcandığı kanunda yazılı değil gibi görüşlerinize katılmıyorum. TOBB’un yaptığı çalışmaları yönetim kurulu üyesi olarak biliyorum. Unutmamak gerekir ki TOBB bugün 1 milyon 300 bin üyesi ile Türkiye’nin çatı iş örgütüdür. Böyle bir şeyde kaile almamak, önerilerini değrelendirmeden bu şekilde bakmanın doğru olmadığını düşünüyorum. Kanunu uygulayacak olan TOBB’un üyeleri. Uygulayacak kesime ‘ben yaptım oldu’ diyeceksiniz yok öyle bir şey. Buna kimsenin hakkı yok” dedi. ‘Bir daha gelmem’ Ünal Tekinalp’in konuşması sık sık meclis üyeleri tarafından kesilirken, Tekinalp, “Beni dinlemeye hazır değilseniz, ben gitmeye hazırım. Daha önce 197 kez bu kanunu anlattım, ilk kez böyle bir tepki ile karşılaşıyorum. Bana yapılan ithamların birçoğunun haksız olduğunu düşünüyorum. Ben zengin bir adam değilim, sıkıntıların muhatabı da ben değilim, bu kanunu çıkaracak olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir” şeklinde konuştu. Yeni TTK’da ikincil düzenlemelerin ardından yeniden EBSO’ya gelebileceğinin söylenmesi üzerine Tekinalp’in “bir daha gelmem” söylemi salonda gülüşmelere neden oldu. Ege Bölgesi’nde uygulanamaz EBSO Meclis üyelerinin merak ettiği sorulara cevap veren Tekinalp bir meclis üyesinin, prosedürü çok fazla olduğu için çekinceleri olduğunu belirtip “Ege Bölgesi’nin bu yasayı uygulayabileceğine inanıyor musunuz?” sorusuna, “Ben bu yasayı Ege Bölgesi’nin uygulayabileceğine inanmıyorum. Sadece Ege Bölgesi’nde değil, tüm Türkiye’de yasanın üzerinden 3 yıl geçmeden birşeylerin oturabileceğini düşünmüyorum” şeklinde cevap verdi. Hayal peşinde olmadıklarını dile getiren Tekinalp, yeni TTK ile birlikte Türkiye’nin ciddi bir zihniyet değişikliğine kavuşacağını söyledi.